TBMM'de yatırım fonları teklifi görüşüldü, muhalefet SPK'yı ve BDDK'yı eleştirdi

Son Güncelleme:

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifinin görüşmeleri başladı. Muhalefet sözcüleri, fonlardaki gelişmelerin organize şebeke faaliyeti olduğunu savunarak SPK, BDDK ve Borsa İstanbul'un ihmallerinin açığa çıkarılmasını istedi.

(TBMM) - TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerinde söz alan DEM Parti Komisyon Sözcüsü Hakkı Saruhan Oluç, fonlardaki gelişmelerin organize bir şebekenin faaliyeti olduğunu savunarak, SPK, BDDK ve Borsa İstanbul'un ihmallerinin açığa çıkarılması gerektiğini söyledi. İYİ Parti Komisyon Sözcüsü Erhan Usta ise "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir kısım kurumların, bürokratların bu kadar organize, bu kadar nitelikli bir suç şebekesinin içerisinde yer aldığı bir durumu biz daha önce yaşamadık" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Sakarya Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri başladı. Teklifin, görüşmelerine geçilmeden önce komisyon üyesi milletvekilleri değerlendirmelerde bulundu.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, görüşülecek kanun teklifinin sorunu çözmediğini savundu. Kanun teklifinin hızlı hazırlanması nedeniyle gerekçe ile maddeler arasında uyumsuzluklar bulunduğunu öne süren Karabat, "Teklifin maddelerinde eksiklik var. Bir 'gönüllü iade' diye bir şey koyuyorsunuz arkadaşlar. Kamuoyunda eleştirilince buna karşı tavır geliştiriliyor. Gönüllü iade mekanizması nedir? Gönüllü iade mekanizması nedir Allah aşkına? Buradan kim ne anlıyor? Az önce kanun teklifini sunan arkadaş dedi ki: 'Cezai ve hukuki sorumluluğu saklıdır.' dedi. Peki o zaman niye iade? Burada gönüllü iadenin koşulu ne? Kim ne kadar iade edecek? Kim ne kadar götürdü? Bu gerekçede var mı? Zararın boyutu ne kadar?" dedi.

Karabat, manipülasyon yoluyla haksız kazanç elde eden kişilerin ve elde ettikleri tutarların bilinmediğini aktararak, teklifin kamuoyuna ve ilgili kurumlara düzenli bilgi verilmesini sağlayacak bir raporlama sistemi içermediğini söyledi. Teklifte gönüllü iadeye ilişkin hesaplama yetkisinin Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) verildiğini belirten Karabat, bu düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerinin ardından kağıt üzerindeki değer ifadesine değindi. Tasfiye anındaki değer ile ara ödeme hesabında kullanılan değerin birbirinden farklı olabileceğine dikkati çeken Karabat, şöyle konuştu:

"Bir başka konu: Gerekçe ile kağıt üzerindeki değer ifadesi. Bütün kamuoyundaki propagandaya gelelim: Herkes ne biliyor? '1 milyona kadar alacaklar ödenecek' biliyor. Burada basın mensupları var. Kamuoyuna sorun, herkese böyle propaganda yapılıyor. 1 milyona kadar ödeyecek misiniz herkese? Net değer üzerinden ödeyecek misiniz? Tasfiye anı başka, tasfiye anı olabilir. Ama ara ödemede 1 milyona kadar herkese ödeme bu kanun teklifinde yok. Bu kanun teklifinde ara ödeme, o günkü fonun hesaplandığı değer üzerinden yazıyor."

OLUÇ: "FON VURGUNU İÇİN BİR ŞEBEKE KURULMUŞ"

DEM Parti Komisyon Sözcüsü ve Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, fon vurgununun münferit bir olay değil organize bir işin söz konusu olduğunu söyleyerek, bu yapının ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Oluç, bazı kamu kurumlarının ihmal yoluyla bu yapının işlemesine bilerek ya da bilmeyerek yardımcı olduğunu öne sürerek, "Hazine Bakanı'nın sözlerine rağmen işleyen bir şebeke... Bir kere bu şebekenin açığa çıkarılması gerekiyor. Ama bilerek ya da bilmeyerek bu şebekenin çalışmasına yardım ve yataklık etmiş olanlar var. Neresi? İhmal yapmış olanlar. Neresi? Maalesef kamu kurumları: SPK, BDDK, Borsa İstanbul..." diye konuştu.

