Aksaray'da Ana Sultan Tepesi'ndeki 725 yıllık kilise, manzarasıyla dikkat çekiyor

Son Güncelleme:

Aksaray'da Ana Sultan Tepesi'ndeki 725 yıllık kilise manzarasıyla dikkat çekiyor. Kilise olarak inşa edilen yapı, 11. yüzyılda Türklerin bölgeyi fethetmesiyle bir dönem cami olarak kullanılmış, geçmişte hıdırellez şenliklerine ev sahipliği yapmış.

Tarihi geçmişiyle birçok medeniye ev sahipliği yapmış Aksaray'da saklı kalmış Ana Sultan Tepesindeki 725 yıllık kilise manzarasıyla dikkat çekiyor. Kilise olarak inşa edilen yapı 11. yüzyılda Türklerin fethiyle birlikte bir dönem cami olarak kullanılmış.

Merkeze bağlı Gözlükuyu ve Karkın köyleri arasında bulunan Ana Sultan Tepesi'nde yer alan 725 yıllık kilise, 11. yüzyılda Türklerin bölgeyi fethiyle birlikte bir dönem cami olarak kullanılırken, geçmiş yıllarda hıdırellez şenliklerine de ev sahipliği yapmış. Ana Sultan Tepesi ve kilise hakkında bilgiler veren Tarihçi Yazar Dr. Mustafa Fırat Gül, "Bu tepeye Ana Sultan Tepesi deniyor. 14. yüzyıl kaynaklarında, arşiv belgelerinde hem Ana Sultan Tepesi, Ana Sultan zaviyesi, bazen de obruk zaviyesi olarak görüyoruz. Bilindiği gibi 11. yüzyılda Türkler burayı fethetmişti. Türklerden önce yaşayan milletlerin burada Aksaray ve civarında yaşadığını biliyoruz. Onların da mabetler yaptığını, farklı yapılar inşa ettiğini biliyoruz. Yüksek yerlerde, müstahkem mevkilerde gayrimüslimlerin mabetlerinin olduğu da bir hakikattir. Bunun en önemli örneği Hasan Dağı'nın zirvesindeki manastır yapıdır. Bu kilise de yine mimari olarak onlara oldukça benzemektedir. 14. yüzyıldan beri kayıtları olmakla birlikte burada Müslümanların yaşadığını düşünmekteyiz. Hıdırellez gibi özellikle Türklerin kutladığı baharın gelişiyle alakalı ritüellerin burada devam ettiğini, köylülerin ortak alanı olduğunu, mesire alanı olarak toplumsal dayanışma adına ve sosyalleşme adına kullanıldığını biliyoruz. Yakın zamana kadar köylülerin bu tepeyi bu amaçla kullandığı yine kayıtlara geçmiştir. Görmüş olduğunuz bu yapı kilisedir. Mabetler bir önceki milletin terk etmesinden sonra orada yaşayan millet tarafından kendi inançlarına göre dini kurallara ve mimari detaylara dikkat ederek güncellenmiştir, revize edilmiştir. Bu yapının da daha sonra cami olarak kullanıldığı, yani mescit olarak kullanıldığına dair bilgi daha çok köylülerden öğreniyoruz" dedi.

Gezginci Ömer Yiğit (65) ise, "Burası Aksaray ili Karaören, Karkın ve Yukarı Gözlükuyu üçgeninde bir yer. Bu üç köy burayı kullanıyor. Bahçeleri burada, yerleşim alanları burada. Bahçede çalışan işçiler cuma namazını burada kılarlarmış" diye konuştu.

Kaynak: İHA