TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun Ankara Çocuk Cezaevi Raporu
Rapordan: "Çocukların infaz koruma memurları tarafından önceden hazırlanan bir program/plan çerçevesinde dövüldüğü ve eziyete maruz bırakıldığı yönündeki iddialar tamamen gerçeklere aykırıdır" "Rutin bir sayımda görülebileceği üzere, üniteye toplamda 4 görevlinin girdiği ve olayların başlamasını tetikleyen hadisenin bir çocuğun infaz koruma görevlisine kafa atması olduğu görüntülerden net olarak izlenebilmektedir" "Çocukların olayı önceden tasarlamış oldukları yönünde bir kanaat oluşmuştur.
Cezaevleri Alt Komisyonu raporunda, Ankara Çocuk Cezaevi'nde kalan çocukların, infaz koruma memurları tarafından önceden hazırlanan bir program/plan çerçevesinde dövüldüğü ve eziyete maruz bırakıldığı yönündeki iddiaların tamamen gerçeğe aykırı olduğu belirtilerek, "Rutin bir sayımda görülebileceği üzere, üniteye toplamda 4 görevlinin girdiği ve olayların başlamasını tetikleyen hadisenin bir çocuğun infaz koruma görevlisine kafa atması olduğu görüntülerden net olarak izlenebilmektedir" denildi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Cezaevleri Alt Komisyonu, 6 Ocak 2014 tarihinde Ankara Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda yaptığı incelemelerini raporlaştırdı.
Raporda, bazı medya kuruluşlarında yer alan haberlerde, "cezaevinde kalan bazı çocuk mahpusların fiziki şiddet ve kötü muameleye maruz bırakıldığı, çocukların sarı renkli bir gaza maruz kaldığı, çocuklara tazyikli su sıkıldığı ve doktorların muayenesinin engellendiği" iddialarına yer verildiği belirtildi.
Fiziki şiddet iddialarına konu olan 2 ünitede (C-10, C-12) kalan çocuklarla görüşüldüğü belirtilen raporda, olay gününe ilişkin kamera kayıtlarının izlendiği kaydedildi.
16-17 yaş grubunda olan çocukların tamamının terörle bağlantılı suçlar nedeniyle tutuklu olarak bulunduğu, olaya karışan 8 çocuktan 4'ünün İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na; 4'ünün ise Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na nakledildiği belirtildi.
Olay gününe ilişkin çocuklarına ifadesine yer verilen raporda, C-10 ünitesinde bulunan F.E'nin, "Fiziki şiddete maruz kaldığımız olay günü H.E. isimli arkadaşımız çok hastaydı sayım için aşağı inemedi. H.E. 'Ben hastayım biraz anlayışlı olun' dedi. Görevli memur kabul etmedi, 'mutlaka ineceksin, sen gelmezsen gitmeyeceğiz' diye diretti. Görevli memurlar ayak ayaküstüne attı. A.D. arkadaşımız 'ayağınızı indirin bize saygısızlık yapmayın' dedi. Ardından baş infaz koruma memuru küfür etmeye başladı. Arkadaşlarımızdan B.D. küfretmemesi için uyardı. Görevli 'siz kimsiniz, dediklerimizi yapacaksınız' dedi. B.D. arkadaşımıza tokat atması sonrasında kavga başladı. İlk önce biz bir şey yapmadık, sonra hepsi üzerimize geldiler. İri yarı infaz koruma memurları bizim sırtımıza vurdular. Olay gerçekleştiğinde 20-30 gardiyan geldi. Bizi müşadiyeye kadar dövdüler" sözleri raporda yer aldı.
Raporda, izlenen kamera görüntülerinden olayın şu şekilde olduğu belirtildi:
"C-10 ünitesinde ortak alanı gösteren kamerada bir baş infaz koruma memuru ile 3 infaz koruma memurunun içeri girdiği ve bir süre sonra oturduğu görülmektedir. Bu sırada ismi H.E. olduğu öğrenilen ve hasta olduğu iddia edilen çocuk mahpusun yukarı kattan bir şeyler söylediği görülmektedir. Yine bu esnada, alt kattaki bir çocuğun el ve kol hareketleri yaparak, C-12 ünitesiyle işaretleşmeye çalıştığı fark edilmiştir. Ardından alt katta oturan infaz koruma memurları ile çocukların arasında gergin olduğu gözlenen bir tartışmanın başladığı ve bir çocuğun infaz koruma memuruna kafa attığı görülmektedir. Bu fiil sonrası birden ortalığın karıştığı çocukların çek çek saplarını sopa olarak kullanarak saldırmaya başladığı, hasta olduğu için üst katta olduğu iddia edilen çocuğun üst kattan inerek tekme savurmaya başladığı izlenen görüntülerden açıkça tespit edilebilmektedir. Bu saldırılara karşın, infaz koruma memurlarının soğukkanlı davranmaya çalıştığı gözlenmiştir.
