2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu İzmir'de Başladı
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Tarafından Düzenlenen 2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu İzmir'de Başladı. Ege Üniversitesi Kültür Sanat Evi'nde Gerçekleştirilen Sempozyuma, Akademisyenler ile Çok Sayıda Öğrenci Katıldı.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 2. Bölgesel Kalkınma ve Yönetişim Sempozyumu İzmir'de başladı. Ege Üniversitesi Kültür Sanat Evi'nde gerçekleştirilen sempozyuma, akademisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı.
Sempozyumun ilk günü Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Ayda Eraydın'ın Başkanlığında, Manchester Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alan Harding ile Amsterdam Üniversitesi'nden Prof. Dr. Willem Salet'in katıldıkları oturumla başladı. Konuyla ilgili olarak açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ayda Eraydın, bölgesel gelişme tartışmalarının son dönemde değiştiğini belirtti. Bunun nedeninin devletin rolünün değişmesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Eraydın, Türkiye'de de devletle birey arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanması gerektiğini belirtti. Türkiye'de sivil toplum örgütlerine olan güvenin yeni kurulmaya başladığını ifade eden Prof. Dr. Eraydın, İzmir'de gerçekleştirilen bir araştırma sonucunda, sivil toplum örgütlerine üye olan kişi sayısının halen çok az olduğunu belirtti. Devlet ve birey arasındaki ilişkinin zaman zaman kopuk olduğunu ifade eden Eraydın, "İnsanlar geri bildirimde bulunmuyor. Kamu kuruluşlarının da birbirleriyle olan ilişkileri çok zayıf, hatta zaman zaman göstermelik ilişki kuruluyor. Mahalle düzeyinde yapılan anketlerde bile karşılıklı ilişkilerin çok zayıf olduğu ortaya çıktı." diye konuştu. Sempozyumda söz alan Manchester Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alan Harding, İngiltere olarak bölgesel eşitsizlik konusunda çok endişeli olduklarını belirtti. Amaçlarının şehirlerarası eşitsizlikleri ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Harding, "1950 ve 1970'lerde bölgesel dengesizlikleri göz önünde bulundurarark insanları Londra'dan diğer yerlere doğru kaydırmaya başladık. Ancak sanayi krizinin yaşanması bir süre devam eden başarıyı başarısızlığa dönüştürdü." dedi. Büyük şehirlerin zaman içinde kendilerini yeni bilgi ekonomisine adapte etmeye çalıştıklarını ifade eden Harding, İngiltere olarak tekrar kent politikalarına yatırım yapmaya başladıklarını belirtti. Farklı küçük bölgelere özgü yöntemler geliştirmeye başladıklarını ifade eden Harding, 15 yıldır sürekli büyüyen bir ekonomik gelişme kaydettiklerini ancak burada en büyük katkının hükümetten çok özel sektör olduğunu söyledi. Türkiye'de de benzer olarak kalkınma ajanslarının kurulmaya başladığını belirten Prof. Dr. Harding, "Bir çeşit kamu kurumu gibi hareket eden bu ajanslar çok önemlidir. Kalkınma ajansları bölgesel görünürler ancak asla ulus-devlet için bir tehdit oluşturmazlar." dedi. Londra'da zaman içinde merkezle çevre şehirler arasındaki gerilimi azaltmaya çalıştıklarını vurgulayan Harding, "Londra'nın tüm ülke ekonomisini itmesini istiyoruz. Küresel bir yarış yaşanıyor. Londra'da bundan geri kalamaz. Bu şehrin lider olarak işlevini sürdürmesini istiyoruz. Ancak bunun yanısıra çevresel sürdürülebilirlik projesini de gerçekleştiriyoruz." dedi. Sempozyumda konuşmacı olarak yer alan Amsterdam Üniversitesi Öğretim Üyesi Williem Salet ise, tüm alanlarda sosyal bir hareketliliğin varolduğuna dikkat çekti. Artan bir şekilde işgücü, konut ve hatta aile ilişkilerinde bile bu hareketliliğin gözlendiğini belirten Prof. Dr. Salet, "Benim yaşadığım şehirde hane mensuplarının yüzde 1 ya da 2'si o evde yaşıyor. Halkın çoğu bulunduğu yeri terketmiş.Artık şehirler de değişime uğruyor" dedi. Bu değişikliğe ayak uydurmak için yeni projelerin üretilmesinin zorunlu hale geldiğini ifade eden Prof. Dr. Salet, "Artık belediyeler bile kendi sınırlarını aşıyorlar. Sadece kent içinde değil sınırlar dışında da değişen faaliyetler söz konusu." diye konuştu.
(YB- Mİ-
(YB-Mİ-)
25.10.2007 14:43 TSİ