AK Parti TBMM Grup Toplantısı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şu veya bu şekilde faiz artışından ya da kur artışından beklenti içinde olan spekülatörlere buradan açık bir şekilde sesleniyorum, hiçbir yanlış hesap yapmayın, her türlü tedbiri gerektiği anda alır, gerekli adımı atarız. Bundan da bir an dahi tereddüt etmeyiz" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şu veya bu şekilde faiz artışından ya da kur artışından beklenti içinde olan spekülatörlere buradan açık bir şekilde sesleniyorum, hiçbir yanlış hesap yapmayın, her türlü tedbiri gerektiği anda alır, gerekli adımı atarız. Bundan da bir an dahi tereddüt etmeyiz" dedi.
Davutoğlu, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin daraldığını, Avrupa'da büyük bir resesyon olduğunu belirterek, "Ama biz hep vizyonla baktık. Kılıçdaroğlu 'ekonomide ne yapacaksınız' diye söylendiğinde, 'bize 4 yıl verin ne yapacağımızı göreceksiniz' diyor. Yani meçhule 4 yıl istiyor. Bu halk maluma 4 yıl değil 44 yıl da verir, meçhule 1 dakika vermez. Biz malumuz o meçhul. Ne yaptığımız belli, ne yapacağımız belli. Bu bir vizyon, istikrar meselesi" diye konuştu.
Davutoğlu, 2008'de Avrupa ekonomisi daralırken Türkiye'nin Avrupa pazarında ihracat payının yüzde 55,60 civarında olduğunu ancak komşularla yakın ilişkiler içerisine girerek bu rakamı yüzde 45'lere düşürdüklerini belirterek, şöyle devam etti:
"Komşularla ekonomimizi yüzde 8'den yüzde 32'ye çıkardık. Arap Baharı başladığında biz bunu önceden hissettik ve iş dünyamıza Afrika, Latin Amerika ülkelerini gösterdik. Biz yerinde duran bir hükümet değiliz, Ankara'da oturan bir iktidar değiliz. Bir ayağımızla ülkemizin her yerinde dolaşırız, gözümüzle ve kulağımızla yer kürenin her yerinde dolaşırız. Bir ülke ne zaman krizle karşı karşıya gelir biliyor musunuz? Evet, dünya ekonomisi durağan ama ne zaman karşı karşıya gelir? İhracatınız tek bir ülke grubuna ya da tek bir kaleme bağlıysa siz korkun. Biz iktidara geldiğimizde 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptığımız ürün sayısı sadece 9 idi, şu anda 37. Yani bir üründe problem olursa başka ürünle bunu kapatabiliriz. 1 milyarın üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısı 8 idi şu anda 34. Bu kıtada kriz varsa bizim girişimcimiz, o Anadolu aslanları başka bir kıtaya açılırlar ama bu ülkeye kriz yaşatmazlar inşallah. Biz onlara güveniyoruz, onlar da bize güveniyor."
Pazar günü Mardin'de olduğunu anımsatan Davutoğlu, Mardin'in 2002'de toplam ihracatının 23 milyon dolar olduğunu ama bu yılın sadece Ocak ayındaki ihracatının 58 milyon dolara ulaştığına dikkati çekti. Davutoğlu, "2002'de bir yılda yapılan ihracatın 2.5 mislini biz sadece ocak ayında yapmışız" dedi.
Davutoğlu, Mardin'in toplam ihracatının ise 2014'te 930 milyon dolar olduğunu vurguladı.
Cari açık ve büyüme rakamları
Cari açığın yine Türkiye'nin kronik hastalığı olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Ama şimdiki göstergeye bakınız geçen sene 64.7 milyar dolardı, bu sene 45.8 milyar dolar. Cari açığımızın Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranı 8.7'den 5.4'e düştü. Orada da bir sıkıntımız yok" şeklinde konuştu.
