AK Parti TBMM Grup Toplantısı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bir akiller heyetine, bir akil insanlar grubuna ihtiyacımız olabilir."
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bir akiller heyetine, bir akil insanlar grubuna ihtiyacımız olabilir. Bunlardan da istifade etmek isteriz. Her kesimin burada olmasını da isteriz ama bu grup, karar merci değildir. Burada biz Hükümet olarak seçiciyiz" dedi.
Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, çözüm sürecine değindi. Çözüm süreci başladığı andan itibaren yollarda olduklarını kaydeden Erdoğan, doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde illere gittiklerini, vatandaşlarla kucaklaştıklarını, işi Ankara'dan idare etmediklerini söyledi.
Erdoğan, çözüm sürecini herkesin anladığını, memnuniyetle izlediğini ve umutlandığını ifade ederek, "Ama Ankara'daki genel başkanlar yüzlerindeki, gözlerindeki çamuru silip bu süreci anlamak yolunda en küçük çaba göstermiyorlar" diye konuştu.
Partisine ve Adalet Bakanlığı'na saldıran merkezlere yönelik güvenlik güçlerinin düzenlediği baskınların birilerini rahatsız ettiğini kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kimi- Bakıyorsunuz CHP ilgililerini, yetkililerini rahatsız ediyor; 'bu tür baskınlar hukuksuzdur' diyorlar. Ne olacaktı, seyir mi edilecekti- 11 tane çelik kapı, öbür tarafta bilmem kaç tane çelik kapı, her türlü şeyler oralarda yapılacak. Adeta buralar kendileri için bir hücre evi olarak kullanılacak ve ondan sonra da bu devletin güvenlik güçleri, siz bu ülkenin iktidar partisinin 200 metre mesafeden oraya LAW silahıyla ateş yapın, Adalet Bakanlığı'na el bombalarıyla atış yapın. Ee, bunun karşılığında da devletin güvenlik güçleri sessiz sedasız dursun, 'iyi yapıyorsunuz' desin, alkışlasın. Yok böyle bir şey. Gereği neyse bunlar yapılacaktır. Alınacaktır, bulunacaktır bunların failleri. Dışarıda hangi ülkelerden besleniyorlarsa, onların da üzerine gidiyoruz. Onların da üzerine gideceğiz. Onları da dünyaya rezil edeceğiz. Her türlü uluslararası toplantılarda onları da belgelerle dile getirmek suretiyle ifşa edeceğiz. 'Bakın diyeceğiz, siz dünyada hak ve özgürlükleri savunmuyorsunuz. Siz demokrasinin lafını yapıyorsunuz. Ama ülkelerinizde özel kamplarda bunların yetişmesine çanak tutuyorsunuz.' Adreslerine varıncaya kadar, resimleriyle, belgeleriyle bunları uluslararası toplantılarda da ifşa edeceğiz ki kim nedir veya kim kimdir bunlar iyi bilinsin. Bizim hiç kimseden gizlediğimiz bir şey yok, gizli saklı yürüttüğümüz bir süreç de yok. Hele hele meşruiyet zemininin dışına çıkacak, hukukun dışına çıkacak bir adım asla söz konusu bile değildir ve olamaz. Milletim bunu anlıyor, görüyor ve takdir ediyor. Anamuhalefet bunu dahi göremiyor, görmek istemiyor.
Aziz milletimden tekrar rica ediyorum, CHP'ye gönül veren kardeşlerimden rica ediyorum. Yönetici takımı anlamaz bu işten, ama gönül veren kardeşlerimden rica ediyorum. MHP ve BDP'ye gönül veren kardeşlerimden rica ediyorum; bu konuları lütfen hassasiyetle, başlarını iki ellerinin arasına alsınlar, öyle değerlendirsinler. Muhalefetin kışkırtmalarına asla kulak asmasınlar. MHP'nin kan kokan diline, bazı BDP'lilerin kışkırtmalarına, bazı medya kuruluşlarının, bazı yazarların sorumsuzca iftiralarına, sahte senaryolarına bakıp aldanmasınlar. Hele CHP'nin kafa karışıklığına bakıp zihinlerini hiç bulandırmasınlar. Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz. Ne yapıyorsak Türkiye'mizi daha da büyütmek için yapıyoruz. Ne yapıyorsak gençlerimiz, çocuklarımız, aydınlık yarınlar ve en önemlisi de aziz şehitlerimiz için yapıyoruz."
-"Bizi izlemeye devam edin"-
Erdoğan, "akil insanlar" konusuna da değinerek, "Gazeteler tutturmuşlar bir 'akil adamlar' gidiyor. Bizden böyle bir açıklama çıktı mı- Bize bir ara televizyonda sordular; 'Böyle bir akiller grubu oluşabilir mi-' Oluşturabilirsiniz, dedik. Hemen bir 6-7 kişi topladılar, dolaşmaya başladılar, ne yaptılar, ne ettiler; bizlerin bundan haberi yok. Durumdan vazife çıkarmak..." dedi.
