Röntgenler ABD'den Teşhis Hindistan'dan
Hindistan'ın Dünyayı Dümdüz Etmesi, Verdiği It (Bilgi Sistemleri) Hizmetiyle Gerçekleşti. Telefon Kablolarında Optik Lifin Kullanılması, Pc'lerin ve İnternetin Hayatımıza Girmesiyle, It Konusunda Emeğin En Uzman ve En Ucuz Olduğu Hindistan, Dünyanın 1 Numaralı Taşeronu Oldu. İşte Size Bir Örnek...
Hindistan’ın dünyayı dümdüz etmesi, verdiği IT (Bilgi sistemleri) hizmetiyle gerçekleşti. Telefon kablolarında optik lifin kullanılması, PC’lerin ve internetin hayatımıza girmesiyle, IT konusunda emeğin en uzman ve en ucuz olduğu Hindistan, dünyanın 1 numaralı taşeronu oldu. İşte size bir örnek...
DR. Jackson, Amerika’da yaşayan bir röntgen uzmanı. O akşam 28’inci hastasının böbrek röntgenlerini çektikten sonra saat 18:30’da işyerini kapatıyor ve eşiyle evlilik yıldönümlerini kutlamak için New York’un en iyi lokantalarından birinde yemeğe gidiyor.
O sırada Hindistan’da sabah olmak üzere. Arada 9 buçuk saat fark var. Amerikalı doktorun o gün çekmiş olduğu 28 hastanın filmleri bilgisayardan otomatik olarak Bombay’de çalışan röntgen uzmanı Dr. Kapil Shahnawaz’ın bilgisayarına aktarılmış ve teşhis konulması için sıra bekliyor.
Dr. Jackson eşiyle birlikte yediği yemekten sonra evine gidip yatıyor.
Dr. Shahnawaz ise, Dr. Jackson’ın hastalarının çekmiş olduğu röntgen filmlerinin gerekli tıbbi sonuçlarını İngilizce yazıyor. Bu raporları New York’taki Dr. Jackson’ın bilgisayarına gönderiyor.
Dr. Shahnawaz’ın işi bittikten sonra bu kez Washington’da, yine 12 saat önce 20-30 hastayla uğraşmış olan Dr. Presley’in hastalarının röntgen sonuçları üzerinde çalışmaya başlıyor. Akşam olunca Dr. Shahnawaz, bir hafta önceden söz vermiş olduğu gibi büyük oğluyla Bombay Kriket Şampiyonası final maçına giderken New York ve Washington’da güneş doğmak üzere...
Dr. Jackson ve Dr. Presley’in sekreterleri e-posta kutularındaki Hindistan’dan gelen tıbbi sonuçların çıktısını alıyor. Her iki doktor da masalarının üzerindeki raporları bir kere daha gözden geçirip, imzalıyorlar. Sonra raporlar hastalara veya bu incelemeleri istenen başka hekimlere yollanıyor.
Şimdi artık 1 kişi bile çıkıp, dünya hálá yuvarlak diyebilir mi?
Dr. Jackson, "Eğer bu raporları ben hazırlayacak olsaydım, filmleri benim incelemem, sonuçları küçük bir ses makinesine kaydetmem, bunları yazdırmak için de bir kişiyi işe almam gerekecekti" diyor. "Bu durumda ben daha az hastaya bakacaktım. İşe alacağım kişinin bana maliyeti en az 1500 dolar olacaktı. Halbuki ben, benim gibi doktor olan Shahnawaz’a ayda 700 dolar ödüyorum. Yani hem para kazanmış oluyorum, hem zaman." diyor.
Sanki o işyerinde çalışıyormuş gibi
Bir örnek de yazılım konusunda verelim:
Kanada’da XYZ firması, bilgisayar programı siparişi vermiş. Şartnamede programın her noktası en ince detayına kadar belirtilmiş. Hintliler, doğrudan müşterilerinin bilgisayarına bağlı olduklarından hiçbir sorun yok. Kanada’dan çok uzakta dahi olsalar, on-line bağlantı sayesinde sanki o iş yerinde çalıyorlarmış gibi.
Hintli çalışanlar, yaptıkları programı alfa testlerden sonra Kanada’daki müşterilerine teslim ediyorlar. Müşteri beta testlere geçiyor. Sonuçlar tatmin ediciyse program üretime giriyor.
Eğer program eskiden varolan bir programa yenilikler katmak için yapılmışsa, örneğin ülkede yeni bir kanunla, işverene örneğin yeni parasal sorumluluk veriliyorsa, bu kez, eski ve yeni programda yeni kısmın getirdiği değişiklerin dışında, beklenen sonuçlar alındığı takdirde, yeni program eskisinin yerine geçecek. Eğer sonuçlarda bir hata varsa, nereden kaynaklandığı belirlenecek. Bu takdirde yazılım tamir görecek ve yeniden testlerden geçtikten sonra üretime sokulacak.
Hindistan’da her şey Tata
Hindistan IT konusunda çok ileri durumda. Dünyaca tanınan 3 dev şirketi var. Bunlar sırasıyla Tata Consultancy Services, Infosys ve Wipro. Bunlardan birincisi, yani Tata Consultancy Services, Hindistan’ı baştan aşağı saran Tata Grubu’nun bir şirketi. Ülkede içtiğiniz çaydan gittiğiniz hastaneye ve bindiğiniz uçağa kadar her şey Tata zaten. Son bir asırdır Hindistan’a yön veren bir şirketler grubu bu.
Tata Consultancy Services’in Bombay’deki merkezinde genel müdür Pradipta Baghci ve yardımcısı Shamala Padmanabhan ile randevum var. Korkunç trafik nedeniyle 3 saat geciktim. Buna rağmen güler yüzle karşılandım. Sonradan öğrendim ki meğer Hindistan’da önemli biri imajını vermek için kişinin randevularına yarım saat kadar geç gitmesi gerekiyormuş...
Shamala Padmanabhan TCS’yi anlatıyor: "IT dalında hizmet veriyoruz. TCS 1968’de kuruldu. Şirketteki tek slogan, etik bir rekabet hırsı ve ihtiyacı olanlara yardım. Çalışmalarımız IT hizmetleri, iş çözümleri ve ’outsourcing’ denilen, işyerlerine dışardan program tasarımı ve yazılımı yapmak. Bu amaçla 42 ülkede 161 büromuz bulunuyor."
TCS 2007’de 4.8 milyar dolar olan cirosunu, Hindistan’da mali yıl mart ayında bittiğinden, 2008’de 5.7 milyar dolara taşımış. 885 müşterileri, 116.308 çalışanları (yüzde 29’u kadın) var. Toplam çalışanların yüzde 9.2’si Hintli olmayanlardan oluşuyor, yani 64 ayrı milliyetten.
TCS firmasının son çalışmaları Amerika, İngiltere veya Kanada gibi ülkelerde hastaya Hindistan’dan online doktor muayenesi ve hasta tedavi hizmeti üzerine yoğunlaşmış durumda.
Ayrıca Hindistan IT yüksek okulları da yılda, bilgi seviyeleri dünyaca tanınan 130 bin bilişim mühendisi yetiştiriyor. Hepsi de kolayca iş buluyor. İlk işlerinde bilişim mühendisleri 150-250 dolar civarında aylık alıyor.
Bangalore, Chennai, Yeni Delhi, Haydarabad, Bombay ve Pua dünyada, Hindistan ve diğer ülkelere dışarıdan bilişim hizmeti veren şehirlerin en önemlileri.