Davutoğlu, yüzde 3 olan büyümenin beklentilerin gerisinde olduğunu ifade ederek, bunun süratle artırılması gerektiğini söyledi. Ancak bu rakamın dünya ortalamasının çok üzerinde olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, G20 ülkelerinin hedefinin yüzde 2'yi tutturabilmek, Latin Amerika'daki ortalamanın yüzde 1.3 olduğunu kaydetti. Davutoğlu, bu oranın AB'de de çok daha düşük olduğuna işaret ederek, "En iyi Avrupa ekonomilerinin ortalamasını alsanız bile yüzde 2.3, Asya ekonomilerinde yüzde 2.7. Türkiye bunların hepsinin üzerinde bir performansla büyüyor" dedi.
Yeni istihdam ve üretimi teşvik paketleri açıklayacaklarını bildiren Davutoğlu, "Herhangi bir kriz işareti gördüğümüzde biz proaktif olarak daha o kriz gündeme düşmeden tedbiri alır, gerekeni yaparız" diye konuştu.
"Geçen yıl istihdama kattığımız iş gücü sayısı 1.4 milyon"
İstihdam ve enflasyon rakamlarına da değinen Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Kılıçdaroğlu işsizlik üzerinde duruyor. Doğrudur bizim için en önemli mesele işsizliktir, istihdamdır. İlk defa AK Parti iktidarları nüfusu artırarak istihdamı artırma yoluna giderek çözmeye karar verdi. 2008'den bu yana -dünyada her yerde istihdam düşüşü yaşanırken, işsizlik artarken- 6 milyon yeni iş alanı oluşturduk. Sadece geçen yıl istihdama kattığımız iş gücü sayısı 1.4 milyon. Ayrıca'da nüfusu teşvik ediyoruz. 90'lı yıllarda o eski Türkiye'deki alışkanlığı çoktan terk ettik. Onlar doğum kontrolüyle nüfusu düşürerek kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla'yı artırma planı içindeydiler. Biz ise nüfus da artsın, gelir de artsın diyoruz. Çünkü nüfus arttıkça biz inanırız ki bu topraklar da bereketlenir. İnşallah önümüzdeki dönemde istihdamı artırıcı tedbirleri de alacağız.
Enflasyon büyük bir problem geçmişimiz itibariyle. Avrupa'da resesyon var. Onlar da aldıkları tedbirlerle biraz enflasyonu artırma peşindeler. Biz ise bir taraftan enflasyonu düşürmek, bununla birlikte faizleri düşürmek diğer taraftan da ekonomik büyümeyi sağlamak hedefindeyiz. Enflasyon Kasım ayında 9.2, Aralık'ta 8.2, Ocak'ta 7.2. Her ay düşüyor. Şubat'ta özellikle tarım sektöründeki mevsimsel etki dolayısıyla hafif bir kıpırdanma oldu. Yüzde 7.6 ama önümüzdeki aylarda düşecek. Biz hükümet programını okuduğumuzda yüzde 9.4 olan faiz oranları şimdi yüzde 7.84. Faizde düşme trendi içinde. Önümüzdeki dönemde bunun daha da düşeceğine inanıyoruz."
"Süreç yönetimini süratle devreye soktuk"
Kriz döneminin süreç yönetimi gerektireceğini belirten Davutoğlu, küresel ekonominin bu kriz ortamında süreç yönetimini süratle devreye soktuklarını vurguladı. Davutoğlu, şunları söyledi:
"Herhangi bir işaret aldığımızda, herhangi bir şekilde kriz belirtisi ortaya çıktığında buradan açıkça ifade ediyorum özellikle de spekülatörlere. Şu veya bu şekilde faiz artışından ya da kur artışından beklenti içinde olan spekülatörlere buradan açıkça bir şekilde sesleniyorum. Hiçbir yanlış hesap yapmayın, her türlü tedbiri gerektiği anda alır, gerekli adımı atarız. Bundan da bir an dahi tereddüt etmeyiz. Nitekim Merkez Bankası Başkanımız cumartesi verdiği birifingte pazartesi günü için atılacak adımlar konusunda özellikle bankaların, Merkez Bankası'nda bir hafta içinde tuttukları repoların faizleri konusunda atacakları adımları paylaşmışlardı bizlerle. Bu çerçevede dün dolarda yüzde 7.5'ten yüzde 4.5'e, avro da da yüzde 6.5'ten yüzde 2.5'e depo faizleri indirildi. Bunun da etkisi görüldü. Bütün dünyada dalgalanma devam ederken Türkiye'de kurda bir istikrar yönünde bir eğilim ortaya çıktı. Ne gerekirse bundan sonra da istişare içinde, tam bir koordinasyon bütünlüğü içinde gereken adımlar atılır."
