Yalçın Küçük'ün Gözünden İtirafçılık ve Mahpushane Yaşamı

Son Güncelleme:

Yalçın Küçük, itirafçılığın dinamiklerini ele aldığı 'İtirafçıların İtirafları' kitabında, itirafçının korku ve yeni kimlik kazanımıyla yaşamındaki çatışmaları analiz etti. Küçük, yazdığı notlarla insan onuru ve korkunun etkilerini vurguladı.

Yalçın Küçük, birçok mahpushane dolaştı ve en çok Gebze Mahpushanesi'ni sevdi. Koğuştakiler ona rahat çalışması için ayrı bir yer yaptı. Bu dönemde itirafçılık üzerine çalıştı, eskiden pişmanlık kanunu olarak bilinen ve şimdi etkin pişmanlık adıyla anılan konuyu ele aldı. Haziran Yayınevi tarafından Nisan 1987'de yayınlanan 'İtirafçıların İtirafları' kitabında, itirafçılığın dinamiğini çözümlemeye çalıştı.

Küçük'e göre itirafçı, korku nedeniyle kendini kusan ve yeni bir kimlik kazanan, ancak asla tam bir kişilik olamayan bir figürdür. İtiraf, itirafçıyı hapisten çıkarır ama utanç bırakır. Devletin ihbar ve itirafçılık beklentisine karşılık, itirafçının ödülü özgürlüktür. Küçük, yazılarını kartlarına not alır, düzeltme yapmazdı ve bu notlar doğrudan yayımlanırdı. Kırmızı ipek atkılarını sever, yaz kış takardı.

'Aydınlar Dilekçesi' davasındaki savunmasında, asıl ölümün insan onurunun kırılması olduğunu vurguladı. İlhan Berk'in 'Günlük İşlerdenmiş Gibi Ölüm' şiirini anımsatarak, yaşam ve ölüm üzerine düşüncelerini paylaştı. Küçük'ün itirafçılık tanımları, insanlık durumunu ve korkunun etkilerini yansıtıyor.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi