Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Düzenlemesinde İstisna Kar ve Zararların Mahsubu Tartışılıyor

Son Güncelleme:

7524 sayılı Kanun ile getirilen yurt içi asgari kurumlar vergisi düzenlemesi, mükelleflerin vergi yükünü artıracak iddialarıyla gündemde. Avukatlar, zararın mahsup edilememesinin adaletsizlik yarattığına dikkat çekiyor.

7524 sayılı Kanunla, Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen 32/C maddesi ile yurt içi asgari kurumlar vergisi getirilmiştir. 2025 ve sonraki yıllar için geçerli olan bu düzenlemeye göre, hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde 10'undan az olamayacaktır. Bazı indirim ve istisnalar asgari vergiye konu olmayacak, bazıları ise üzerinden %10 vergi ödenecektir.

İstisna faaliyet ve işlemlerden doğan zararlar, mevcut beyanname programına göre vergiye tabi kazançlardan mahsup edilememekte ve kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmaktadır. Bu durumda, zararlar karlara mahsup edilememekte ve sadece karlar üzerinden asgari vergi alınmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 25 no. lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği Taslağı'nda, aynı türden istisna faaliyetlerden doğan kar ve zararların birbirine mahsup edilebileceği, farklı türden olanların ise mahsup edilemeyeceği belirtilmektedir. Ancak bu düzenleme, zararların görmezden gelinerek sadece karlar üzerinden vergi alınmasına neden olmakta ve Hazine lehine sonuç doğurmaktadır.

Örnek olarak, iki taşınmaz devrinden birinden 3.500.000 TL kar, diğerinden 1.500.000 TL zarar oluşması durumunda, zarar kanunen kabul edilmeyen gider olarak eklenmekte, kar ise istisna olarak gösterilmekte ve 3.500.000 TL üzerinden %10 asgari vergi alınmaktadır. Oysa istisna işlemler topluca değerlendirilse, net 2.000.000 TL kar üzerinden 200.000 TL vergi ödenecektir. Bu durum, mükelleflerin fazladan vergi ödemesine yol açmaktadır. Benzer şekilde, farklı istisna faaliyetlerden doğan kar ve zararların mahsubuna izin verilmemesi de adaletsizlik yaratmaktadır. Uzmanlar, Maliye İdaresi'nin bu görüşü terk ederek, tüm istisna kar ve zararların mahsubunu sağlayan bir düzenlemeye gitmesini önermektedir. Aksi takdirde, çok sayıda uyuşmazlığın çıkması kaçınılmazdır.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi