4. İstanbul Finans Zirvesi

Son Güncelleme:

Ekonomi Bakanı Çağlayan: "Türkiye geçmişteki yanlış politikaların kurbanı olmuştur. Türkiye Doğu ve Güneydoğusunu bir sürgün bölgesi olarak göstermiş ve zaten bu bölgeyi gözden çıkarmış bir yapıya getirmiştir"

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Doğu ve Güneydoğu bölgelerine yapılan yatırımlarda son dönemde yaşanan artışlara işaret ederek, "Türkiye maalesef geçmişteki yanlış politikaların kurbanı olmuştur. Geçmişte Türkiye doğu ve güneydoğusunu bir sürgün bölgesi olarak göstermiş ve zaten bu bölgeyi gözden çıkarmış, dışlanmış bir yapıya getirmiştir" dedi.


Çağlayan, Anadolu Ajansı'nın (AA) resmi iletişim sponsoru olduğu ve "Kalıcı Büyümenin Finansmanı" temasının işlendiği 4. İstanbul Finans Zirvesi kapsamında düzenlenen özel mülakatta istihdamın korunması, Türkiye'nin geçmişteki kırılgan yapısı ve seçim ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Bakan Çağlayan, "Türkiye'nin istihdam yapısı bugün Avrupa'nın tam tersi bir yapı halinde. Küresel krizin Avrupa' ya getirdiği istihdam kaybı 6 milyondan fazla. Ülkemiz şu an da Cumhuriyet tarihinin en yüksek istihdam rakamına ulaştı. 26 milyon 300 bin Türkiye'de istihdam var ve geçtiğimiz 4 yılda Avrupa da ciddi istihdam kaybı yaşanırken, Türkiye istihdamını 5 milyon artırdı, Türkiye'yi diğer ülkelerden ciddi bir şekilde ayırmak lazım. Bu ülkede her yıl yaklaşık 1 milyon yeni insanımız iş dünyasına giriyor" değerlendirmesinde bulundu.


Geçmiş 10 yılda Türkiye'ye yapılan doğrudan yatırımlar ile ilgili katılımcıları bilgilendiren Çağlayan, Avrupa Birliği'nin yaklaşık 2 yıl önce açıkladığı raporda, Avrupa'da 10 yıl içinde 1 milyon 600 binden fazla işletmenin kapanacağını öngördüğünü aktardı.


Çağlayan bu şirketlerin kapanma sebebinin ekonomik olmadığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Sebep, bu şirketlerin işi devredeceği ikinci ve üçüncü jenerasyonun olmayışı ve çalıştıracak iş gücü teminindeki zorluktur. Ülkeler yatırım yapacağı ülkede çalıştıracak iş gücü bulamıyorsa, iş gücünün niteliği yoksa istediğiniz kadar teşvik verin bir işe yaramaz.


"Sayın Başbakanımız önce '3 çocuk' diyordu, şimdi 'En az 3 çocuk' demeye başladı. Çünkü Türkiye bugünkü mevcut yapıda devam ederse, 25 yıl sonra 2038 yılında bugünkü Avrupa'nın durumuna düşme riskiyle karşı karşıyadır" ifadelerini kullandı.



-"İstihdam Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu için çok daha önemli"



İstihdamın Türkiye'nin her şehri için önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, terör meselesi dikkate alındığında ülkenin doğusu ve güneydoğusu için bunun çok daha önemli olduğunu söyledi.


Zafer Çağlayan, bu kapsamda yeni teşvik sisteminde planlanan 6'ıncı bölgenin olanakları konusunda katılımcılara bilgiler vererek, sistemin bu bölgedeki insanları muhtemel terör belasının eline düşmekten kurtaracak, onları AŞ ve iş sahibi yapacak, onları doğduğu yerde doyuracak bir düşünceyle kurulduğunu anlattı.


Geçmişte Doğu ve Güneydoğu ile ilgili yanlış politikalar uygulandığını belirten Çağlayan, şunları kaydetti:


"Yatırımcılar rahatı, huzuru, güveni ve istikrarı görerek yatırım yapıp yapmayacağına karar verir. Türkiye maalesef geçmişteki yanlış politikaların kurbanı olmuştur. Geçmişte Türkiye doğu ve güneydoğusunu bir sürgün bölgesi olarak göstermiş ve zaten bu bölgeyi gözden çıkarmış, dışlanmış bir yapıya getirmiştir. Doğu ve Güneydoğuyla ilgili politikalar yapmak, birbirimizin etnik yapısındaki farklılığı bir zenginlik olarak görmek yerine görmemezlikten geldik.


Kürt meselesiyle ilgili geçmişte uygulanan yanlış politikalarla terör örgütünün eline kozlar verildi. Türkiye'nin bugün gelinen noktada gerçeklerle yüzleşen ve bundan çok önemli kazanımlar elde eder hale geldi. Tabi bunları söyleyebilecek bir babayiğide, bunları yapabilecek siyasi cesarete sahip birilerine ihtiyaç vardı. Bugün Başbakanımız liderliğinde başlatılan Çözüm Süreci Doğu ve Güneydoğu'yu yeni ekonomik döneme sokmuştur."


Çağlayan, Doğu ve Güneydoğu'da barış ve kardeşliğin, istikrarın güvenin sağlanmasıyla birlikte oraya çok önemli yatırımların gittiğine işaret eden Çağlayan, Çözüm Süreci ile birlikte başlayan dönemde o bölgelere yapılacak yatırımlarda önemli artışlar olduğunu anlattı.



-"Türkiye 2011 seçimlerinde popülizme taviz vermeyeceğini verdiği oylarla ortaya koydu"



Türkiye'de yaklaşan seçimlerin hükümeti seçim ekonomisine yöneltip, yöneltmeyeceğine ilişkin bir soruya da Çağlayan, "Bazı şeyler anlatılmaz yaşanır, biz yaşadık, 2011 yılında bir genel seçim yaptık. 2011 yılında Türkiye'nin bütçe açığı rakamları yüzde 1,5'lar seviyesine düştü. Yani seçimin olduğu bir yılda bir ülkenin bütçe açıkları yüzde 1,5'lar seviyesine düşüyorsa, bu mevcut hükümetin hiç bir şekilde seçim ekonomisi uygulamadığının en net göstergesidir" cevabını verdi.


Türkiye'de sosyal güvenlik meselesinin tüm çabalara rağmen düzelmemesinin ana nedenini ise Çağlayan, "Geçmişte bir pazar günü, bir seçim gününü kurtarmak adına yapılan çalışmalar, popülist vaatlerin bir sonucu" şeklinde nitelendirdi.


Bakan Çağlayan o günlerde kim ne veriyorsa ben 5 mislini veririm anlayışının bulunduğunu, buna inanan insanlar olduğunu hatırlatarak, "Türkiye 2011 seçimlerinde geçmişten ders aldığını, hiç bir şekilde popülizme taviz vermeyeceğini verdiği oylarla ortaya koydu. 1 liraya mazot vereceğim diyenler, 600 lira herkesin cebine para koyacağım diyenler avuçlarını yaladı" diye konuştu. - İstanbul

Kaynak: AA