C-12 ünitesindeki görüntülerde C-10'la gerçekleştirilen işaretleşme sonrası hareketlenme yaşandığı görülmektedir. İlk olarak akvaryum adlı infaz koruma memurunun yer aldığı bölmeye ulaşılmaya çalışıldığı, buradaki memurun kapıları kilitleyerek kendini dışarı attığı görülmektedir. Ünitede yalnız başına kalan çocukların akvaryum bölmesindeki bilgisayar dahil pek çok kamu malına ve etrafa zarar verdiği görülmektedir. C-12 ünitesinin üst katındaki kameradan ise bu esnada bazı çocukların dolap ve yataklarla üst kata barikat kurmaya çalıştığı, ellerinde tencere ve diğer mutfak malzemesi taşıdıkları görülmektedir. Bu görüntüler bir süre sonra kaybolmaktadır. Zira ışıklar çocuklar tarafından kapatılmakta ve üst kattaki kamera bir çocuk tarafından kırılmaktadır. C-12 ünitesine infaz koruma memurlarının su ve yangın tüpü ile müdahalede bulunduğu yine kameralardan tespit edilmektedir. Çocukların yukardan attığı dolap benzeri ağır cismin yangın tüpünü ezdiği ve patlamasına sebep olduğu görülmektedir. Görüntülerden tespit edildiği kadarıyla, her iki ünitedeki olaya aktif olarak müdahale eden personel sayısının 15'e ulaşmayacağı değerlendirilmektedir. Koridorlarda izlenen görüntülerde çocukların iki infaz koruma memuru eşliğinde götürüldüğü, bu esnada fiziki şiddet türü bir müdahalenin yapılmadığı görülmüştür."
-"İnfaz koruma memuru sayısı 50 değil 15"
Raporda, cezaevinin, ceza infaz kurumundan çok eğitim birimini andırdığı, çocuklara sunulan fiziki şartlar ve psiko-sosyal servis hizmetleri faaliyetlerinin oldukça üstün standartlarda olduğu belirterek, "Çocukların infaz koruma memurları tarafından önceden hazırlanan bir program/plan çerçevesinde dövüldüğü ve eziyete maruz bırakıldığı yönündeki iddialar tamamen gerçeklere aykırıdır. Zira rutin bir sayımda görülebileceği üzere, üniteye toplamda 4 görevlinin girdiği ve olayların başlamasını tetikleyen hadisenin bir çocuğun infaz koruma görevlisine kafa atması olduğu, görüntülerden net olarak izlenebilmektedir" denildi.
Sayıları 20 ile 50 arasında değişen infaz koruma memurlarının çocuklara müdahale ettiği iddiasının asılsız olduğu, görüntülerde olaylara aktif müdahale eden personel sayısının 15'i aşmayacağının görüldüğü belirtilen raporda, şöyle denildi:
"Çocuklara biber gazı sıkıldığı, işkence amaçlı ıslatıldıkları iddialarının gerçeği yansıtmadığı değerlendirilmektedir. Zira Kurumun çocukları barındırması nedeniyle kurumda biber gazı bulunmamaktadır. Suyun ise, C-12 ünitesinde barikat kuran çocukların 'burayı yakacağız' demesi üzerine, müessif bir olaya sebep vermemek için kullanıldığı öğrenilmiştir.
Çocukların olayı önceden tasarlamış oldukları yönünde bir kanaat oluşmuştur. Zira C-10 ünitesinde olay başlamadan önce, bir çocuğun C-12 ünitesiyle işaretleştiği kamera görüntülerinden izlenmektedir. Çocukların doktorlar tarafında muayene edilmediği yönündeki iddiaları doğrulamak mümkün değildir. Zira Komisyonumuza sunulan adli muayene raporlarında çocukların tıbbi muayenelerinin ayrıntılı bir şekilde yapıldığı görülmektedir. Ayrıca çocukların vücutlarının çeşitli yerlerinde ödem, çizgi halinde ekimoz ve lezyon türü unsurların bulunduğunun not edildiği görülmektedir. Çocukların doktor raporlarında gözlenen ödem, ekimoz ve lezyon türü sorunlar, ceza infaz kurumu görevlileri ile çocuklar arasında cereyan eden arbede esnasında oluşması mümkün boyutlardadır. Çocukların saldırısına maruz kalan ve barikat kuran çocuklara müdahalede eden infaz koruma memurlarından zarar gören 12'sinin, 1 ile 7 gün arasında değişen istirahat raporu almak zorunda kaldığı tespit edilmiştir." -