2014 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda

Son Güncelleme:

CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi: "Hukuksuz birçok davada hiç sesini çıkarmayan Sayın Başbakan ve Bakanlar, şimdi masumiyet karinesine sıkı sıkıya sarılmış durumdalar.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, İstanbul merkezli operasyonu değerlendirirken, "Hukuksuz birçok davada hiç sesini çıkarmayan Sayın Başbakan ve Bakanlar, şimdi masumiyet karinesine sıkı sıkıya sarılmış durumdalar. Soruşturmayı sulandırmaya çalışmaktadırlar" dedi.


TBMM Genel Kurulu'nda, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki son konuşmalar sürüyor.


Tasarı üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, İstanbul merkezli operasyona değindi. Kamuoyuna intikal eden bilgilere göre 4 Bakan hakkında çeşitli iddiaların söz konusu olduğunu belirten Hamzaçebi, masumiyet karinesine saygı duyduklarını ancak hükümetin de soruşturmaya müdahale etmemesi gerektiğini söyledi.


Mevcut tablonun, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde bir tablo olmadığını ileri süren Hamzaçebi "Hukuksuz bir çok davada hiç sesini çıkarmayan Sayın Başbakan ve Bakanlar, şimdi masumiyet karinesine sıkı sıkıya sarılmış durumdalar. Soruşturmayı sulandırmaya çalışmaktadırlar. Savcıların yanına başka savcılar görevlendirildi, polis ve emniyet müdürleri görevlerinden alındı" dedi.


Görevden alınmalarda, savcı tarafından görevlendirilen polislerin neden amirlerine bilgi vermedikleri gibi bir gerekçenin gösterildiğini belirten Hamzaçebi, şöyle devam etti:


"Polis, cumhuriyet savcısının emriyle görev yapıyor. Savcılara karşı sorum. Amirlerine bildirirse suç teşkil eder. 'Amirlerine bile haber vermiyorlar. İçişleri Bakanı'nın oğlu tutuklanıyor, Bakan'ın haberi yok. Böyle vahim ve acıklı bir durum olabilir mi?' diye durumdan şikayet edenler, gerçekte bir hukuk kuralını ayakları altına almaktadırlar. 'Bizim hükümet dönemimizde Bakanların oğlu da  gözaltına alınır, bunlardan Bakanların da haberi olmaz. Biz böyle bir sistem kurduk' diyerek bundan bir övünç payı çıkarmak yerine polis ve emniyet müdürlerini cezalandırmak isteyen hukuk dışı bir anlayış var. Türkiye'de vahim bir durum var. 'Neden polisler amirlerine bunu haber vermedi...' Bu suçtur. Yani bu şu demektir: 'Ciğeri neden kediye emanet etmediniz?'


Bütçe görüşmelerinde bu konu yeterince irdelenmeli. Dört Bakanla ilgili olarak ilgili fezleke hazırlandığı bilgisi basında yer aldı. Bu fezlekeler ne durumdadır? Hükümet bilgi vermeli.


Bütçe görüşmeleri bugüne kadar olmadığı şekilde meşruiyetini yitirmiştir. Sayıştay raporlarının yokluğu nedeniyle esasen meşruiyet tartışması içine giren bu bütçe şimdi savcılarca yürütülen soruşturmalar nedeniyle ikinci bir meşruiyet tartışmasının içine girmiştir. Meşruiyet sadece parlamento çoğunluğu ya da hükümetin arkasındaki halk desteği değildir. İkinci şart o hükümet doğru ve adil işler yapacaktır. Yoksa hangi oyu alırsa alsın meşruiyetini yitirmiştir."



-"Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'na gelin oy vermeyin"



Hamzaçebi, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin Sayıştay raporları ile ilgili verdiği bilginin eksik olduğunu savundu.


