Yarışmacı Anlayışını Benimsedik
Başbakan Yardımcısı Arınç, AK Parti'de herkesin önünün açık olduğunu söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanları Eğitim ve Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada partide herkesin önünün açık olduğunu belirterek, "Biz, 'Yarışmacı siyaset' ilkesini benimsedik partiyi kurarken. Diğer partilerin küçülmesinin ve sonunda da yok olmasının tek sebebi olagarşik bir yapıdır" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Siyasi ve Hukuki İşler Başkanları Eğitim ve Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin Başkanlığı'nda yapılan toplantıda, "Hükümetin İcraatları" konusunda konuşma yaptı. Arınç, AK Parti'nin 3 dönemden bu yana oy oranını arttırarak tek başına iktidar olduğunu anımsatarak, "Çoğu zaman düşünmüşümdür bu başarının altında ne sır yatıyor ' Neden hiçbir partiye nasip olmayan başarı, 10 yıldır bu partiye nasip oldu' Cenab-ı Hak imkan verirse, milletimiz desteğini devam ettirirse, biz de büyük hatalar yapmazsak, fitne ve fesat aramızda yeşermezse 3 dönemden değil heralde 13 dönem daha Türkiye'de AK Parti'nin iktidarını herkes görecek, yaşayacak. Bu bir hayal değil" diye konuştu.
Arınç, AK Parti'nin başarılarını incelemek üzere kitaplar yazılabileceğini tezler hazırlanabileceğini ifade ederek şöyle konuştu;
"Ama kitaplardan, tezlerden önce küçük bir karikatür her şeyi anlatıyor. Bu karikatürde Başbakan Erdoğan heybetli bir şekilde durarak karşısındaki 2 kişiye "Söyleyin bakalım hanginiz bana oy verdiniz?" diye soruyor. Başbakan Erdoğan'ın karşısında başı eğik duran iki kişi Kılıçdaroğlu ve Bahçeli. Peki bu başarının temelinde ne var? Bence öncelikle hizmete endeksli siyasetin büyük önemi var. Parti kurulurken Türkiye'de siyasetin iyice yıpranmıştı, siyaset kurumu insanların güvenmediği, nefret ettiği bir kurum haline gelmişti. Türkiye'den 50 bin kişiyle parti kurmaya karar verdik. Siyeset bir yönetmeyse halk iyi yönetilmeli, refah düzeyi yükseltilmeliydi. Yolumuzu 'hizmet' olarak belirledik."
Sağlık, eğitim, ulaşım, yargı alanlarında Türkiye'nin AK Parti ile bir dönüşüm geçirdiğini söyleyen Arınç, şöyle dedi:
"Şüphesiz işin başında ekonomi çok önemliydi. 2000'lerde yaşanan ekonomik buhran herkesi fakirleştirmişti. Enflasyon azmış, faizler çıldırmış, Türkiye dışarıdan kredi bulamıyordu. Adete kendi kendini bitiren Türkiye'de ekonomi baş aşağı olmuştu. ve siz böyle bir ekonomiyi devralarak, ekonominin makro dengelerini oturtacaksınız, insanlar nefes almaya başlayacak, üretim kapasitesi artaracak, ihracat artarak, istihdamı arttıracaksınız. Hamdolsun tüm bu talepler zaman içerisinde yerine getirdik. KÖYDES projesiyle köylerimizi su ve yol hizmeti götürdük. Aynı şekilde BELDES ile beldelerimize de bu hizmetleri götürdük. Kısacası hizmet önemlidir. Vatandaşlarımıza ne hizmet götürdüysek bu size karşılığı döndü. 50 sene önce ne ne yapılmadıysa biz onları kat kat yaptık. Ak Parti'nin kimliği muhafazakar demokrasidir. Bu kimliğimiz millet tarafından benimsendi. Muhafazakar kimliğimizin yanına demokrasiyi ekledik. Bu bizim için çok önemli. İfade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü Türkiye'de 100 kat genişledi."
"TÜRKİYE'NİN BÖYLE BİR SİYASETE İHTİYACI VARDI"
"Cesur, kararlı olacağız, halka güven vereceğiz' dedik. Önceki siyasetçiler hep maddeye yönelik vaatlerde bulunurlardı. Biz milletten emanetimizi aldık, milletimize hizmet etmekle yükümlüyüz. Bu hizmeti yaparken karşımıza kim çıkarsa onun karşısında dik duracağız, cesur olacağız, kararlı olacağız. Popülist olmayacağız, seçim kazanmak için değil geleceğe nesiller için çalışacağız. Bunun en güzel örneği son seçimlerde oldu. CHP 'Her eve 600 lira maaş bağlayacağız' vaadinde bulunurken biz 2023 vizyonunu ortaya koyduk. Türkiye'nin böyle bir siyasete ihtiyacı vardı. Bu bütün unsurlar halkın güvenini üzerimizde topladı. Halkın güveni önemlidir. İtibarı bir günde kazanamazsınız, yıllar geçmesi gerekir. Allah saklasın kaybetmek için bir an bile yeterlidir. Bizi itibarsızlaştıracak, milletin gözünden düşürecek bir hatanın, günahın içinde olmadık. Münferit olaylar vardır ama biz milyonları içerisinde toplayan bir partiyiz. 22 milyon oy alan bir siyasi partide ve bir buçuk milyon faal görevlisi olan bir partide birkaç kişinin densizlik etmesi elbette mümkündür. Ama bu büyük camiaya zarar verecek duruma da gelmemiştir. Aramızdaki kardeşliği bozmak isteyenlere izin vermeyeceğiz."
Arınç, AK Parti'de herkesin önünün açık olduğunu, partiyi kurarken, 'Yarışmacı siyaset' ilkesini benimsediklerini kaydederek, "Diğer partilerin küçülme ve sonunda da yok olmasının tek sebebi olagarşik bir yapıdır. Genel Başkan çevresindeki 5-10 kişidir. Onların partiye ve partinin imkanlara sahip olması, onların dışındakilerin sadece boşu boşuna koşan insanlar haline getirilmesidir. Nerede Demokrat Parti, Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi, nerede diğer siyasi partiler? Bir zamanlar iktidar olan partileri, kendi iç çekişmelerinden dolayı, önlerinin kapalı olmasından dolayı, birbirlerini sevmemekten dolayı yok oldular gittiler. Türkiye'de AK Parti'nin kurulmasıyla ak ve kara daha iyi ayırt edilmeye başlandı. Ülkemize yaptığımız, insanımıza yaptığımız her hizmet Türkiye'de toplumsal barışı kurmaya da çok önemli bir katkı sağladı. Doğu'sundan Batı'sına, Kuzey'inden Güney'ine hangi etnik kökeni olursa olsun, hangi inancı olursa olsun kaynaşmaya, farklılıkları zenginlik olarak daha yakından görmeye başladık" diye konuştu.
Bu durumun dış politikada yansımalarınnda çok önemli olduğunu kaydeden Arınç konuşmasını şöyle tamamladı:
"Geçmişte dışarıda sözü dinlenen, itibarlı bir Türkiye yoktu. Ama 2002 sonundan bu yana Türkiye bir mihenk noktası oldu. Özellikle Davos'tan sonra yaşanan süreçte İslam alemi ve Arap aleminde Türkiye'ye olan hayranlığın ne kadar arttığını biliyoruz. Bizim de o zaman ABD ile, İsrail ile ilişkilerimizin yerli yerine oturduğunu söylemeliyiz."