Türk Arap Sermaye Piyasaları Forumu
SPK Başkanı Ertaş: "Türkiye'nin büyük altyapı projeleri var. Bu projelerin özkaynaklarla ya da bankacılık sistemiyle finanse edilmesi neredeyse imkansız. Geriye tek bir seçenek kalıyor; o da sermaye piyasaları" "Türkiye'nin potansiyelinden Arap ülkelerindeki yatırımcıları bugüne kadar yeterince yararlanamadı"
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, Türkiye'nin büyük alt yapı projelerinin özkaynaklarla ya da bankacılık sistemiyle finanse edilmesinin neredeyse imkansız olduğunu belirterek, "Geriye tek bir seçenek kalıyor; o da sermaye piyasaları" dedi.
Vahdettin Ertaş, SPK işbirliğinde, Borsa İstanbul ev sahipliğinde, Al Iktissad Wal-Aamal Group (AIWA) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Türk-Arap Sermaye Piyasaları Forumu'nda yaptığı konuşmada, tam olarak sonlanmayan küresel krizin gelişmekte olan ülkeler açısından hem riskler hem de fırsatlar doğurduğunu, Türkiye'nin de geniş yatırım fırsatları ile hızlı ve dinamik büyümesini kriz sürecinde de sürdürdüğünü ifade etti.
Global likidite koşullarının son günlerde hayli belirsiz olduğunu belirten Ertaş, "Fed sık sık açıklama yapıyor ama bir türlü ortaya net bir tablo çıkmıyor. Bu ortamda bile Türkiye'yi yakından takip etmek gerekiyor. Türkiye, dünyanın sayılı düşük kamu borcuna sahip ülkelerinden biri. Düşük bütçe açığımız, ihraç pazarlarımızın çeşitliliği, güçlü bankacılık sistemi, genç ve dinamik nüfusu, nitelikli işgücü ve 11 yıldır sağladığı siyasi istikrar ile sağlam, dinamik ve geniş yatırım imkanları sunan bir ülke konumunda" diye konuştu.
Ertaş, Türkiye'nin son 10 yılda yakaladığı ivmeye paralel şekilde SPK olarak hem yatırımcılar hem de şirketler için gelişmiş bir sermaye piyasası oluşturmaya çalıştıklarını belirterek, bunun Türkiye ve bölge için bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Çalışmalarının hedefinde 2023 yılına kadar İstanbul'u dünyanın ilk 10 finans merkezinden biri yapmak olduğunu vurgulayan Ertaş, bu potansiyelin varlığını ve hedefin gerçekleşebileceğine inandıklarını söyledi.
Sağlıklı işleyen bir finans sistemi için olmazsa olmaz temel şartın güçlü bir hukuki altyapı olduğuna dikkati çeken Ertaş, "Son 30 yıllık sermaye piyasaları deneyimi, küresel krizde yaşadığımız deneyim ve 2023 vizyonumuzu bir araya getirdik ve geçen yılın son gününde yeni bir Sermaye Piyasası Kanunu'na kavuştuk. Yeni Kanun'la birlikte ülkemizde yılbaşından itibaren sermaye piyasalarımızı yeniden inşa etmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
"İstanbul İslami finansın önemli merkezlerinden biri olmaya adaydır"
Türkiye'nin son 10 yılda pek çok alanda büyüdüğünü fakat sermaye piyasalarının arzu edilen düzeye gelemediğini dile getiren Ertaş, "Aradaki boşluğu doldurmak üzere, yeni kanundan da aldığımız güçle sermaye piyasalarımızı yeniden inşa ediyoruz. İlk olarak ülkemizdeki 3 borsayı nisan ayında Borsa İstanbul çatısı altında birleştirdik. Uluslararası işbirlikleri ve ortaklıklar için önemli aşamaya geldik. Tüm vadeli ve spot işlemlerin, emtia ve kıymetli madenlerin alınıp satıldığı bir Borsa ile hem yerli hem de küresel yatırımcılara hizmet vermeyi arzuluyoruz. Aracılık sektörü ve portföy yönetimine ilişkin düzenlemeleri yenileyerek Avrupa Birliği (AB) düzenlemeleriyle paralel hale getirdik. Vergi teşvikleriyle destekleyerek ülkemizin bir portföy yönetim merkezi olması yolunda önemli adımlar attık" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Finans Merkezi projesinin aşamalarından birinin de İstanbul'u İslami finans merkezlerinden bir tanesi yapmak olduğunu belirten Ertaş, şunları kaydetti:
"Bu amaçla yeni araç ve kurumlar düzenledik. Sukukla ilgili önemli yenilikler getirdik. Uluslararası alanda uygulaması olan ve genel kabul gören tüm uygulamaları mevzuatımıza kazandırdık. Hazine Müsteşarlığımız 3 milyar dolarlık, özel sektörümüz de 2 milyar doları aşan bir sukuk ihracı gerçekleştirdi.
