Putin, Rusya'nın 2029, 2030 ve 2050'de kimseye saldırmayı planlamadığını söyledi
FT'nin 5 Ekim tarihli haberine göre Estonya, olası Rus saldırganlığı endişesiyle askerlerini Rusya sınırına daha yakın bölgelere kaydırıyor. Kremlin NATO'ya saldırı planı iddialarını reddederken Putin, Rusya'nın 2029, 2030 ve 2050'de kimseye saldırmayı planlamadığını söyledi.
Moskova’nın kesin bir dille reddettiği Rusya’nın bir NATO ülkesine girmesi senaryosu, son aylarda yeniden gündeme geldi. Avrupa ülkelerinden art arda uyarılar gelirken, Moskova ise kendisinin NATO’nun genişlemesinden mağdur olduğunu savunuyor.
ESTONYA ASKERLERİNİ SINIRA KAYDIRIYOR
İngiliz Financial Times gazetesinin 5 Ekim’de yayımladığı habere göre Estonya, Moskova’dan gelebilecek olası bir saldırıya ilişkin endişeler nedeniyle askerlerini Rusya sınırına daha yakın bölgelere kaydırıyor. Danimarka Savunma İstihbarat Servisi (DDIS) de 24 Eylül’de, Rusya’nın önümüzdeki aylarda komşu bir NATO ülkesine sınırlı sayıda asker konuşlandırabileceğine dair “düşük ancak artan bir risk” bulunduğu uyarısında bulundu.
Polonya ve Çekya da bir NATO üyesine yönelik Rus kara harekatı ya da hava saldırısı ihtimaline ilişkin kaygılarını dile getirdi. Moskova’daki yetkililer ise ittifakın, Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki toprağı Kaliningrad’ı ablukaya almayı planladığını öne sürüyor.
PUTİN: KİMSEYE SALDIRMAYI PLANLAMIYORUZ
Rusya’nın üst düzey yöneticileri, NATO’ya saldırma planları bulunduğu yönündeki iddiaları defalarca reddetti. Putin, 1 Ekim’de Moskova yakınlarında düzenlenen yıllık Valday dış politika forumunda yaptığı konuşmada, Rusya’nın “ne 2029'da, ne 2030'da ne de 2050'de kimseye saldırmayı planlamadığını” söyledi.
Putin, Avrupa’yı “kötüye giden ekonomik ve siyasi koşullar” gibi iç sorunlardan dikkati uzaklaştırmak için Rusya ile NATO arasında tırmanma korkusunu körüklemekle suçladı.
“TÜM SİLAHLARIN KULLANILMASI GÜNDEME GELECEKTİR”
Rus analist Fyodor Lukyanov’un, NATO’nun Baltık Denizi’ndeki tatbikatları ve Kaliningrad’a yönelik “tehditler” hakkındaki sorusunu yanıtlayan Putin, şu ifadeleri kullandı: “Rusya Federasyonu’na doğrudan bir NATO saldırısı olması halinde, Kaliningrad da dahil olmak üzere ülke topraklarını kastediyorum, Rusya’nın elindeki tüm silahları kullanması konusu kaçınılmaz olarak derhal gündeme gelecektir.”
Putin’in açıklamaları, Rusya’nın İrlanda Büyükelçiliği’nin açıklamasından birkaç gün sonra geldi. Büyükelçilik, NATO’nun Kaliningrad’a yönelik bir “hava ve deniz ablukası” planladığını iddia etmiş, gerekirse bölgeyi nükleer silahlarla savunmaya hazır olduklarını bildirmişti.
KREMLİN: KORKU SENARYOSU
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’nın bir NATO ülkesine girebileceğine ilişkin haberleri “korku senaryosu” olarak nitelendirdi. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Moskova’nın “Avrupa’ya saldırma niyeti olmadığını defalarca dile getirdiğini” kaydetti.
BALTIK’TA ART ARDA TATBİKAT
Rus yetkililer, NATO’ya yönelik askeri duruşlarında herhangi bir değişiklik açıklamadı. Ancak Rusya’nın Baltık Filosu, son aylarda birçok tatbikat gerçekleştirdi. Filo, ağustos başında kıyı füze birliklerinin de katıldığı tatbikatlar düzenlerken, sabotajla mücadele ekipleri bir deniz üssünü varsayımsal bir düşman saldırısına karşı savunma senaryosu üzerinde çalıştı.
Rusya’nın en büyük gemi inşa şirketi Birleşik Gemi İnşa Kurumu da 3 Ekim’de Velikiye Luki denizaltısının torpido atış tatbikatı yaptığını açıkladı. Rusya’nın müttefiki Belarus ise 15-18 Eylül tarihlerinde Litvanya ve Polonya sınırları yakınında 4 günlük komuta-kurmay tatbikatı düzenledi. Tatbikatlar, Belarus ile Kaliningrad’ı birbirinden ayıran ve Polonya-Litvanya sınırı boyunca uzanan Suwalki Koridoru (Suwalki Boşluğu) yakınlarında yapıldı.
