TTB'den Deprem ve Sel Açıklaması

Son Güncelleme:

Türk Tabipler Birliği, afetlerin inşaat sektörünü öncelikli kıldığını ve sağlık hizmetlerinin ihmal edildiğini vurguladı.

(ANKARA) - Türk Tabipler Birliği'nin Malatya/Battalgazi'deki depremden ve Hatay'daki sel felaketinden sonra yaptığı açıklamada, "Deprem bölgesinde toplum değil, inşaat sektörü yeniden inşa ediliyor, afetler süreklileşiyor" sözleri yer aldı.

Türk Tabipler Birliği (TTB) Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu, 20 Mayıs 2026'da Malatya/Battalgazi'deki depremden ve Hatay'da şiddetli yağış sonrası yaşanan sel ve su baskınlarına yönelik yazılı açıklama yayımladı. TTB'den yapılan açıklamada, "Deprem bölgesinde toplum değil, inşaat sektörü yeniden inşa ediliyor, afetler süreklileşiyor" ifadesi kullanıldı.

Deprem ve sel felaketinin bölgedeki yurttaşlarda büyük bir korkuya ve tedirginliğe yol açtığı değerlendirmesinin yapıldığı açıklamada, "Malatya ve Adıyaman'da panik ve korkuya bağlı travmalarla acil servislere başvurular olduğu, çok sayıda velinin çocuklarını okullardan aldığı bilgisi edinilmiştir. Bu tablo, konutlar kadar okullar dahil kamu binalarına güven duygusunun da zedelendiğini göstermektedir" sözleri yer aldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

YENİDEN YAPILMASI GEREKEN YALNIZCA BİNALAR DEĞİL, TOPLUMUN SAĞLIKLI, GÜVENLİ VE ONURLU YAŞAMIDIR

"Malatya depremi çevre illerde de hissedilmiş, büyük korku ve tedirginliğe yol açmıştır. Malatya ve Adıyaman'da panik ve korkuya bağlı travmalarla acil servislere başvurular olduğu, çok sayıda velinin çocuklarını okullardan aldığı bilgisi edinilmiştir. Bu tablo, konutlar kadar okullar dahil kamu binalarına güven duygusunun da zedelendiğini göstermektedir."

Hatay'da sağanak sonrası sel ve su baskınları yaşanması, Asi Nehri ve dere yatakları çevresindeki taşkın riskini yeniden gündeme getirmiştir. Kentsel altyapının kırılganlığı her yağmurun yeni bir afete dönüşmesinin önünü açmaktadır. Sağlığın sadece tedavi edici hizmete indirgenmesi ve muayene sayılarından başarı devşirilmesinin, kanalizasyon, temiz su, ulaşım, geçici yaşam alanları gibi sağlığın belirleyenleri olan diğer unsurların göz ardı edilmesine yol açtığı görülmektedir. Şu an yaşanan sel felaketindeyse bu göz ardı ediş kirli su, kanalizasyon taşmaları ve atık birikimi gibi enfeksiyon hastalıkları açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Temiz su sağlanmalı; şebeke ve depolar kontrol edilmeli; klorlama, mikrobiyolojik izlem ve dezenfeksiyon yapılmalı, vektörlere karşı önlemler alınmalıdır. Şubat 2023 depremleri sonrası asıl sorun hala çözülmemiştir: Yeniden kurulması gereken yalnızca binalar değil, toplumun sağlıklı, güvenli ve onurlu yaşamıdır. Buna karşın politikalar; yaşamı, sağlığı, kamusal hizmetleri ve psikososyal iyilik halini değil, inşaatı, konut sayısını ve törenleri merkeze almaktadır.

AFET YÖNETİMİ ARAMA-KURTARMA VE KONUT İNŞAATINA İNDİRGENEMEZ

TTB-SES Şubat 2023 Depremleri raporları barınmanın yalnızca konut üretimi değil; temiz su, kanalizasyon, ulaşım, sağlık, sosyal hizmet, güvenlik ve psikososyal iyilik haliyle birlikte bir yaşam hakkı olduğunu vurgulamaktadır. 2. Yıl Raporu, bina inşaatları merkezli yaklaşımın sağlığın temel belirleyenlerini göz ardı ettiğini; 3. Yıl Raporu ise depremin psikososyal bir krize dönüştüğünü açıkça göstermektedir.

TTB ODSH Kolu olarak soruyoruz: Malatya'da sağlık kurumlarının, aile sağlığı merkezlerinin, 112 istasyonlarının ve okulların durumu nedir? Riskli yapılara girişler engellenmiş midir? Hatay'da temiz su, kanalizasyon, sağlık hizmeti ve ulaşım güvence altına alınmış mıdır? Geçici yaşam alanları güvenli midir?

Afet yönetimi arama-kurtarma ve konut inşaatına indirgenemez. Yeniden inşa; sağlık, barınma, altyapı, temiz su, sosyal hizmetler, psikososyal destek, çevre sağlığı, enfeksiyonlardan korunma ve demokratik katılımla yürütülmelidir. Toplum yerine inşaatı, yaşam yerine şantiyeyi, halk sağlığı yerine törenleri önceleyen anlayıştan vazgeçilmelidir."

Kaynak: ANKA