S&P: Para politikasındaki değişim Türkiye'nin döviz rezervlerine katkı sağlayabilir
Standard & Poor's (S&P), Türkiye'de para politikasındaki değişimin döviz rezervlerinin yeniden artırılmasına katkı sağlayabileceğini bildirdi. Kredi derecelendirme kuruluşu, Nijerya ve Türkiye'deki seçimlerin ardından para politikası ayarlarında değişiklik olduğunu belirtti ve bu değişimin döviz rezervlerinin yeniden inşa edilmesine ve perakende döviz talebinin sınırlanmasına yardımcı olabileceğini ifade etti. Ancak, her iki ekonomideki politika yapıcıların yüksek enflasyon ve döviz oynaklığı ile mücadele etmek zorunda kalabileceği değerlendirildi. Açıklamada ayrıca, orta gelirli emtia ithal eden ekonomilerde kredi koşullarının istikrar kazandığı ve gelişen piyasalarda ABD'nin parasal sıkılaştırma döngüsünün etkisiyle iyileşme gözlendiği belirtildi. Bununla birlikte, orta gelirli ekonomilerin mali alanının yetersiz kaldığı ve yeni borçlanmaların maliyetinin düşük kredi reytingine sahip ülkeler için arttığı ifade edildi.
Standard & Poor's (S&P), Türkiye'de para politikasındaki değişimin döviz rezervlerinin yeniden artırılmasına katkı sağlayabileceğini bildirdi.
Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, Nijerya ve Türkiye'deki seçimlerin ardında para politikası ayarlarında değişikliğe gittiği belirtilirken, "Bu da bizim görüşümüze göre, döviz (FX) rezervlerini yeniden inşa etmelerine ve perakende döviz talebinin sınırlanmasına yardımcı olabilecek bir değişim." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, "Aynı zamanda, her iki ekonomideki politika yapıcılar, yüksek enflasyon ve döviz oynaklığı ile uzun süre mücadele etmek zorunda kalabilir." değerlendirmesi yapıldı.
"Kredi koşulları, Macaristan, Polonya ve Romanya da dahil olmak üzere orta gelirli emtia ithal eden ekonomilerde daha yüksek faiz oranlarıyla da olsa istikrar kazanıyor." ifadelerinin yer aldığı açıklamada, gelişen piyasalarda kredi koşullarının yüksek küresel enflasyon oranlarına rağmen ABD'nin parasal sıkılaştırma döngü sürecinin daha fazla netlik kazanması sayesinde iyileşme gösterdiğine işaret edildi.
Orta gelirli ekonomilerin Çin'den gelen yumuşama verilerine rağmen makroekonomik dayanıklılık gösterdiğine vurgu yapılan açıklamada "(Bu ekonomilerde) Mali alan yetersiz kalmaktadır. Yeni borçlanmaların maliyeti özellikle düşük kredi reytingine sahip ülkeler için iki yıl önce olduğundan daha yüksek seviyede." ifadeleri kullanıldı.