Trump resti çekti: İran'a yönelik deniz ablukası aylarca sürebilir

Son Güncelleme:

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik deniz ablukasının aylarca sürebileceği konusunda uyarıda bulundu. Açıklama, Washington ile Tahran arasındaki gerilimi tırmandırırken diplomatik sürecin tıkandığını ortaya koydu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, olası askeri adımların “yıkıcı sonuçlar” doğurabileceğini söyledi. İran ise müzakereler için önce ablukanın kaldırılmasını şart koştu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a uygulanan deniz ablukasının aylarca devam edebileceğini söyledi. Açıklama, iki ülke arasında zaten kırılgan olan diplomatik sürecin tamamen tıkanma noktasına geldiği bir dönemde yapıldı.

ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Putin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası yeni askeri adımlarının “yıkıcı sonuçlar” doğurabileceği uyarısında bulundu.

“ABLUKA DAHA ETKİLİ” MESAJI

Trump, petrol yöneticileriyle yaptığı toplantıda deniz ablukasının doğrudan askeri müdahaleye kıyasla daha etkili bir yöntem olduğunu savundu. ABD yönetimi, bu stratejiyle İran üzerinde baskıyı artırmayı ve Tahran’ı yeniden müzakere masasına çekmeyi hedefliyor.

Beyaz Saray’dan bir yetkili, Trump’ın toplantıda küresel dengeleri gözeterek mevcut ablukanın uzun süre sürdürülebileceğini ve bunun etkilerinin kontrol altında tutulması için adımlar atıldığını ifade etti.

İRAN: ÖNCE ABLUKA KALKMALI

Tahran yönetimi ise müzakereler için ön koşul olarak deniz ablukasının kaldırılmasını talep ediyor. İranlı yetkililer, mevcut durumun devam etmesi halinde sert karşılık verileceği mesajını yinelerken, taraflar arasındaki diplomatik temasların tamamen askıya alındığı değerlendiriliyor.

PUTİN DEVREDE

Rusya’nın devreye girmesi, krizin uluslararası boyutunu daha da derinleştirdi. Kremlin, bölgede yeni bir askeri tırmanışın yalnızca Orta Doğu’yu değil küresel dengeleri de sarsabileceği görüşünü dile getiriyor. ABD’nin İran’a yönelik baskıyı artıran adımları ve Tahran’ın geri adım atmayan tutumu, önümüzdeki süreçte gerilimin daha da yükselebileceğine işaret ediyor.