İktidarın, 'denetim raporları parlamentoya gelecek benim usulsüz işi millet bilecek' diye düşündüğünü ve bir yasa çıkardığını iddia eden Hamzaçebi,  bu şekilde, Sayıştay'ın sunması gereken raporların kapsamının daraltıldığını iddia etti.


Söz konusu düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi'ne taşıdıklarını ve mahkemenin bunu iptal ettiğini anımsatan Hamzaçebi, "Hükümeti telaş aldı. AKP Grubu yeni bir kanun teklifi ile Meclis'e geldi. Sayıştay'ın raporlarını budamak için bir teklif verildi. Biz tepki gösterdik. Hükümet geri adım atmak zorunda kaldı. Hükümet bu sefer fiilen, bütün üyelerini kendi tayin ettiği Sayıştay'daki Rapor Değerlendirme Kurulu üzerinden raporlara müdahale ederek, denetim bulgularını bu raporlardan çıkardı" diye konuştu.


Sayıştay'ın Adalet Bakanlığı ile ilgili raporunu gösteren Hamzaçebi, raporda, "denetim görüşü oluşturmak amacıyla gerekli bilgi ve belgelerin sağlanamadığı için mali rapor ve tabloları hakkında görüş bildirilememektedir" ibaresinin bulunduğunu söyledi.


Denetim raporunda, denetim bulgu ve belgelerinin yer alması gerektiğine dikkati çeken Hamzaçebi, şöyle devam etti:


"Meclis'ten kaçıyorsunuz. Bütçe hakkına saygı göstermeyen bir iktidar var. Sayıştay'ın denetim bulgularını TBMM'den gizleyen bir hükümet var. Bu bütçe meşru değildir. Türkiye'de bütçe oylamaları aynı zamanda güven oylamalarıdır. Sayıştay raporları olmadan kabul edilen bu bütçeler nedeniyle CHP olarak bütçeye 'hayır' diyeceğiz.


İktidara sesleniyorum:  Bu yolsuzluk iddialarından sonra, denetimin öneminin ortaya çıkmasından sonra, memleketi bütçesiz bırakmamak için oy verebilirsiniz. Ama Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'na gelin oy vermeyin. Hesap vermeyen hükümete buradan ders verelim."



-"Doğalgaz karneye bağlandı"



AK Parti'nin artık yorulduğunu, bir "metal yorgunluğunun" söz konusu olduğunu iddia eden Hamzaçebi, görüşülen bütçenin "iktidar yorgunu AK Parti'nin bütçesi" olduğunu öne sürdü.


TUİK'in genel yaşam koşullarına ilişkin araştırma sonuçlarından örnekler veren Hamzaçebi, buna göre vatandaşın yüzde 61'inin borç ve taksitlerini ödemekte, yüzde 37'sinin ısınma ihtiyacına karşılamakta güçlük çektiğini dile getirdi.


Vatandaşların oturduğu evlerin yüzde 41'inin çatısının sızdırdığını, duvarlarının nemli olduğunu ve bunların onarım imkanının bulunmadığını anlatan Hamzaçebi, "Vatandaş bütçesini borçla çeviriyor. Tüketici kredisi AB'nin iki katına ulaştı. Hükümetin bu konuda aldığı önlemler var, kutluyorum. Kredi kartlarını sınırlandırıyor ve taksit sayısını azaltıyor. Ama ısınma konusunda aldığı karar tebrik etmeye değer. Ankara'da doğalgaz karneyle dağıtılıyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki CHP'yi karne ile eleştiren iktidar, 2023 vizyonuna giderken, doğalgazı karneye bağlamış durumda" diye konuştu.



-Neti değil bürütü ele alıyor"



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın asgari ücretle alım gücünü örneklendirirken farklı bir ölçü kullandığını belirten Hamzaçebi, Erdoğan'ın bu konuda verdiği rakamların hepsinin yanlış olduğunu ileri sürdü.