Fonlardaki gelişmelerin organize bir iş olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Oluç, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in borsada manipülasyona izin verilmeyeceği ve bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının bilindiği yönündeki sözlerini hatırlattı. Oluç, bu açıklamalara rağmen gerekli adımların neden geciktiğini sorgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Neden 9 ay sallandınız? Birileri size 'Ağırdan alın' mı dedi? Birileri size 'Ya çok takılmayın, bir şey yapıyormuş gibi mi gözükün?' dedi? Şimdi 2025 Temmuz'undan 2026 Şubat'ına kadar olan dönemde yatırımcı sayısı bu fonlarda 161'den 50 bine çıkmış. Birim fiyatı 574 liradan 3 bin 553 liraya çıkmış. Haziran ayında yatırımcı sayısı 85 bine çıkmış. Fon büyüklüğü 168 milyarı bulmuş. Bunu görmüyor musunuz? Gözünüzün önünde oluyor. Rehber yayınlandığında, ağustos sonuna gelindiğinde 111 bin yatırımcının parası var. Fonun fiyatı 9 bin lirayı aşmış. Miktar 269 milyara ulaşmış. Hiç kimsenin aklına 'Bu fondaki durum ne? İşi hızlandırmayı gerektirecek bir olumsuzluk var mı?' diye sormak gelmedi mi SPK yönetiminde? Vatandaşa 'Gel gel' yapıyorlar. Vatandaş geliyor, akıyor oraya. Neden bu ağırlıkta çalıştınız? Nasıl bir ihmal bu ya? Organize ihmal suç tabii ki. Kurumlarda çürüme var, bu organize ihmal çürümeyi gösteriyor."

AKAY: "YOLSUZLUK, USULSÜZLÜK VE LİYAKATSİZLİK HAT SAFHADA"

CHP Komisyon Sözcüsü ve Karabük Milletvekili Cevdet Akay, borsaya yeniden güvenin sağlanması ve dış kaynak girişinin mümkün hale gelmesi için güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini kaydederek, söz konusu fonlarda Norveç Varlık Fonu ve Citi Group'un da zarar ettiğine ilişkin iddialara dikkat çekti. Akay, sorumlular hakkında yasal işlem yapılması ve tahsilatların sonuna kadar sürdürülmesi çağrısında bulundu. Akay, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını yerlerde süründürüyorlar, yerlerde süründürüyorlar. Bütün bunların da açığa çıkartılması gerekiyor. Yolsuzluk, usulsüzlük ve liyakatsizlik had safhada, ülke böyle gitmez. Şu anda bir hareket başlatıldı ve sonuna kadar gidildiği takdirde vatandaşlarımızın bir kuruşu dahi kalmaz, hepsi ödenebilir bunların. Vatandaşımız devletine her şeye rağmen güveniyor, denetim kurumlarına güvenmek istiyor. Somut bir program bekliyor. Alacaklarının nasıl ödeneceğini bekliyor. Yatırımcı büyükmüş, küçükmüş fark etmez; nitelikli yatırımcıymış... Borsaya güvenmiş ve yatırım yapmış, ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamış.

Bütün bunların olabilmesi ve tekrar güvenin sağlanabilmesi için, nasıl gri listedeyken sermaye yatırımı gelmiyorsa bu ortadan kaldırılmadan, güven yeniden tesis edilmeden borsaya da dış kaynağın girmesi mümkün değil. Yani Norveç Varlık Fonu'nun 2 milyar kron para kaybettiği söyleniyor, 208 milyon dolar. Bunlar doğruysa hakikaten durum çok vahim. Organize olarak bu işi yapan, planlı programlı yapan kim varsa kanuni yollardan cezalarının verilmesi ve bunların gerekirse içeriye atılması gerekiyor."

