"Afd", Türkiye'yi AB'de İstemiyor

Son Güncelleme:

Almanya'da Hristiyan Birlik partilerinden (CDU/CSU) ayrılan siyasetçilerce şubatta kurulan ve 22 Eylül'deki seçimde sürpriz yaparak yüzde 4,7 oy alan Almanya İçin Alternatif Partisi'nin (...

Almanya'da Hristiyan Birlik partilerinden (CDU/CSU) ayrılan siyasetçilerce şubatta kurulan ve 22 Eylül'deki genel seçimde sürpriz yaparak yüzde 4,7 oy alan Almanya İçin Alternatif Partisi'nin (AfD)  Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesinde avro ve Türkiye karşıtlığı dikkat çekiyor.


CDU/CSU'dan ayrılarak şubat ayında Almanya İçin Alternatif  Partisi (AfD) çatısında altında bir araya gelen siyasetçiler, bir dönem CDU'da yaklaşık 30 yıl siyaset yapan Bernd Lucke ile  Frauke Petry ve Konrad Adam'ı parti sözcüsü olarak seçti.


22 Eylül'deki genel seçimler için hazırladığı parti programını, kuruluşundan iki ay sonra belirleyen AfD, programına Avro Bölgesi'nin feshedilerek ülkede yeniden eski para birimi Alman Markı'nın kullanıması talebini koydu. Parti programında "Almanya'nın avroya ihtiyacı yok. Avro diğer ülkelere de zarar veriyor" ve "Markın yeniden yürürlüğe girmesi tabu olmaması lazım" şeklinde ifadeler yer aldı.


Kuruluşundan yaklaşık 7 ay sonra 22 Eylül'deki genel seçimlerde sürpriz yapan AfD, yüzde 4,7 oy alarak barajı aşamadı ancak gelecekte ülke politikasında söz sahibi olabileceğinin sinyalini verdi. Merkez partiler tarafından ciddi bir tehdit olarak algılanan AfD, ilk girdiği seçimde 2 milyonun üzerinde oy aldığı bildirildi.


AfD'ye, kurulduktan sonra bazı küçük aşırı sağcı partilerden yönelmeler de oldu. Özellikle "Die Freiheit Partisi" üyelerinin AfD'ye üye olmak için başvurduğu belirtilirken, Die Freiheit Partisi genel seçimlerin ardından AfD lehine bundan sonra seçimlere katılmayacağını açıklamıştı.


Bunun üzerine partinin yüzü olarak bilinen Bernd Lucke küçük aşırı sağcı parti üyelerinin AfD'ye alınmasının durdurulmasını isteyerek, AfD'ye üyeliğin yabancı düşmanlığı, ırkçılık, Yahudi ve İslam karşıtlığı,  aşırı sağ ile aşırı sol görüşlerle bağdaşmadığını ifade ederek ırkçı partilere mesafe koydu.


Buna rağmen bazı doğu eyaletlerinde Die Freihet Partisi'nden AfD'ye katılmak isteyen başvurularının eyalet teşkilatı tarafından incelendiği belirtildi. Siyasi gözlemciler AfD'yi, muhafazakar ve ekonomi politikası açısından liberal politika izlemesinin yanı sıra parti programındaki bazı noktalarının sağcı popülist yaklaşımlar içerdiğini ifade ediyor.


AfD'nin önde gelen isimlerinin bugüne kadar ki demeçlerinden 2014 yılı mayıs yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimi kampanyasında popülist söylemlerin öne çıkacağı anlaşılıyor.


Federal Meclis'e girmeyi kıl payı kaçıran AfD'nin Avrupa Parlamentosu için hazırladığı seçim programı tasarısında, Türkiye'yi Avrupa'da görmediği belirtildi. Focus dergisinde yer alan haberde, AfD'nin seçimi programı tasarında "Avrupa'nın sınırlarının Boğaziçi'nde bittiği" ifadesinin yer aldığı belirtildi.


AfD'nin, AB'nin doğuya doğru genişlemesine karşı çıktığı belirtilen haberde, Brüksel'in üye ülkelere yetkilerini geri vermesini ve AB Komisyonu'na karşı kontrolün artırılması için Avrupa Parlamentosu'nun güçlendirilmesini talep ettiği ifade edildi. - Berlin

Kaynak: AA