Erdoğan'ın, satın alma gücünü fazla göstermek için asgari ücretin netini değil bürütünü ele aldığını savunan Hamzaçebi, şöyle devam etti:


"(2002'de ekonomi kötüydü) diyor. 1946-2002 büyüme oranı yüzde 5.4'tür. Sayın Babacan diyor ki '1946 olmaz çünkü savaştan sonra ekonomi hızlı büyür, ortalamayı yükseltir. 1939'u alalım' diyor. Sayın Babacan, 1939 yılı İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıç yılıdır. 1939'dan 1945'e kadar bütün ekonomilerde küçülme vardır. Yani, 'Savaşı da katalım da bu büyüme oranını aşağı çekelim' diyorsunuz. O zaman, 1924 ile 1938 arasını alalım. Büyüme 7.3'tür. Siz ne büyümüşsünüz 2003-2013'de; 4.8. 1924-2002 arasında büyüme 4.6'dır. Savaşlar, darbeler var. Her şey var.


Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik, döndük arkamıza baktık Sayın Başbakan, sayın hükümet bir arpa boyu kadar yol gidememiş"


Gelişmekte olan ülkelerde büyümenin yüzde 6'nın üzerinde olduğuna işaret eden Hamzaçebi, Türkiye'nin bunun gerisinde kaldığını ifade etti.



-"O rakamları bilmiyor"



Başbakan Erdoğan'ın, 2002 yılında iç tasarrufun düşük olduğundan bahsettiğini anlatan Hamzaçebi, o dönemde toplam iç tasarrufların milli gelirin yüzde 18'i olduğunu anımsattı. Şu an ise bu oranın, 30 yılın en düşük seviyesine gerileyerek yüzde 12.6'ya kadar düştüğünü belirten Hamzaçebi, tasarruf edemeyen ekonominin yatırım da yapamayacağını dile getirdi.


İktidarın istihdam konusunda da başarılı olamadığını belirten Ha, 1990'larda yüzde 8 seviyesinde olan işsizlik oranının, AK Parti iktidarları döneminde yüzde 10 bandına oturduğunu söyledi.


Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın verdiği bazı rakamlara ilişkin, "Otellerin kırmızı halılarında yürümekten halkın arasında yürümeyi unuttuğu için o rakamları bilmiyor" dedi.



- Simit ve çay hesabı



Başbakan Erdoğan'ın "simit ve çay endeksi"ne de değinen Hamzaçebi, şöyle devam etti:


"Sayın Başbakan, 2002 yılının ilk yarısında yaptığı mitinglerde bir aileyi anne, baba ve üç çocuk olmak üzere 5 kişiden oluşuyor kabul ederken, 2002'nin ikinci yarısında aile fertleri sayısı'nı 6'ya çıkardı. Asgari ücret artınca, simit çay hesabının tutabilmesi çin aile fertlerinin sayısını 6'ya çıkardı.


2002'de Sayın Başbakan Trabzon Meydanı'nda hitap ediyor. Simit ve çay hesabında 6 kişilik aile için 220 lira lazım olduğunu söylüyor. Beş kişi için bu rakam 184 liraya inecek. Asgari ücret de 184 liraydı. Bu nedenle o da hesabı değiştiriyordu.


Bu bütçede bir hesap daha yaptı. Beş kişi için 450 lira çıkardı. Sayın Başbakan herhalde simit ve çay fiyatlarını danışmanlarına soruyor. Onlar da kızmasın diye doğru bilgi vermiyorlar. Dört yıldır bu simit ve çay fiyatları artmadı mı? Simit ve çay hesabı çökmektedir. Simit çay hesabı yaparak iktidara geldiniz, simit çay hesabı ile iktidardan gideceksiniz.


'Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar' diyerek 3 Y ile iktidara geldiniz, şimdi yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar, 3 Y ile iktidardan gideceksiniz. O günleri yaşıyoruz."


Hamzaçebi, Türkiye'nin çaresiz olmadığını, çözüm bulacak iktidar olanağına sahip olduğunu ifade etti. - TBMM

Kaynak: AA