TÜRSAB 1. Uluslararası Turizm Forumu (2)
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından çevrim içi olarak "Yeniden Doğuş" başlığıyla düzenlenen "1. Uluslararası Turizm Forumu"nun açılışı gerçekleştirildi.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından çevrim içi olarak "Yeniden Doğuş" başlığıyla düzenlenen "1. Uluslararası Turizm Forumu"nun açılışı gerçekleştirildi.
Açılışa konuk olan Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Nadir Alpaslan, ramazanın hayırlar ve güzellikler getirmesini dileyerek, Kovid-19 salgınından kurtulmayı temenni etti.
Salgının bu dönem oldukça yüksek bir boyutta olduğuna işaret eden Alpaslan, "Bu turizm sektörümüzün istediğimiz kıvamda başlaması önünde engeller oluşturuyor. Tabii engelleri kaldırmak adına Türkiye olarak sektör paydaşlarımızla birçok çalışmalar yürütüyoruz. Güvenli Turizm Sertifikası bunlardan bir tanesi. Sadece ülkemizin değil, ülkemize ziyaretçi gönderen ülkelerle birlikte bu salgının bir düzeyde olması lazım ki, sağlıklı bir şekilde işler yürüyebilsin. Tüm dünya ülkelerinin ülkemize turist göndermesi adına çalışmalarımızı, tedbir paketlerimizi sürdürüyoruz." dedi.
"Turizm sektöründe mayıs ayı bitmeden tüm çalışanların aşılarını tamamlayacağız"
Alpaslan, havayolları, oteller, yeme içme tesisleri, yerel esnaf ve turizm sektöründe faaliyet gösterenlerin salgın nedeniyle büyük kayıp sıkıntı yaşadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Bu kayıpları en az düzeyde tutmak adına bazı destek paketlerini devreye koyduk. Ama bu salgın bu kadar yoğun ve geniş bir şekilde devam ettiği müddetçe, yaşanan sorunlara çare olmak her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Turizm sezonuna başlarken biz ülke olarak, bu salgını minimize etmek anlamında gerekli tedbirleri aldık. Bir taraftan da turizm sektöründe çalışanlara karşı yürüttüğümüz aşılama kampanyası, Turizm Geliştirme Ajansımızın koordinasyonunda başlatıldı. Mayıs ayı bitmeden inşallah sektörümüzde başvuru yapan bütün çalışanların aşılarını tamamlayacağız."
Nadir Alpaslan, şunları kaydetti:
"Artık yeni dünyada birçok alışkanlıklar, temizlik ve salgın gibi faktörler gündeme alınarak, yeni biçim ve yöntemlerle yapılmaya başlanacak. Turizm sektörü de son derece hızlı devam eden, dijitalleşmeyle beraber salgın sonrası yeni alışkanlıklar, insanların seyahat etme saikleri de dikkate alınarak, biraz daha evrilecek ve yeni boyutlarla yürütülecek. Dolayısıyla biz sektörde yeni turizm trendlerine göre, tüketici eğilimlerini de dikkate alarak faaliyetlerimizi yürütmek durumundayız. İnsanlar bu bir buçuk yıla yakın süredir salgınla yaşadıktan ve seyahat kısıtlamalarını gördükten sonra, artık bu salgının etkisinin azalmasıyla beraber çok yoğun bir şekilde seyahat faaliyetlerini büyük bir özlemle yerine getirecekler. Yoğun ziyaretçi kabul eden ve cazip gelen ülkelerden biri olan Türkiye'de salgın sonrası ziyaretçi akınlarını, gelen insanların tüketici memnuniyetlerini sağlayacak şekilde organizasyonlarımızı yürütmek zorundayız."
Salgın sonrasında ortaya çıkacak alışkanlıkların tartışılacağı TÜRSAB 1. Uluslararası Turizm Forumu'nun çok faydalı ve etkili olacağını kaydeden Alpaslan, sözlerini, "Bu anlamda TÜRSAB'ı tebrik ediyoruz. Bu çalışmanın faydalarını ve sonuçlarını, biz de bakanlık olarak irdeleyeceğiz. Bu vesileyle formu düzenleyen TÜRSAB yetkililerine teşekkürlerimi sunuyorum." diye tamamladı.
TÜRSAB Ulusl?ararası Turizm Forumu
Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay:
"2019 yılında 34,5 milyar dolarlık turizm geliri elde ettik. Türkiye'nin turizm giderine baktığınız zaman ise 2019 yılında 4,4 milyar dolardı. Yani turizm Türkiye'ye 30 milyar dolarlık net döviz girdisi sağlayan bir sektör"
"Türkiye'nin turizm potansiyeli çok yüksek. Biz eğer bu dönemi iyi atlatabilirsek önümüzdeki yıllarda anormal birikmiş bir tasarruf var. 5,4 trilyon dolarlık bir tasarruftan bahsediliyor. Bunlar aslında birikmiş bir talep olarak karşımıza çıkacak"
Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, turizm sektörünün Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, "2019 yılında 34,5 milyar dolarlık turizm geliri elde ettik. Bu az bir rakam değil. Bu gelir 2020 yılında 12 milyar dolara geriledi. Türkiye'nin turizm giderine baktığınız zaman ise 2019 yılında 4,4 milyar dolardı. Yani turizm Türkiye'ye 30 milyar dolarlık net döviz girdisi sağlayan bir sektör." dedi.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından çevrim içi olarak "Yeniden Doğuş" başlığıyla düzenlenen "1. Uluslararası Turizm Forumu"nun açılışı gerçekleştirildi.
