Washington Post Yazarı Ignatius: ABD Suriye'de Söz Sahibi Olmak İstiyorsa İdlib'de Olası Bir...
Washington Post gazetesi yazarlarından David Ignatius, ABD'nin Suriye ordusu ile Rusya'nın İdlib'e yönelik harekatını engellemesi ve büyük bir insani krizi önlemesi gerektiği yorumunda bulundu.
ABD'nin Washington Post gazetesi yazarı David Ignatius, ABD'nin Suriye ordusu ile Rusya'nın İdlib'e yönelik harekatını engellemesi ve büyük bir insani krizi önlemesi gerektiği yorumunda bulundu.
Ignatius yazısında ABD'nin daha aktif bir politika izlemesi gerektiği yorumunu yapıyor.
Ignatius "Eğer ABD Suriye oyununa geri dönmek istiyorsa, İdlib'de olası bir katliamı engellemeli ve ülke çapında beraber yaşama sürecini cesaretlendirmeli" dedi.
ABD yönetiminin Suriye'ye yönelik çabalarını "7 yıl geç ve sınırlı" olarak niteleyen Ignatius, en azından Trump yönetiminin son 18 aylık karasızlığı terk ederek Suriye'deki çıkarlarının sadece IŞİD'i yok etmek olmadığını kabul ettiğini yazdı.
Yazıda bir ABD'li yetkilinin "Şu anda işimiz, biz istediğimizi alana kadar Rusya ve Suriye rejimi için açmazlar yaratılmasına yardımcı olmak" dediği de aktarılıyor.
Ignatius, "Bu yaklaşım çerçevesinde üç kilit ABD müttefiki olan İsrail, Türkiye ve Ürdün'e ABD'nin Suriye konusunda müdahil kalmaya devam edeceği güvencesi veriliyor" diyor.
'Türkiye en hassas konu'
Ignatius Washington'un Suriye'nin komşularını ABD'nin etkisi konusunda ikna etmede zorlanabileceğini de ifade ediyor.
"Türkiye en hassas konulardan biri olabilir. Türkiye-ABD ilişkileri Amerikalı Pastör Andrew Brusonson nedeniyle zedelendi. Ancak Suriye sahasında Türkiye ve ABD arasındaki anlaşmanın () ardından altı ay öncesine kıyasla çok daha iyi. Başka bir değişle Rusya tüm yanıtlara sahip değil."
Makalede Trump'ın ABD'nin Suriye'deki rolü hakkında kişisel taahhütünün açık olmadığını ancak eski Irak ve Türkiye büyükelçisi James Jeffrey'nin Suriye politikasını koordine etmek için göreve getirilmesinin yenilenmiş politikanın hükümet tarafından desteklendiğini ortaya koyduğu belirtildi.
Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib, Halep ve Dera'nın düşmesinin ardından silahlı muhaliflerin ve cihatçı örgütlerin sığındığı bir bölge.