Sürüş Güvenliğinde Devrim Niteliğinde Yenilik
2017 yılına gelindiğinde Avrupa ve ABD'de on milyonlarca araçta temel ses arayüzü yer alacak.
Frost & Sullivan'ın küresel araştırmasına göre çok modlu insan-makine arayüzü çözümleriyle (İMA) sürücünün dikkatinin dağılması asgariye iniyor ve sürüş güvenliği artıyor.
- 2010 yılında Türkiye'de faaliyetlerine başlayan dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık kuruluşlarından Frost & Sullivan, Türkiye'de hazırladığı başta enerji, otomotiv, savunma ve sağlık olmak üzere çeşitli sektorlerde uzun vadeli pazar öngörülerini de kapsayan raporlarıyla uluslararası şirketlerin ve yatırım fonlarının Türkiye'deki faaliyetlerine yardımcı olmanın yanı sıra farklı sektörlerde birçok Türk firmasına özel araştırma ve danışmanlık hizmetleri vererek iç ve dış pazarlarda büyümelerine yardımcı olmayı sürdürüyor.
On milyonlarca araca yeni sistem
Bu kapsamda Frost & Sullivan'ın otomotiv endüstrisine yönelik yeni global araştırması, sürücülerin dikkatinin dağılması sorununa çözüm arayan otomotiv endüstrisinin tüm arayüzlerin eşit bir rol oynadığı çok modlu insan-makine arayüzü (İMA) yaklaşımlarına yöneliyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını önlemek ve sürüşte üstüne düşen yükü azaltmak için otomotiv endüstrisinin çığır açacak İMA uygulamasını mercek altına alan Frost & Sullivan, yakın dönemde yaşanacak gelişmeler hakkında çarpıcı bulgulara ulaşmış bulunuyor.
Frost & Sullivan'ın 'Avrupa ve Kuzey Amerika'da Otomobillerde İnsan-Makine Arayüzü Pazarının Stratejik Analizi' başlıklı yeni araştırmasına göre, 2017 yılında Avrupa'da 16 milyon araçta temel ses arayüzü, 7 milyona yakın araçta ileri düzey ses arayüzü ve 1.2 milyon araçta ise çok fonksiyonlu kontrol düğmelerinin yer alması öngörülüyor. Aynı dönemde Kuzey Amerika'da 14 milyona yakın araçta temel ses arayüzü, 7 milyona yakın araçta ileri ses arayüzü ve 1 milyona yakın araçta ise çok fonksiyonlu kontrol düğmesinin olacağı tahmin ediliyor.
Araçla sürücünün etkileşimini sadeleştiriyor
Konfor ve güvenlik sağlamaya yönelik çeşitli kullanıcı arayüzlerinin tek bir sisteme entegrasyonu gittikçe sık rastlanan bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Çok modlu İMA çözümleri sürüşü sadeleştirmeye yardımcı olurken, bir yandan da tüketicilerin farklı arayüzlere olan talebini çoğaltıyor.
Frost & Sullivan araştırma analisti Krishna Jayaraman'a göre OEM'ler ve tedarikçiler, sürekli olarak araç içi bilgi ve eğlence sistemleriyle akıllı telefonlardan gelen bilgileri önemlerine göre sıraya koymak ve böylece sürücünün dikkatinin dağılmasını asgariye indirirken sürüş güvenliğini artırmaya yönelik çalışıyorlar. Nitekim İMA'nın temel hedefi sürücünün araçla etkileşimini sadeleştirmeyi amaçlıyor. Jayaraman, OEM'lerin bu soruna ürün gamlarının tümünde aynı tarzda İMA çözümleri sunarak optimal çözümü bulma yönünde aktif arayış içinde olduklarını belirtiyor. Bu sayede sürücünün dikkatini dağıtan durumlar en aza indiriliyor.
Bilgi akışı etkin kullanılmalı
Araç içi sistemlerin çoğunun sürücüye cok fazla miktarda veri sunarak çalıştığını ifade eden Jayaraman, bunun sürüş sırasında sürücünün dikkatini dağılmasına neden olurken trafik kazaları riskini de artırdığını belirtiyor. Dolayısıyla tüm bilgi akışını etkin bir şekilde yönetmek ele alınması gereken önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Jayaraman bununla ilgili olarak, gelen bilginin farklı ekranlara bölünmesi ve giriş kanallarının ergonomik bir biçimde konumlandırılması gerektiğini ileri sürüyor.
Öte yandan basit, erişilebilir, dikkati dağıtmayan ve ekonomik bir kullanıcı arayüzü tasarlamak bu bağlamda temel sorunlardan biri olarak ortaya çıkıyor. Kullanıcı arayüzünün yeri ve sürüş şartlarına bağlı olarak aktarılan bilgilerin türü, etkili bir İMA geliştirilmesinde karşılaşılan başlıca sorunlar arasında yer alıyor.
Ön planda sürüş konforu olmalı
Frost & Sullivan araştırma analisti Jayaraman, İMA çözümlerinin sürüşü ön planda tutacak şekilde tasarlanmasının önemine değiniyor. Jayaraman, uygulamalar için birden fazla ve birbirinin yerine geçebilen arayüzler sunularak, arabirimlerden birinin işlevini yitirdiği durumlarda bile sürücünün kontrolü elinde tutabilmesini sağlayan başka bir seçeneğin bulunduğu, tam anlamıyla emniyetli bir ortamın oluşturulabileceğinin altını çiziyor.
İMA kontrolleri aracın konfor ve kolay kullanım düzeyi ile son derece yakından bağlantılı bulunuyor. Bu nedenle OEM'lerin tüketicilerin alışkanlıklarına uygun çözümler sunması gerekiyor. Bu çözümlerle sistemin öğrenilmesi kolaylaştırılırken, sürücülerin farklı işlevleri alışık oldukları kontrollerle kumanda edebilmesi sağlanabiliyor.
Jayaraman, bugünkü tabloya bakıldığında birçok yenilikçi İMA çözümünün orta ve alt segmentlerde opsiyonel paket program olarak sunulduğunu belirterek, büyüme potansiyelini tam olarak değerlendirebilmek için yenilikçi İMA çözümlerinin tüm otomobil segmentlerinde standart bir özellik olarak sunulması gerektiğini özellikle vurguluyor.