87 gündür tutuklu komedyen Deniz Göktaş Çağlayan Adliyesi'nde hakim karşısına çıkacak
Komedyen İmran Deniz Göktaş'ın 'Ölü Deniz' gösterisindeki ifadeler nedeniyle yargılanacağı dava öncesinde Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada 87 gündür tutuklu olan Göktaş'ın derhal serbest bırakılması ve tüm suçlamaların düşürülmesi istendi.
(İSTANBUL) - Komedyen İmran Deniz Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisindeki ifadeleri nedeniyle yargılanacağı dava öncesinde Çağlayan Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında, "Sahne suç mahalline, şaka delile, kahkaha tehdide dönüştürüldü. Ortada bir yargılama değil tüm topluma göz dağı vermek için sahnelenen bir ceza süreci var. Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalı, hakkındaki tüm suçlamalar düşürülmelidir" denildi.
Komedyen İmran Deniz Göktaş, "Ölü Deniz" adlı gösterisindeki ifadeleri nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve "suçu ve suçluyu övmek" suçlarından hakkında açılan dava kapsamında bugün Çağlayan Adliyesi'nde hakim karşısına çıkacak.
Duruşma öncesi İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adliye önünde basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasında "Deniz Göktaş yalnız değildir", "Faşizme karşı omuz omuza", "Deniz'e, mizaha, sanata özgürlük" sloganları atıldı.
Basın açıklamasında ilk olarak "Bu ülkeyi yönetenler istiyorlar ki kimse onların politikalarına ses çıkarmasın, onlar işçi ve emekçileri sömürürken, işçi ve emekçiler açlıkla, yoksullukla boğuşurken, antidemokratik uygulamalar yaparlarken, kayyımlarla, tutuklamalarla faşist bir rejimi inşa etmeye çalışırken kimse itiraz etmesin istiyorlar. Dikensiz bir gül bahçesi istiyorlar. Ama başta bugün burada toplanan insanlar olmak üzere Türkiye'nin her yerinde işçi ve emekçiler, mücadele eden sendikacılar, aydınlar, akademisyenler, gençler, kadınlar emeği için geleceği için yaşamları için mücadele etmeye devam ediyor ve edecek" denildi.
"SAHNE SUÇ MAHALLİNE, ŞAKA DELİLE, KAHKAHA TEHDİDE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ"
Kurumlar adına yapılan basın açıklamasında ise şunlar kaydedildi:
"Bugün Çağlayan Adliyesi önünde 87 gündür tutuklu olan komedyen Deniz Göktaş için bir aradayız. Bu ülkede gülmenin, güldürmenin ve iktidarı eleştirmenin suç sayılmasına itiraz etmek için buradayız. Deniz Göktaş'ın tek suçu 'Ölü Deniz' adlı gösterisinde sözünü sakınmadan duygularımıza tercüman olmak ve bunu yaparken milyonları güldürmek oldu. Gösteri yayınladığı ilk hafta milyonlarca kez izlendi. Deniz Göktaş, hepimizin günlük hayatta hissettiği gerçekleri sahnede yüksek sesle söyledi ve bunun bedeli kendisine ödetilmek istendi. Önce iktidar çevreleri tarafından hedef gösterildi ardından toplu şikayet dilekçeleri delil sayılarak hakkında soruşturma açıldı. Yurt dışından dönüşünde havaalanında gözaltına alındı ters kelepçe ile götürüldü ve ertesi gün tutuklandı. Bugün 'kuyu tipi' diye bilinen yüksek güvenlikli cezaevinde tecrit koşullarında tutuluyor. Bu dava baştan sona hukuksuzluk üzerine kuruludur. İddianame, tutuklandıktan ancak 63 gün sonra yazılabildi. Bir komedyen için 12 yıla kadar varan hapis cezası isteniyor. Hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen müzekkere dahi yazılmadan yeni bir suçlama ile yeniden tutuklandı ve avukatlarına haber dahi verilmedi. Sahne suç mahalline, şaka delile, kahkaha tehdide dönüştürüldü. Ortada bir yargılama değil, tüm topluma göz dağı vermek için sahnelenen bir ceza süreci var.
"MİZAH TOPLUMUN AYNASIDIR VE O AYNAYI KIRMAYA ÇALIŞANLAR ORADA GÖRDÜKLERİNDEN KORKANLARDIR"
Biliyoruz ki Deniz Göktaş'ın tutuklanması tekil bir olay değildir. Gazetecileri susturan, sanatçıyı sahneden indiren, sosyal medyada tek bir paylaşımı bile suç sayarak hesaplara erişim engelleri getiren aynı baskı düzeninin eli mizaha da ulaşmış durumdadır. Ters kelepçeyle, tecritle ve ağır ceza istemleriyle örülen bu süreç yalnızca bir kişiyi cezalandırmak için değil; itiraz eden, düşünen herkesi korkutmak için yürütülüyor. Eleştiriye tahammülü olmayanlar bu halka gülmeyi bile çok görüyor. Oysa mizah toplumun aynasıdır ve o aynayı kırmaya çalışanlar orada gördüklerinden korkanlardır.
Deniz Göktaş'ın sahnede anlattığı gerçekler milyonlarca insanın evinde, sofrasında, işinde her gün karşılaştığı gerçeklerdir. Geçtiğimiz günlerde ülkede bir fon skandalı patladı. Yüz binlerce insanın birikimi bir gecede buharlaştı ve faturası yine halka çıkarılmak isteniyor. Bu tablonun üstünü örtmek isteyenler bir yandan da 'Ailem Güvende' adı altında yeni bir baskı dalgası başlattı. Bu operasyonla önce LGBTİ+'lar ve dernekleri hedef alındı ardından gazeteler, hak örgütleri ve sosyal medya hesapları sırayla erişime engellendi. Yüzlerce kişi gözaltına alındı çok sayıda insan tutuklandı. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği suç gibi gösterildi. Bir araya gelmek bile tehdit sayıldı. Grevi yasaklanan işçiden, görevden alınan belediye başkanına, cezaevindeki gazeteciden yargılanan barış savunucusuna, hedef gösterilen LGBTİ+'lara kadar hepimiz aynı baskı zincirinin halkalarıyız. Deniz Göktaş'ın mücadelesi bu yüzden de bizim mücadelemizdir diyoruz.
"DENİZ GÖKTAŞ'A ÖZGÜRLÜK"
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalı, hakkındaki tüm suçlamalar düşürülmelidir. Düşünce, ifade ve sanat özgürlüğü pazarlık konusu değildir. Bir komedyeni cezaevinde tutarak halkı susturabileceğini sananlar yanılıyor. Her tutuklama itirazı daha geniş bir kalabalığa taşıyacak. Bu adliye önündeki kalabalık bunun kanıtıdır. Yarın her sahnede, her meydanda gülmeye, konuşmaya, itiraz etmeye ve eleştirmeye devam edeceğiz. Deniz Göktaş'a özgürlük. Mizahın ve sanatın gücüne baskı ve sansürle pranga vurulamaz."