Son zamanlarda yine yoğun bir şekilde bir kampanya yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
" Kimi akil adamlar, kimisi akil insanlar diyor. Kimisi şu isim orada, kimisi bu isim burada filan. Bunların hangisi bizim havuzumuzda var, hangisi yok; böyle bir şey yok. Ama biz adına akiller mi deriz, akil insanlar mı deriz, böyle bir çalışmayı yapacaksak, böyle bir kararı vereceksek, bunun kararını biz veririz. Gazetelerin köşe yazarları veya medya bunun kararını veremez. Çünkü bu işin sorumlusu biziz. Hesabını bunun biz vereceğiz. Onlar vermeyecek. Dolayısıyla biz de hesabını vereceğimiz bir işin altına bedenimizi zaten koyarız ve koyduk. Süreci de böyle çalıştırıyoruz, böyle de çalıştıracağız. Ama sabırla siz bizi izlemeye devam edin. Şu olursa daha iyi olur, bu olursa daha kötü olur. En ideal, bu toplumda karşılığı olan insanlar kimlerdir, biz bunlara bakacağız, eğer böyle bir adım atacaksak. Eğer karşılığı yoksa, biz o insanlarla niçin böyle bir yola çıkalım-"
-"Hanımlar da dahil olacağına göre 'akil insanlar' daha şık düşer"-
Erdoğan, söz konusu heyeti kiminin "akil adamlar", kiminin ise 'akil insanlar" olarak adlardırdığını anımsatarak, "Çünkü hanımlar da bu işin içine dahil olacağına göre akil insanlar veya akiller ifadesi daha şık düşer" dedi. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Eğer bunu kurmanın kararını verirsek... Bunu kurmanın kararını da verdiğimizde de 780 bin kilometre kareyi kuşatacak bir adım atarız. Bu adımı attığımız zaman da onların bir yaptırım gücü değil...Onlar bizim ancak bir müşavere heyetimiz olacak. Ancak böyle bir görev için onlardan bir destek alabiliriz. Ancak toplumun bu noktada algılamasını yönlendirme noktasında biz onlardan böyle bir destek alabiliriz. Çünkü burada toplumun yanlış bir algılama sürecine girmemesi lazım.
Öyleyse böyle bir akiller heyetine, bir akil insanlar grubuna ihtiyacımız olabilir. Bunlardan da şüphesiz ki istifade etmek isteriz. Her kesimin burada olmasını da isteriz. Bu üst düzeyde belki bazı üst düzey STK'lar temsilcileriyle bulunabilir, bunun yanında gerçekten medyadan, üniversiteden, birçok kanaat önderlerinin de içinde olduğu böyle bir akiller grubu oluşabilir. Ama bütün bunların çalışma çerçevesine varıncaya kadar, ne gibi bir çerçevede bu işi yapacaklar, bunu yine kendileriyle görüşmek suretiyle böyle bir süreci başlatabiliriz. Ama bu grup bir karar merci asla değildir. Burada biz Hükümet olarak seçiciyiz. Bunu da özellikle bilmenizi istiyorum. Büyük bir devlete düşen, yakışan da budur."
Erdoğan, korkmadan, çekinmeden, tereddüt etmeden sorunların üzerine gittiklerini, ülkeyi ve milleti daha da büyüttüklerini belirterek, "İşte çevrede olanları görüyorsunuz. Hamdolsun ülkemiz emin adımlarla geleceğe yürüyor. Büyük devletin büyük milleti olarak 76 milyonun rahat ve huzur içinde olmasını, bizim için çözüm için dua etmesini rica ediyoruz" dedi.
Bir iki ay içinde havanın değiştiğini, Güneydoğu'ya yatırım yapmak için lisans müracaatlarının bir anda bire 20, bire 30, bire 40 arttığını belirten Erdoğan, "Çünkü millet yatırım yapacak ama bir şey bekliyor. Bu bölgede en fazla teşvik oraya var. Teşvik var ama öbür taraftan da terör var diye yatırımcı oraya gidemiyor. Ama bu rahatlama olduğu zaman, çözüm süreci hakikaten gerçekleştiği anda ben inanıyorum ki Güneydoğu olsun, Doğu olsun burada yatırımlarda çok ciddi patlama olacaktır ve istihdam noktasında çok ciddi bir boşluk süratle doldurulacaktır" diye konuştu.
Erdoğan, konuşmasını, "Çözüm, kardeşlik ve hiç bitmeyecek bir bahar yolunda büyük bir devlete yakışır şekilde diklenmeden dik durdukları için sizlere, bu gruba, misafirlerimize, teşkilatıma, bütün mensuplara tek tek teşekkür ediyorum" diyerek tamamladı.
(Bitti) - TBMM