Türk Polisinin Jet-Lag Sendromu

Son Güncelleme:

Yapılan istatistiklere göre 12/12 ve 12/24 vardiya sistemi polislerin biyolojik saatini bozuyor.

Psikolojik ve fizyolojik yapılarında tahribatlar yaparak, sosyal ve aile yaşantılarını da olumsuz etkiliyor. Mesleğe başlarken bir çok sağlık testinden geçerek sağlamdır raporu alan polis, belli bir süre sonra çabuk öfkelenir, çabuk sinirlenir ve içine kapanır bir kimlik sergiliyor.

Gelişen olaylar karşısında İleri aşamada kontrol kayıpları başlıyor ve saldırgan tavırlar baş gösteriyor. En önemli nedenlerden birisi olarak diğer memurlara göre günde 3-4 saat ve haftada ortalama (ek görevler hariç) 20-25 saat fazla çalışmaları gösteriliyor. Üstelik fazladan çalışılan bu saatlerin ücretini de alamıyor. Düzensiz ve ucu açık mesai saatleri, her an tekrar göreve çağrılacağının tedirginliği ve huzursuzluğu içinde olması psikolojisini gererek uyku kalitesini etkiliyor. Biyolojik ritmi bozulan polisin işindeki performansı da düşüyor. Özellikle bu vardiya tipi çalışma polisi yoğun stres altında adeta presliyor.

Gelişen olumsuz olaylar karşısında sağlığını koruyamayan polisin depresyona girmesi kaçınılmaz oluyor. İnsanın var oluşunun özelliklerine uygun olmayan bu çalışma sistemi, gece hormonu olarak bilinen ve insan sağlığı için çok önemli olduğu bilimsel verilerle açıklanan Melatonin salgısını ya azaltıyor ya da durduruyor. Gece salgılanan Melatonin hormonunun yokluğu bağışıklık sistemini direk etkileyerek damar ve kalp hastalıklarına zemin hazırlıyor. Sindirim sistemi üzerinde de etkili olan hormon, tümörlerin gelişimini engelliyor ve migrene karşı vücudu koruyor.

Bir gün gece, bir gün gündüz çalışan polisin Melatonin salgısı dengesizleşiyor. Ruhsal ve fiziksel direnci kırılan polisin meslek, aile ve sosyal yaşamı alt üst oluyor. Çaresiz kalan polis doğal bir tepki olarak iletişime geçme yerine elinde olmadan sertleşiyor ve şiddete meğilli bir psikolojiye bürünüyor. Norveç'te yapılan bilimsel nitelikli bir araştırmada yorgun ve uykusuz polislerin istenmeyen olaylar karşısında iletişime geçme yerine şiddete baş vurduğu belirtiliyor. Yapılan testler ve deneyler sonucunda 12/12 ve 12/24 vardiya sistemi çalışan polislerin 2 günde bir JET-LAG a mahzur kaldıkları ifade edilmektedir.Jet-lag insanın 24 saat dilimi içindeki biyolojik özelliklerinin ani değişimler karşısında uğramış olduğu düzensizlikler ve travmalar olarak biliniyor. Jet-lag sendromunun yıkıcı darbelerin olumsuz etkilerinin en sağlam insanda bile 4 günde azaldığı bilinen bir gerçektir.

Fakat bu iyileşmenin 14 gün sürdüğü de olmaktadır. Bilim adamlarının fareler üzerinde yapmış olduğu deneyler de bile gündüz uyutularak geceleri uyanık bırakılan farelerin ömrünün, gündüz uyanık bırakılarak gece uyutulan farelerin ömründen %20 daha kısa olduğu belirtilmiştir. Geçtiğimiz yıllarda bazı illerde uygulanan ERGONOMİK VARDİYA SİSTEMİ ne göre 07/15, 15/23, 23/07 mesai saatleri esasına uygun olarak 8 saat çalışan polisler ayda en çok 6 gece mesai yapıyor. Bu mesai sistemi ile polis daha verimli ve performansı yüksek oluyor.

Ergonomik vardiya sisteminde polislerin İzin ve Rapor alma oranlarının %5 e kadar düştüğü tespit edilmiştir. GBT sorgulamasındaki başarı ve aranan şahısların yakalanma oranı %27 artış göstermiştir. Kazaya karışan ekip otolarının sayısında %22 azalma kaydedilmiştir.

Hırsızlık olaylarında da %18 varan önemli düşüşün olduğu gözlemmiştir. Ayrıca polis kendini toparlamaya başlamış ve Ailesi ile ilişkileri düzelme eğilimine girmiştir. Rahatladığını hisseden polisin yüzü gülmeye başlamış ve kendine güven duygusu gelmiştir.

İnsanoğlunun yaradılışına ve doğanın kanunlarına aykırı olan hayvanların bile tahammül gösteremedikleri bu vardiya sistemlerinden vazgeçilmelidir. Konu ister manevi, isterse bilimsel, isterse bilim ötesi olsun sonuç olarak konunun neresinden bakarsanız bakın, insani, ahlaki, vicdani ve hukuki bütün etik değerlerin ezilmesi insanın içini sızlatıyor.

Kaynak: Bültenler