USTA: "BU İŞİN EN ÖNEMLİ AYAĞI BÜROKRASİ AYAĞI"

İYİ Parti Komisyon Sözcüsü ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, komisyonda yaptığı konuşmada, yatırım fonlarına ilişkin sürecin geç ele alındığını savundu. Yabancıların konuyu gündeme getirmemesi halinde mevcut durumun devam edeceğini belirten Usta, sürece müdahalede yaşanan gecikmenin maliyeti artırdığını ifade etti. Usta, sürece ilişkin açıklamaların belirli bir senaryoyu izlediğini belirterek, şu değerlednirmeyi yaptı:

"Mesela şu cümle kuruldu: "Hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur'. Hep aynı senaryo diyoruz ya: Muhalefeti işaret et. 'Biz başka ülkelerin başkanlarına benzemeyiz. Baklava kutularında rüşvet alanlara, belediyeleri kapalı kapılar arkasında yönetenlere sahip çıktılar' şeklinde muhalefet işaret edilir. Son perdede de işte: 'Titizlikle inceliyoruz. Sonuna kadar gideceğiz' falan... Hep aynı hikaye. Sonunda bir şey çıktığı yok. Bunun ülkeye bir faydası yok.

Şimdi iş bile bile 'Gel gel' yapmaya geldi. Bunu eğer yabancılar gündeme getirmeseydi hala bu oyun devam edecekti. Maliyet çok daha artacaktı. En azından daha önceden de biliniyordu ama Sayın Mehmet Şimşek'in dediği vakit bu işin üzerine gidilseydi şu anda kaldıracağımız cenazenin büyüklüğü 297 milyar liraydı, şimdi 822 milyar, yani gecikme var. Şimdi fonda bu kadar para var, bu kadar da kitle varsa bunları bir de satanlar var, değil mi? Zaten işin uyanıkları, organizatörleri çıktılar, gittiler. Onlar karlarını realize ettiler. Bu kalanlar da biraz daha durumu henüz farkında olmayan insanlar, onların üzerinde ihale kalmış oldu. Bu işin en önemli ayağı bürokrasi ayağı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir kısım kurumların, bürokratların bu kadar organize, bu kadar nitelikli bir suç şebekesinin içerisinde yer aldığı bir durumu biz daha önce yaşamadı."

KISACIK: "İKTİDARIN ŞU ANDAKİ EN BÜYÜK İMTİHANIDIR"

Yeni Yol Partisi Adana Milletevkili Sadullah Kısacık, iktidarın ve bürokratların süreç nedeniyle hem halk nezdinde hem de siyasi açıdan büyük bir sınavdan geçtiğini öne sürdü.

Kısacık, yatırımcıların zararlarının karşılanması için güçlü bir tahsilat ve takip mekanizmasının kurulması gerektiğini söyleyerek, bu mekanizmanın her vatandaşın alacağını eksiksiz almasını sağlayacak şekilde oluşturulması çağrısında bulundu. Kısacık, şöyle devam etti:

"Bu olay iktidarın siyasi tarihinde şu andaki en büyük imtihanıdır. Adı adalet ve kalkınma olan, 'Aydınlığa açık, karanlığa kapalı' diye kurulan bir siyasi iradenin en büyük, en önemli imtihanıdır. Burada en önemli yapılacak şey, güçlü bir tahsilat ve takip mekanizması kurulmasıdır.  Bir görev gücü olsun, yetkilerini de verelim. Gitsin bu hırsızların var ya, ciğerini söksün, buna bulaşanlara, bunların yakınlarına, buna aracılık edenlerin ciğerini sökecek. Bizim bu mekanizmayı koyup her bir vatandaşımızın tek kuruşu kalmayana kadar, hatta TEFE-TÜFE gibi eğer süreç uzarsa o süreçteki mağduriyetini de ekleyerek bu süreçte ödemeleri yapmamız lazım."

Komisyonda, teklifin tümü üzerine görüşmeler tamamlandı. Komisyon üyesi milletvekillerinin değerlendirmelerinin ardından teklifin maddelerinin görüşmelerine geçilecek.

Kaynak: ANKA