Geçen hafta özel sektörün 600 milyon dolarlık sukuk ihracına SPK olarak izin verdik. Dün de Hazine Müsteşarlığımız yeni bir ihraç için yatırım bankalarını görevlendirdi. Bu aslında şunu gösteriyor; önümüzdeki dönemde Türkiye, İstanbul İslami finansın önemli merkezlerinden biri olmaya adaydır ve bu potansiyele de sahiptir."
" Türkiye'nin potansiyelinden Arap ülkelerindeki yatırımcılar bu güne kadar yeterince yararlanamadı"
Sermaye piyasalarının altyapısının yenilediklerini belirten Ertaş, "Gayrimenkul sertifikaları, alt yapı gayrimenkul yatırım ortakları, kollektif yatırım kuruluşları gibi pek çok alanda dünyanın en ileri finansal hukuki alt yapısına sahibiz" diye konuştu.
Ertaş, bu yılsonuna kadar Türkiye sermaye piyasalarının mevzuat ve hukuki anlamda dünyanın en ileri ülkesi olacağının altını çizerek, "Türkiye'nin büyük alt yapı projeleri var. Bu projelerin özkaynaklarla ya da bankacılık sistemiyle finanse edilmesi neredeyse imkansız. Geriye tek bir seçenek kalıyor; o da sermaye piyasaları" ifadelerini kullandı.
Alt yapı projelerini üstlenen küresel ve yerli firmaların gelecekte faiz maliyetlerinin artmasıyla mutlaka sermaye piyasalarını kullanacağını vurgulayan Ertaş, SPK olarak sadece Türkiye sermaye piyasalarının değil, bütün bölgenin sermaye piyasalarının güçlenmesini arzu ettiklerini söyledi.
Ertaş, Borsa İstanbul'un yatırımcıların ilgi gösterdiği bir piyasa olduğunu aktararak, "Yaklaşık 300 milyar dolarlık bir piyasa değerimiz var. Borsa'da işlem gören hisse senetlerimizin yaklaşık yüzde 62'si küresel sermayeye ait. Bunun da yüzde 74'ü 8 batılı ülkeye ait. Demek ki Türkiye'nin potansiyelinden Arap ülkelerindeki yatırımcıları bu güne kadar yeterince yararlanamadı" değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası iş birliklerine önem verdiklerini ve özellikle Arap ülkelerinin sermaye otoriteleriyle güçlü ilişkiler kurduklarını anlatan Ertaş, "Önümüzdeki yıllarda yapmamız gereken çok iş var. Öncelikle birbirimizi daha iyi anlamamız lazım. Mevzuatlarımızı uyumlu hale getirmemiz ve uluslararası normlara taşımamız lazım. İşbirliğimizi sadece düzenleyici kuruluşlar arasında değil, iş dünyamızı da katarak düşüncelerimizi eyleme dönüştürmeye ihtiyacımız var" dedi. - İstanbul