Bunun Türkiye'ye has bir kriz olmadığına dikkati çeken Davutoğlu, Türkiye'nin hiçbir sektöründe ne finansal ne de reel sektöründe bir kriz belirtisi veya bir kriz işareti bulunmadığını söyledi. Davutoğlu, bunun tamamiyle dış konjonktürde ve dolar, avro paritesi sebebiyle uluslararası alanda ortaya çıkan dalgalanmanın Türkiye'ye yansıması olduğunu ve bundan kaçınabilen herhangi bir ülke bulunmadığını vurguladı. Davutoğlu, bu konuda en etkin tedbiri alan ülkenin de Türkiye olduğunu kaydetti.
Bir taraftan süreç yönetimini yaparken, geliştirirken diğer taraftan da yapısal dönüşüm faaliyetlerine ağırlık verdiklerinin ifade eden Davutoğlu, ekonominin ikinci hamle döneminde yapısal dönüşüm alanında atacakları adımları tek tek ele aldıklarını ve 25 yapısal dönüşüm programını daha önce aktardığını anımsattı.
New York temaslarında bu yapısal dönüşüm programını yatırımcılarla paylaştığını belirten Davutoğlu, Türkiye'nin şu anda G20 içinde yapısal dönüşüm programlarını ve 1350 eylemi açıklayan tek ülke olduğunu söyledi.
Ocak ayında Londra'da, İsviçre'de ve şimdi de New York'ta yaptığı temaslarda yabancı yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisinin artarak devam ettiğini görmekten büyük memnuniyet duyduğunu anlatan Davutoğlu, bu çerçevede tarihi bir adım daha atarak Pazar günü GAP ikinci eylem planını açıkladıklarını kaydetti.
GAP ikinci eylem planı
Davutoğlu, 2003'ten beri GAP bölgesine yaptıkları toplam yatırımın terör ve şiddet ortamına rağmen 41.2 milyar olduğunu belirterek, planla ilgili şunları aktardı:
"Bugünlerde tekrar GAP bölgesine dönük olarak eylem planı yapmamızın iki önemli boyutu var. Birincisi küresel ekonomik krizin etkileri dışında Türkiye içinde büyümeyi sağlamak, ikincisi de geçtiğimiz hafta ilan edilen silahları bırakma çağrısını güçlendirecek ve Türkiye içinde ekonomik kalkınmayı sağlamak suretiyle çözüm sürecine destek vermek. Demokrasi ve ekonomi at başı gider, demokrasi ile ekonomiyi ayırt etmek mümkün değildir. Kılıçdaroğlu'nun yanıldığı yer bu. Zannediyor ki demokrasi ile ekonomi ayırt edilebilir, zannediyor ki bir gün demokrasiden ertesi gün ekonomiden, bir hafta demokrasiden ertesi hafta ekonomiden bahsedilebilir. Aksine demokrasinin olmadığı yerde ekonomik kalkınma sürdürülebilir olamaz. Ekonomik kalkınmanın olmadığı yerde de demokrasi sağlam bir zeminde sürdürülemez. Demokrasi ve ekonomi birlikte yürür. Türkiye'nin en önemli ekonomik başarıları hep demokratik ortamın sağlandığı dönemlerde söz konusu olmuştur. Bunun da en çarpıcı örneği 12 yıllık AK Parti iktidarlarıdır. Tabi Kılıçdaroğlu'nun zihni hep parçalı olduğu, olaylara hiç bir zaman tek bir perspektifle bakamadığı için bu ayrımı yaparak aslında demokratik anlayışa da ekonomik kalkınma anlayışına da ihanet etmektedir."
(Sürecek)