Temelli: Özel Yasa Beklentileri Karşılamıyor
Sezai Temelli, Meclis'in özel yasalarla oyalandığını ve acilen adım atılmasını vurguladı.
(TBMM) - DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin özel yasayla ilgili bir an önce adım atılması gerektiğini belirterek, "Kamuoyunun, toplumun adalete olan güveni zaten ciddi anlamda sarsılmıştır. Bu sarsılmış güveni toparlamak adına Türkiye'de insanların beklentilerini karşılayacak bu yasal düzenlemenin bir an önce hayata geçmesi zaruridir. Hem Türkiye'nin içeride hem dışarıda yaşadığı krizler birçok gelişmeler de aslında bir an önce Kürt meselesinin demokratik çözümü konusunda atılacak adımların zaruriyetini bize gösteriyor. Umarım bu konuda samimi, sahici, ciddi konuşmalar, ciddi diyaloglar ve gerekli adımlar bir an önce atılır" dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Meclis'in içerik açısından toplumun beklentilerinden uzak torba yasaların görüşmeleriyle oyalandığını söyledi. Kanun yapımında "torba yasa" yöntemini eleştiren Temelli, düzenlemelerin ilgili paydaşlarla istişare edilmeden Meclis gündemine sunulduğunu kaydetti.
Toplumun Meclis'ten beklentilerinin farklı olduğunu dile getiren Temelli, şunları kaydetti:
"Ne olmalı Meclis'in gündemi? Her şeyden önce en çok tartışılan bu özel yasa meselesi. Hala Meclis'in gündeminde değil. Meclis dışında çeşitli temennilerle tartışılıyor. Bir hafta yavaşlayalım, bir hafta hızlanalım meselesi. Bir mehteran bölüğü edasıyla, bu yasalar ne zaman yasalaşacak konusu üzerinde zamanın planlanmasına yönelik tartışmalar var ama ortada bir teklif yok, ortada bir tasarı yok, ortada buna dair bir planlama söz konusu değil. Ne zaman önümüze gelecek? Bilmiyoruz. Nasıl gelecek? Bunun yöntemine dair de bir açıklama söz konusu değil. Muhtelif görüşler açıklanıyor, çeşitli yorumlar yapılıyor. Fakat bu yasaya dair henüz ufukta görünen bir şey söz konusu değil. Oysa Meclis'in öncelikli gündemi bu olmalı. Neden olmalı? Çünkü bu yasaya bağlı birçok alandaki düzenleme dönüp bu yasanın çıkıp çıkmamasına endekslenmiş. Bunu iktidar yaptı. İktidar her tartışmayı getirip bu özel yasa tartışmasının içine kilitledi. Bu kilitlemeyi gerçekleştirdiği için de toplum, hangi konuyla Meclisin önüne gelse, siyaseti muhatap almaya kalksa, özel yasayla ilgili gündem bunun önüne geçiyor. Oysa infaz kanunda beklentiler var."
"Özel yasa beklenti ötesine geçmiyor"
Hem siyasi mahpuslar hem adli mahpuslar bu konuda eşit, adil bir düzenleme bekliyor ve her yargı paketinde bu konu tartışılıyor, her yargı paketinin içinde bu konu yer almıyor. Böyle absürt bir durumla karşı karşıyayız. Şimdi 12. Yargı Paketi hazırlanıyor. 12. Yargı Paketi'nin içinde de böyle bir düzenleme yok. Neden infaz kanunu 12. Yargı Paketi'nin içinde değil dediğimizde, 'Özel yasayı bekliyoruz' diyorlar. Yollar yine özel yasaya çıkıyor. Fakat özel yasa beklenti ötesine geçmiyor ya da kanun hükmünde kararname nedeniyle mağdur olmuş kesimlerin yüklenmeleri var, bununla ilgili düzenlemeleri gündeme getiriyoruz, 'Özel yasayı bekliyoruz' diyorlar. Barış Akademisyenleri ile ilgili düzenlemeler konusunda taleplerimiz oluyor. Toplumun talepleri oluyor. Anayasanın vermiş olduğu Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar var. Bununla ilgili düzenlemeleri bekliyoruz. Özel yasayı işaret ediyorlar. Kayyumlarla ilgili mesele var. Yerel yönetimleri merkezileştiren, adeta hedefe koyan bir anlayış var. Bu kayyum ayıbından ülkenin kurtulması lazım. Bu konuda siyasetin bütün cephesi olumlu açıklamalar yapmış. Artık bu kayyum ortadan kalksın denmiş. Bununla ilgili bir düzenleme var mı? Yok. Neyi bekliyoruz? Özel yasayı bekliyoruz."
"Umarım samimi, sahici, ciddi konuşmalar ve gerekli adımlar bir an önce atılır"
Özel yasayla ilgili mutlaka bir an önce adım atılması gerektiğini söyleyen Temelli, "Çünkü kamuoyunun, toplumun adalete olan güveni zaten ciddi anlamda sarsılmıştır. Bu sarsılmış güveni toparlamak adına Türkiye'de insanların beklentilerini karşılayacak bu yasal düzenlemenin bir an önce hayata geçmesi zaruridir. Bu konuda gecikmemek gerekiyor. Hem Türkiye'nin içeride hem dışarıda yaşadığı krizler birçok gelişmeler de aslında bir an önce Kürt meselesinin demokratik çözümü konusunda atılacak adımların zaruriyetini bize gösteriyor. Umarım bu konuda samimi, sahici, ciddi konuşmalar, ciddi diyaloglar ve gerekli adımlar bir an önce atılır" dedi.
"Bu kumpas davaları aklıyla ülkede yargının bağımsız ve tarafsız olması mümkün değil"
Temelli, İBB davasına ilişkin de şunları kaydetti:
"107 tutuklu sanıkla devam ediyor. Bir kere en başından beri şunu söyledik: Adil bir yargılama için tutuksuz yargılama mutlaka sağlanmalıdır. İnsanların iradelerini yok sayan, siyasi iradelerini yok sayan yargı eliyle yargının siyasallaşmış bir yaptırımıyla bu tür yargılamaları kabul etmek mümkün değil. Bu davaların aslında içinin boş olduğunu defalarca dile getirdik. Bakın Kobani Kumpas davasını ısrarla dile getiriyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını dile getiriyoruz. Neden hala Selahattin Demirtaş Cezaevi'nde, neden hala Figen Yüksekdağ cezaevinde neden hala arkadaşlarımız cezaevinde? Buna kimse yanıt veremiyor çünkü bir yanıtı yok. Onların cezaevinde olması aslında tamamen onların özgürlüklerinin gasp edilmesinden başka bir şey değil. 10. yılın içinde arkadaşlarımız, üç tane AYM kararı olmasına rağmen hala içeride tutsak edilmeye devam ediyorlar. Bu mesele aslında bugün İBB davasıyla bir kez daha karşımıza çıkıyor. Bu kumpas davaları aklıyla bu ülkede bir adaletin sağlanması, yargının bağımsız ve tarafsız olması, ülkenin hukuk devleti ve demokrasiye ulaşması mümkün değil. Her şeyden önce, bir an önce bu yargı krizi çözüme kavuşmalıdır. Artık siyasetin yargıya müdahalesi yargının da siyaseti dizayn etmesine son verilmelidir."