Uluslararası Endüstri Mühendisleri Enstitüsü Konferansı

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Babacan: (2) "Politikaların temeline güveni yerleştirerek, küresel şartlara rağmen mümkün olduğunca öngörülebilir olup, politikalarda sürekliliği sağlayarak, özel sektörün de katkısıyla yüksek büyüme oranlarına ulaşabildik" "Bankalarımız borç vermek, şirketlerimiz yatırım yapmak, tüketicilerimiz de harcamak konusunda son derece istekli"

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,  "Politikaların temeline güveni yerleştirerek, küresel şartlara rağmen mümkün olduğunca öngörülebilir olup, politikalarda sürekliliği sağlayarak, özel sektörün de katkısıyla yüksek büyüme oranlarına ulaşabildik" dedi.


Babacan, Uluslararası Endüstri Mühendisleri Enstitüsü Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de son 10 yıl içerisinde politik ve ekonomik birçok reform yaptıklarını ifade etti.


Türkiye büyük bir sosyal dönüşüm sürecinden geçtiğine işaret eden Babacan, şunları söyledi:


"Demokrasimizin işlerliğinden birçok reformlar yapıldı. İnsan haklarının uygulanmasında ve özgürlükler alanında birçok yeni reform yapıyoruz.  Bütün bunlar demokrasimizi geliştirmek için son derece önemli. Çok şey yaptık, ama bu konuda yapabileceklerimize önümüzde uzun bir listemiz var. Türkiye'de yüksek bir büyüme oranı gördük. 2002 yılında kişi başına düşen milli gelir 3 bin 500 dolarken, geçen sene bu üç kat artarak 10 bin 500 dolara yükseldi.  Krizin hemen ardından 2009 yılında bile, yüksek büyüme elde ettik.


Son üç yıldaki ortalama büyüme oranı yüzde 6,7 oranındadır.  Kriz öncesinde bankacılık, sağlık, sosyal güvenlik sistemindeki reformlar, finansal yönetim mekanizmalarımızdaki kontroller, ekonomimizin temellerini güçlendirdi.  Krize güçlü bir bankacılık sistemi ve kamu finansman durumu, düşük borç ve düşük bütçe açığı ile girmiş bulunduk.  Fakat kriz sırasında yaptıklarımız da ekonomimize yardımcı oldu.  Birçok ülke mali teşvik programları uygularken, biz mali konsolidasyon programı uyguladık. 2009 yılında açıkladığımız üç yılık Orta Vadeli Program bize borcumuzu adım adım azaltmamıza yardımcı oldu."


Başbakan Yardımcısı Babacan, birçok ülkenin bankacılık krizinin bir yansıması olarak kamu açıklarını artırırken, Türkiye'nin GSYH'ya olan borç oranını yüzde 48'den, yüzde 38'e indirdiklerini dile getirdi.


Türkiye'nin bu arada toplam istihdamını da 4,8 milyon artırdığına işaret ederek, "Son bir yılda büyüme oranları daha önceki yıllardan daha düşük olmasına rağmen,  yine de 12 aylık dönemde 1,8 milyon ek iş yaratmayı başardık.  Özel sektörümüz giderek daha fazla istihdam sağlıyor. Neden? Çünkü Türkiye'nin geleceğin güveniyorlar" değerlendirmesinde bulundu.


Babacan, aynı anda kamu borcunu düşürmek, yüksek büyüme sağlamak ve yüksek istihdam oranına ulaşmanın kendileri için son derece önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:


"Biz  'mali disiplin ya da büyümeden birini seçmek zorundasınız bir karar verin' tuzağına düşmedik.  Biz dedik ki; bununun ikisini de aynı anda yapabiliriz. Eğer bir hükümet bütçesi ve açığı konusunda öngörülebilirse, özel sektör kendini çok daha güvende hissediyor.


Bankalarımız borç vermek, şirketlerimiz yatırım yapmak, tüketicilerimiz de harcamak konusunda son derece istekli.  Türkiye'de bu şekilde yüksek büyüme oranlarını elde edebildik. Politikaların temelin güveni yerleştirerek, küresel şartlara rağmen mümkün olduğunca öngörülebilir olup politikalarda sürekliliği sağlayarak özel sektöründe katkısıyla yüksek büyüme oranlarına ulaşabildik."


- İstanbul

Kaynak: AA