Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Üniversite Öğrencileri ile Buluştu
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Fatih Üniversitesi ve Fatih Belediyesi'nin girişimiyle düzenlenen "4x4'lük Liderlik Programı"nda üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Fatih Üniversitesi ve Fatih Belediyesi'nin girişimiyle düzenlenen "4x4'lük Liderlik Programı"nda üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.
Fatih Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'ndeki programa katılan Bakan Ergin, öğrencilerin güncel konulara ilişkin sorularına cevap verdi. Türk yargı sisteminin işleyişi ve bugün geldiği noktayı anlatan Ergin, yargıdaki dönüşüm tamamlandığında evrensel hukukla barışık bir yargı sistemine kavuşulacağını söyledi. Bakan Ergin, "Uzun yargılamalardan kurtulmuş olacağız ve bir yıl içinde temyizi de dahil olmak üzere mahkemelere giden uyuşmazlıklarımız inşallah karara bağlanacak. Onun ötesinde hakim ve savcılarımız dünyayı bilen, dil bilen, uluslararası platformlarda görev almış, oradaki eğitim çalışmalarında görev almış, donanımlı hale getiriliyor. Bununla ilgili çalışmalarımız son derece yoğun bir halde devam ediyor. Bu kadar ilerlemeye rağmen 'yargıya güvenim kayboldu' diyenlerin sebebini de sizinle paylaştım. Yargıdan ve ordudan milletin iradesine karşı operasyon yapması için medet bekleyenler o güvenlerini yitirmekte haklılar" dedi.
Bakan Ergin, Cihan Kırmızıgül davasıyla ilgili sorulan bir soruya ise dava ile ilgili fikir beyan edenlerin önemli bir kısmının dosyanın içeriği ile ilgili fikir sahibi olmadığını söyledi. Ortaya bir karar çıktığını ve bu karar ile ilgili üst makamlara başvuru yapılabileceğini söyleyen Ergin, "Bu dosyanın içeriği için değil ama o ve benzeri dosyalar açısından şunu söyleyeyim; bir mahallede bir topluluk toplanıyor. Bu sırada yüzünü gözünü kapatıyorlar poşu denen örtüyle. Ellerde molotof kokteylleri, sağa sola iş yerlerine atılıyor. Camlar kırılıyor, yeri geliyor arabalar yakılıyor. İnsanların evi ve iş yerleri zarar görüyor. Bazen gencecik çocuklarımız hayatını kaybediyor. Bu eylemleri yapanlara, bu faaliyeti icra edenlere kolluk güçleri seyirci mi kalacak, ya da yargı organların bu tip faaliyetlerin karşılığını almasına vesile olmayacak mı?" diye konuştu.
Ergenekon, Balyoz gibi devam eden bazı davaların süreleriyle ilgili soruyu da cevaplayan Ergin, davaların zaman almasında bu tip davaların Türkiye'de ilk kez görülmesinin etkili olduğunu anlattı. Ergin, "Türkiye'nin bu şekilde geçmişte yaptığı bir yargılama yok. Dava muhteviyatları çok girift. Buna dönük bir zaman geçiyor. Soruşturmaların uzaması söz konusu oluyor. Mesela şu an için savcılık mütalaasını vermiş durumda. Karar çıkmaya hazır. Belki savunma avukatları savunma yapmayı reddediyorlar. Fiilen engelleme söz konusu. Bu olay olmasaydı belki o davalar bugün itibariyle bitmiş olabilirdi" ifadelerini kullandı.
Başkanlık sistemiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Ergin, önemli olan gücü kullanan kişilerin hesap verebilir durumda olması olduğunu söyledi. Bakan Ergin, "Hesap verebilir ve denetlenebilir durumda olması şartıyla ister parlamenter demokrasi, ister başkanlık, ister yarı başkanlık sistemi olsun, as olan halk ise belirleyici olan milletse bana göre çok önemli değil" dedi.
MİT mensuplarının yargılanmasıyla ilgili yapılan kanuni düzenlemenin aslında yeni bir şey olmadığını söyleyen Ergin, konunun kanunların adaptasyonu ile ilgili olduğunu söyledi. Ergin, "Ceza usul yasası düzenlenirken 250 ve 251. Maddelerdeki soruşturma usullerini belirleyen maddeler yazılırken bu özel kanunlarda yapılan düzenlemelerin belli bir zaman içinde adapte edilmesine dair geçici bir maddemiz vardı. Özel kanunlardaki ceza hükümleri ve yargılama usullerine ilişkin düzenlemelerinde de o geçici sürede adapte edilmesi gerekiyordu. Askeri yasalarda da bu düzenleme yetiştirilemedi. MİT Kanunu'nda da bu düzenleme yapılamamış idi. Dolayısıyla bu soruşturmaya ilişkin sorun ortaya çıktığında gecikmiş olan o adaptasyon çalışması yapılmıştır. Yeni bir uygulama getirilmemiştir" şeklinde konuştu.