“BALTIK ÜLKELERİNİN İŞGALİ OLDUKÇA MUHTEMEL” YORUMU
Rusya üzerine çalışan bazı uzmanlar, özellikle Baltık bölgesinde NATO ile doğrudan bir çatışmanın mümkün, hatta muhtemel hale geldiğini düşünüyor. Siyaset analisti Vladimir Pastukhov, eylül ayında yaptığı yorumda son 6 ay içinde görüşünün değiştiğini ve artık Baltık ülkelerinin işgalini “oldukça muhtemel” gördüğünü söyledi.
Pastukhov, Moskova’nın Ukrayna’daki yükümlülüklerinin böyle bir işgali rasyonel açıdan düşük ihtimalli gösterdiğini, ancak Putin’in ideolojik inançlarının bunu “bir sonraki en muhtemel adım” haline getirdiğini savundu.
UZMANLARIN ÇOĞU TOPYEKUN SALDIRIYI DÜŞÜK İHTİMALLİ GÖRÜYOR
Ancak bu görüş yaygın değil. Önde gelen askeri analist Ruslan Leviev’in de aralarında bulunduğu çoğu uzman, Moskova’nın Ukrayna’da yeterli asker bulmakta zorlandığını belirterek önümüzdeki birkaç yıl içinde NATO’ya yönelik topyekun bir Rus saldırısını düşük ihtimalli görüyor.
Analistler, Baltık ülkelerine yönelik daha sınırlı bir Rus operasyonu ihtimalini de değerlendiriyor. İsrail merkezli savunma gazetecisi Sergei Auslender’e göre sınırlı bir Rus müdahalesi, topyekun işgale kıyasla “biraz daha olası”.
GÖZLER NARVA’DA
Auslender, Rusya’nın bir bahaneyle Estonya’da onlarca kilometrekarelik bir alanı ele geçirmesi ya da Rusya sınırındaki Estonya kenti Narva’daki Rusça konuşan nüfusu “korumak” gerekçesiyle bir provokasyon gerçekleştirmesi senaryosunu örnek verdi. Bazı analistler de Narva’yı sınırlı bir Rus operasyonunun olası hedeflerinden biri olarak görüyor.
AMAÇ NATO’NUN TEPKİSİNİ ÖLÇMEK OLABİLİR
Uzmanların mart ayında yayımlanan bir analizinde, sınırlı bir operasyonun daha küçük bir askeri güç gerektireceği belirtildi. Analize göre böyle bir operasyonun amacı toprak kazanımından çok NATO’nun birlikteliğini sınamak ve üyeler arasında görüş ayrılıkları yaratmak olabilir.
Analizde, böyle bir işgalin Ukrayna savaşından sonraki bir aşama değil, mevcut çatışmanın bir parçası olabileceği de öne sürüldü. Analizde, “Moskova’nın Ukrayna’da hedeflerine ne askeri ne de diplomatik yollarla ulaşamaması, onu Avrupa’yı büyük çaplı askeri çatışma tehdidiyle baskı altına almaya ve Ukrayna’da bir çözümün şartları konusunda taviz vermeye zorlamaya itebilir” ifadeleri yer aldı.
“TERS TEPEBİLİR” UYARISI
Ancak tüm analistler sınırlı bir saldırıyı Kremlin açısından mantıklı bir seçenek olarak görmüyor. Özel sektöre ait Nezavisimaya Gazeta, temmuz ayında yayımlanan yorumunda “NATO’nun kararlılığını sınama” senaryosunun daha en başından bunu uygulayan taraf için ters etki yaratacağını savundu. Gazete, böyle bir girişimin ittifakı bölmek yerine birleştirebileceğini ve sert bir karşılığa yol açabileceğini yazdı.
Siyaset analisti Anton Barbashin de eylül ayında Letonya merkezli Meduza’ya verdiği röportajda, Avrupa’ya yönelik bir saldırının kıtayı böleceği görüşüne itiraz etti. Barbashin, Rus saldırılarının Avrupa topraklarında gerçekleşmesinin tam tersine kıta genelinde savunma harcamalarını hızla artırabileceğini ileri sürdü.
ÇİN İLE İŞBİRLİĞİ TEHLİKEYE GİREBİLİR
Barbashin ayrıca, “Rusya’nın Batılı ülkelere yönelik eylemlerinin daha da radikalleşmesinin”, Rusya’nın “en hafif tabirle büyük ölçüde bağımlı olduğu” Çin gibi önemli ortaklarla işbirliğinin “tamamen çökmesine” yol açabileceğini belirtti.