Şeker'den 'Kapıya Teslim' Kredi
Bireysel Kredi Pazarına İddialı Bir Giriş Yapan Şekerbank, Krediyi Müşterinin Ayağına Götürüyor.
Bireysel kredi pazarına iddialı bir giriş yapan Şekerbank, krediyi müşterinin ayağına götürüyor.
"Kredi kapınızda" uygulamasıyla telefonla başvuruları alan Şekerbank, evrak, imza gibi işlemleri ise müşterinin adresine giderek halledecek. 2010’a kadar ilk 10 banka arasına girme planları yapan Şekerbank’ta hedef, kredilerin payını ise yüzde 20’lere taşımak.
BANKALARIN bireysel krediler konusundaki yoğun rekabet telefon, internet ya da SMS’le başvuru gibi hızlı yöntemleri ön plana çıkarırken, Şekerbank da müşteriyi şubeye hiç getirmeden 4 ay ödemesiz, 48 ay vadeli kredi vermeye başladı. Orta Asya’nın en büyük özel bankası konumundaki Bank Turan Alem’in iştiraki Turan Alem Securities ile kısa bir süre önce ortaklık işlemlerini tamamlayan Şekerbank, "Kredi kapınızda" sloganıyla sunulan bu yeni ürünüyle bireysel kredi pazarına iddialı bir giriş yaptı.
MÜŞTERİYE VIP HIZMET: Şekerbank’ın yeni ürünü olan "Kredi kapınızda"nın tanıtım toplantısında bilgi veren Genel Müdür Hasan Basri Göktan, müşteriye VIP (very important person-çok önemli kişi) hizmeti sunduklarını ve kendini özel hissetmesini sağladıklarını söyledi. "Kredi almayı bir zahmet olmaktan çıkarıyoruz, böylece sektörün çıtasını yükseltiyoruz" diyen Göktan, eski bir banka olmanın tecrübesiyle rekabete hazır olduklarını vurguladı. Göktan, bu arada ortaklık sonrası oluşan stratejilerini, 2010 yılına kadar işletme bankacılığı, küçük krediler ve bireysel bankacılık alanlarında en iyi bankalardan biri olmak üzerine kurduklarını anlattı.
HEDEF İLK 10’A GİRMEK: Bankanın yeni ortağının sağladığı finansal destekle sermayesini yüzde 220 oranında artıracağını açıklayan Şekerbank Genel Müdürü Hasan Basri Göktan, bu artışla birlikte bankanın özkaynaklarının yıl sonuna kadar 750 milyon YTL’ye yükseleceğini söyledi. Göktan, 2010 yılında ilk 10 banka içinde olmayı hedeflediklerini ve bu sürede 15-18 milyar dolarlık aktif büyüklüğe sahip olacaklarını belirtirken, 215 olan şube sayısının, her ay iki yeni şubeyle yıl sonunda 240’a ulaşacağını da açıkladı.
İLK GÜN 3500 BAŞVURU: Bu ürünle Türkiye’de bir "ilk"e imza attıklarını belirten Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer ise, tanıtımın yapıldığı ilk gün 3 bin 500 başvuru aldıklarını açıkladı. Bugüne kadar pekçok bankanın kredi başvuru sürecini hızlandıran farklı yöntemler sunduğunu, ancak kredi kullanım sürecinde müşterinin mutlaka şubeye gitmesi gerektiğini hatırlatan Özciğer, müşteri açısıdan zahmetli bu süreci ortadan kaldırdıklarını vurguladı.
BİREYSELİN PAYI ARTACAK: Bu ürünle, nakit krediler içindeki payı yüzde 15 olan bireysel kredilerin oranını yüzde 20’ye yükseltmeyi planladıklarını belirten Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer, bu kredi için özel bir ekip hazırladıklarını da açıkladı. Özciğer, telefonla yaptığı başvurusu kabul edilen müşterinin kapısına, randevu alarak gidecek 100 kişilik bir saha ekibinin hazır tutulduğunu, çağrı merkezinde de 55 kişinin istihdam edildiğini belirtirken, gelen talebe göre ekibi bin kişiye çıkaracak şekilde hazırlık yaptıklarını da söyledi.
FAİZ 1.99, 4 AY ÖDEMESİZ: Toplantıda verilen bilgiye göre bordrolu çalışanların maaşının 5 katına kadar verilen YTL kredi için kefil istenmiyor ve tüm vadeler için faiz oranı 1.99. Dört yıla kadar vadeli kredinin ilk 4 ayı ödemesiz. İstanbul, Ankara ve İzmir’den yapılan başvurularda 2 iş gününde, diğer illerde 3 günde müşteri ziyareti gerçekleşiyor ve kredi kullanıma sunuluyor. Kredi ile birlikte ücretsiz hayat sigortası da yapılıyor. Faiz oranının çok da düşük olmadığına ilişkin bir soru üzerine, "Kredi alırken sadece faiz değil, toplamda size maliyeti önemlidir. Biz kredi tutarı üzerinden en az 250 YTL ve BSMV tutarında dosya ücreti alacağımıza ilan ediyoruz" dedi.
Seçim yönetilebilir bir risk, büyük dalgalanmalar yaşanmaz
TOPLANTI sonrası soruları da yanıtlayan Şekerbank Genel Müdürü Hasan Basri Göktan, erkene alınan genel seçim için "yönetilebilir bir risk ve büyük dalgalanmalar yaşanmaz" yorumu yaptı. "Ufak tefek değişkenler olabilir" diyen Göktan’ın bu konudaki değerlendirmesi şöyle: "Çünkü Türkiye hala yabancıların ilgi gösterdiği, yatırım yaptığı bir ülke. Büyük miktarda yabancı sermaye girmiştir, girmeye devam ediyor. Biz de bir ortaklık yaptık, şimdi sermayemizi artırıyoruz. Ortaklarımız da tekrar sermaye getiriyor. Ortaklarımız Türkiye’yi çok iyi görüyor, ’iyi ki bu ülkeye yatırım yaptık, Türkiye büyük bir ülke ve bizim için batıya açılma kapısı’ diyorlar. Kötü bir senaryo görmüyorum, seçime kötü senaryo olarak bakmamak lazım. Düşünebileceğimiz en kötü sermaye bile makro dengeleri ve para politikalarını öyle 2-3 ayda değiştiremez. Bu gelişmeleri ben demokrasinin bir süreci olarak görüyorum, bunlar çok ufak hareketlilikler getirebilir. Belki faizlerin bir miktar düşmesini geciktirebilir ama büyük ölçüde bir değişikliğe neden olmaz."