TİP Sözcüsü Kadıgil, İBB duruşmasına alınmadı, Halk TV ablukasını anlattı
İBB davasını takip için Silivri'ye gelen TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, Halk TV'ye kayyum atanmasına ilişkin, sabahın 5'inde Halk TV'nin kapısına dayanıp polisle ablukaya aldıklarını söyledi. Kadıgil, hakkındaki süresiz yasaklama kararı nedeniyle duruşmaya alınmadığını belirtti.
(İSTANBUL) – Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunma yaptığı İBB davasının duruşmasını takip etmek için Silivri'ye gelen TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, Halk TV'ye kayyum atanmasına ilişkin, "Başlarken 'Gerekirse canlı yayınlansın' diye atıp tuttukları davayı bugün Halk TV de veremesin diye sabahın 5'inde Halk TV'nin de kapısına dayandılar. Polisle ablukaya aldılar" dedi.
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasının 98. günü başladı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada, 19 Mart 2025'ten bu yana cezaevinde bulunan İmamoğlu savunma yapıyor. İmamoğlu ve avukatlarının savunmalarının dört gün sürmesi bekleniyor.
Duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu. Hakkında süresiz yasaklama kararı verildiğini ve duruşmaya alınmadığını belirten Kadıgil, şunları söyledi:
"Bugün buraya geldik çünkü bu davayı biz sadece YENİ Parti'nin ya da Ekrem İmamoğlu'nun davası olarak değil, Ekrem İmamoğlu'na oy vermiş ve diğer belediyelerde oy vermiş milyonlarca yurttaşın iradesine bir saldırı olarak görüyoruz. O yüzden de elimizden geldiğince bu duruşmaları zaten takip etmeye çalışıyoruz. Ama ne yazık ki bugün takip etmek mümkün olmadı. Çünkü son celsede geldiğimde hatırlarsanız Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını, binlerce sayfayla, yüzlerce suçla, binlerce yılla yargılanan bir insanın savunmasını bir buçuk güne sıkıştırmaya çalışmıştı bu arkamdaki sözde mahkeme heyeti. ve buna rağmen Ekrem İmamoğlu'nun bazı beyanlarını hilafıhakikat bir biçimde tutanağa geçirmeye kalkmışlardı. Buna da her hukukçu gibi itiraz ettiğim için o mahkemede biraz gerilmiştik. Belli ki hukukun kendilerine hatırlatılması bütün bir yargı sistemimizin çok ağrına gitmiş olacak ki süresiz yasaklama kararı vermiş. Duruşmalara girmemiz, takip etmemiz, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını takip etmem benim bir milletvekili olarak yasak şu anda.
CMK'da bir hüküm var ve bir duruşmada düzeni bozan biri olursa ki bunlara duruşma denemeyeceği gibi içerideki şeye de bir düzen denemez, buna bir yargılama denemez. Bu çerçevede mahkeme başkanına düzeni sağlamak için verilmiş bazı yetkiler var ama böyle süresiz ve sınırsız, nizasız ve kazasız bir biçimde 'Ben bir yurttaşın, milletvekilini geçiyorum, avukatı geçiyorum, bir yurttaşın bu salona girmesini sonsuza kadar yasakladım' gibi bir karar ancak Türkiye'de olabiliyor işte takdir edersiniz ki."
"HALK TV DE VEREMESİN DİYE SABAHIN 5'İNDE KAPISINA DAYANDILAR"
Halk TV'ye kayyum atanmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Kadıgil, şöyle konuştu:
"Ama önemli olan bu değil bugün. Önemli olan hakikaten aylardır tutsak bulunan Sayın İmamoğlu'nun söylediklerinin halka ulaşması ki zaten tam bu olmasın diye başlarken 'Gerekirse canlı yayınlansın' diye atıp tuttukları davayı bugün Halk TV de veremesin diye sabahın 5'inde Halk TV'nin de kapısına dayandılar. Polisle ablukaya aldılar."
"FON PAYLAŞIMLARI GEREKÇE GÖSTERİLEREK ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ"
TİP'in Genel Merkez ve İstanbul İl Başkanlığına ait sosyal medya hesaplarına erişim engeli getitilmesine ilişkin de şunları kaydetti:
"Türkiye İşçi Partisi'nin ana hesabına ve İstanbul İl Başkanlığı hesabına da fon paylaşımları gerekçe gösterilerek erişim engeli getirildi bugün itibarıyla.
İstedikleri tek şey var. İstedikleri her suçu işlesinler, istedikleri her hukuksuzluğu yapsınlar, anayasayı ayaklar altına alsınlar, seçmeni artık geçtim, sandığı çalsınlar ama biz hiçbirimiz bunları konuşmayalım. Hayati Yazıcı'nın oğlu ne yapmış, biz bunu konuşmayalım. Ömer Çelik gerçekten 20 milyar TL çaldığı iddia edilen bir bürokratla görüşmüş mü, biz bunu konuşmayalım. Ama işte o fotoğrafları yayınlayan gazeteciler hapsedilsin, ev hapsine konulsun, televizyon kanalları basılsın, sesini çıkaran siyasi partinin hesapları engellensin, kamuoyunda karşılığı olup Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını halkla buluşturmaya çalışan milletvekilleri salona giremesin. Bu şekilde yani hiçbirimiz konuşmayalım istiyorlar. Onlar da dikensiz gül bahçesi, seçimsiz iktidarla hayatlarına devam etsin istiyorlar. Budur geldiğimiz nokta."