Turagay, forum kapsamında gerçekleştirilen, "Ekonominin Yeni Yol Haritası" başlıklı panelde yaptığı konuşmada, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) son revizyonuna göre, dünya ekonomisinin 2020'de yüzde 3,3 daraldığını, 2021 yılında ise yüzde 6 civarında büyümesinin öngörüldüğünü aktardı.
Dünya ticaretinde ise daralmanın yüzde 9,2 civarında gerçekleştiğini ve bu yıl ise dünya ticaretinde yüzde 7,2'lik bir büyüme beklendiğini aktaran Turagay, "Turizmdeki daralma tabii çok daha fazla içler acısı boyutlarda. Dünya geneli rakamlara baktığımız zaman turizmde yüzde 70'in üzerinde, Türkiye rakamlarına baktığımız zaman ise yüzde 60'lar civarında bir daralma var. Seyahat sayısındaki azalma, yabancı ziyaretçi sayısındaki düşüş turizm sektörünün hizmetler sektörünün çok önemli bir kalemi olduğu için ve bu gelişmelerden de en fazla olumsuz etkilenen sektör de hizmetler sektörü olduğu için turizm sektörü maalesef bu gelişmelerden çok olumsuz şekilde nasibini aldı." diye konuştu.
Salgın dönemde elektronik ticaretin hızla geliştiğini ve Türkiye'den bu alanda adımlar atıldığını ifade eden Turagay, bu gelişmelerin önemli olduğu vurguladı.
"2021 yılı bir 2019 olmayacak ama yaraların sarıldığı bir yıl olacak"
Bakan Yardımcısı Turagay, salgın döneminde özellikle tedarik zincirlerinde tek pazara aşırı bağımlılığın getirdiği sıkıntıyı birçok ülke yaşadığına dikkati çekti.
Bu çerçevede de bu bağımlılığı kırma yönünde adımlar atılmaya çalışıldığını ama bunun kolay olmadığını belirten Turagay, "Baktığınız zaman 2020 yılında büyüyen 2 ülke görünüyor, birisi Çin diğeri de Türkiye. Tedarik zincirlerinde Türkiye önemli bir konuma ulaşmaya başladı Bunu her alanda görüyoruz. Tekstilde, konfeksiyonda, diğer ürünlerde, sanayi ürünlerinde görüyoruz." dedi.
2021 yılında dünya ekonomisinde beklenen yüzde 6'lık büyüme içerisinde Türkiye'nin en önemli pazarları arasında Almanya ve AB ülkelerinin bulunduğunu anımsatan Turagay, "Almanya geçen yıl yüzde 4,9 daralırken, bu sene yüzde 3,6 büyümesi bekleniyor. Bu bizim için önemli. Bunun dışında AB ülkelerinde yüzde 6,6 daralmadan sonra yüzde 4,4'lük büyüme bekleniyor. Ama hiçbir zaman 2021 yılı bir 2019 olmayacak ama yaraların sarıldığı bir yıl olacak." ifadelerini kullandı.
"Turizm Türkiye'ye 30 milyar dolarlık net döviz girdisi sağlayan bir sektör"
Turizm açısından bakıldığı zaman ise Türkiye için en önemli kaynak ülkelerinin Rusya, İngiltere ve Almanya olduğunu belirten Turagay, şöyle devam etti:
"Rusya seyahat kısıtlaması getirdi ama bizim için çok önemli bir ülke. İngiltere'ye bakıyorsunuz 17 Mayıs'a kadar seyahat kısıtlaması vardı ama o süre uzatılıyor. Ne zaman ne olacağı belli değil. Almanya'ya bakıyorsunuz, Almanya'da bugün tartışılan belki sene sonuna kadar seyahat kısıtlamasının devam etmesi ya da seyahat kısıtlaması uygulamasına geçilmesi...Bunlar bizim için neden önemli? 2019 yılında 34,5 milyar dolarlık turizm geliri elde ettik. Bu az bir rakam değil. Bu gelir 2020 yılında 12 milyar dolara geriledi. Türkiye'nin turizm giderine baktığınız zaman ise 2019 yılında 4,4 milyar dolardı. Yani turizm Türkiye'ye 30 milyar dolarlık net döviz girdisi sağlayan bir sektör bu açıdan turizm çok önemli."
"Bu dönemi iyi atlatabilirsek bunlar önümüzdeki yıllarda birikmiş bir talep olarak karşımıza çıkacak"
Sektörün sorunlarını ve ihtiyaçlarını bildiklerini ve hükumetin bu konular üzerinde çalıştığını belirten Turagay, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye'nin turizm potansiyeli çok yüksek. Biz eğer bu dönemi iyi atlatabilirsek önümüzdeki yıllarda anormal birikmiş bir tasarruf var. 5,4 trilyon dolarlık bir tasarruftan bahsediliyor. Bunlar aslında birikmiş bir talep olarak karşımıza çıkacak. Dünyada 20 trilyon doların üzerinde kaynak ve likidite aktarıldı piyasaya. Bu paralar bu likidite bir şekilde Türkiye'ye de gelecek. Gerek turizm olarak gerek yabancı sermaye olarak gelecek. Yeter ki biz ensemizi karartmayalım, yeter ki ülkemize olan inancımızı kaybetmeyelim."