Su Stresi ve Güvenliği: 2040'ta 33 Ülke Risk Altında, Orta Doğu'da Kritik Tehditler

Son Güncelleme:

Dünya genelinde artan nüfus, iklim değişikliği ve çatışmalar su kaynakları üzerindeki baskıyı artırırken, 2040 yılına kadar Türkiye dahil 33 ülkenin 'aşırı yüksek su stresi' riskiyle karşı karşıya kalacağı öngörülüyor. Orta Doğu'daki tuzdan arındırma tesislerine yönelik olası saldırılar, su güvenliğine dair endişeleri yeniden gündeme taşıyor.

Dünya genelinde nüfus artışı, kentleşme, tüketim alışkanlıkları, çatışmalar ve iklim değişikliği su kaynakları üzerindeki baskıyı hızla artırıyor. Dünya Kaynakları Enstitüsü'nün (WRI) analizine göre, 2040 yılında Türkiye dahil 33 ülke 'aşırı yüksek su stresi' riskiyle karşı karşıya kalacak. Bu ülkeler arasında Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE, İsrail, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi ülkeler yer alıyor.

Orta Doğu, halihazırda dünyanın en az su güvenliğine sahip bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor ve bölgedeki 14 ülke yüksek risk altında. Körfez kıyılarında bulunan 400'den fazla tuzdan arındırma tesisi, içme suyu, tarım ve sanayi için kritik öneme sahip. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile İran'ın misilleme seçenekleri, bu tesislerin hedef alınması riskini artırarak milyonlarca insanı etkileyebilecek geniş çaplı bir insani kriz tehdidi oluşturuyor.

Su stresi, tarım, sanayi ve kent yaşamının sınırlı su kaynaklarına bağımlı hale gelmesine yol açarak ekonomik kırılganlığı artırıyor. UNESCO verilerine göre, dünya nüfusunun yüzde 26'sı güvenli içme suyu hizmetlerinden yoksun ve yaklaşık 4 milyar insan yılda en az bir ay boyunca yüksek su stresi yaşıyor. Prof. Dr. Shafiqul Islam, 'Zero Day' kavramına dikkat çekerek, 2 milyardan fazla insanın susuz kalma riski altında olduğunu belirtiyor. Su güvenliği, sürdürülebilir kalkınma için temel bir öncelik haline geliyor.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi