Almanya'da Eski RAF Üyesine 13 Yıl Hapis

Son Güncelleme:

Daniela Klette, 1999-2016 yılları arasında soygunlar nedeniyle 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Alman radikal sol örgüt Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun (RAF) eski bir üyesi, 1999 ile 2016 yılları arasında bir dizi silahlı soygun gerçekleştirdiği gerekçesiyle 13 yıl hapse mahkum edildi.

67 yaşındaki Daniela Klette, 30 yılı aşkın süredir firarda olduktan sonra 2024 yılında Berlin'de bir apartman dairesinde yakalanmıştı. Klette'nin yargılanması geçen yıl başlamıştı.

Savunması beraat talep etmişti ancak Aşağı Saksonya eyaletindeki Verden mahkemesi Klette'yi 27 Mayıs'ta, 17 yıllık bir süreçte gerçekleşen soygun ve silah yasalarını ihlal gibi suçlardan cezalandırdı.

RAF, Baader-Meinhof çetesi olarak da bilinen şiddet yanlısı, anti-kapitalist bir gruptu ve 1970'lerin başından 1990'ların başına kadar süren cinayet, kaçırma ve bombalama eylemler gerçekleştirdikten sonra dağıldı.

Mahkeme Klette'nin henüz yakalanmayan iki diğer eski RAF üyesi Burkhard Garweg ve Ernst-Volker Staub ile birlikte süpermarketleri ve zırhlı nakil araçlarını soyduğunu tespit etti.

Mahkemedeki Klette destekçilerinden onlarcası suçlu kararını yuhalayarak "Daniela'ya özgürlük" sloganları attı.

Aşırıcılıkla Mücadele Projesi'nin başkanı Hans-Jakob Schindler'e göre Klette, "Berlin'de aşırı sol için bir tür büyükanne kahramana" dönüştü.

Klette, duruşma sırasında RAF üyesi olduğunu açıkça kabul etmedi ve Schindler BBC'ye, zamanaşımı nedeniyle o dönemle ilgili terör suçlamaları kapsamında yargılanmasının mümkün olmayacağını söyledi.

Ancak federal savcılar, grubun üç saldırısına iştirak ettiğini öne sürdüğü için Klette'nin yeni bir davayla karşı karşıya kalması hâlâ mümkün.

Dava, Almanya'nın kuzeyi ve batısındaki sekiz soyguna odaklandı.

Bunların ilki Temmuz 1999'da Duisburg kentinde meydana geldi; maskeli saldırganlar bir nakit taşıma aracına çarparak onu durdurdu, güvenlik görevlilerini silah ve bombaatarla tehdit etti ve ardından büyük miktarda parayla kaçtı.

Son soygun ise Haziran 2016'da Braunschweig kenti yakınlarında zırhlı bir nakil aracına yönelikti. Soyguncular yaklaşık 1,4 milyon euro ele geçirdi.

Klette, polise gelen bir ihbarın ardından Şubat 2024'te yakalandı.

Berlin'in Kreuzberg semtinde, bir dönem Berlin Duvarı'yla bölünmüş sakin bir cadde olan Sebastianstrasse'de sahte bir isim ve yabancı bir pasaportla yaşıyordu.

Yargılanması için, soygunların çoğunun gerçekleştiği Aşağı Saksonya'ya götürüldü.

Klette onlarca yıl firarda olmasına rağmen savcılar, saklanmaya yönelik bir çaba göstermediğini söyledi.

Berlin'deki komşularından Hamza, BBC'ye yaptığı açıklamada, onu köpeğini gezdirirken gördüğünü ve selam veren, dost canlısı biri gibi göründüğünü söyledi; geçmişini öğrendiğinde ise şaşkına döndüğünü ekledi.

Klette yıllarca Claudia adını kullanmıştı ancak bir araştırmacı gazeteci, yapay zekâ destekli yüz tanıma yazılımı kullanarak eski bir arananlar posterindeki görüntüyü internetteki güncel fotoğraflarla eşleştirince izine ulaşıldı.

Polis aramasında silahlar, mühimmat, bir roketatar maketi, peruklar, sahte kimlikler, altın ve 240 bin euro nakit bulundu.

Klette'nin savunma avukatları, kendisinin soygunlara doğrudan karıştığına dair hiçbir kanıt bulunmadığını, işlediği tek suçun dairesinde bulunan silahlarla ilgili olduğunu savundu.

RAF üyeliği zamanaşımı kapsamında kalsa da federal savcılar suçlamalarda bulunarak Klette'nin grubun sonraki üç saldırısına katıldığını öne sürüyor.

Klette 1990'da Deutsche Bank binası önünde gerçekleştirilen başarısız bir bombalı saldırıya, 1991'de Bonn'daki ABD Büyükelçiliği'nin en az 57 kurşunla hedef alındığı silahlı saldırıya ve 1993'te bir cezaevine düzenlenen bombalı saldırıya iştirak etmekle suçlanıyor.

Klette'nin, 1970 ile 1991 arasında 34 kişinin ölümüne neden olan RAF'ın üçüncü ve son neslinde rol oynadığı iddia ediliyor.

En kötü şöhretli eylemlerden bazıları 1977'de gerçekleşmiş; bir federal savcı vurularak öldürülmüş, önde gelen sanayici Hanns Martin Schleyer kaçırılmış ve daha sonra öldürülmüştü.

Klette hakkında ek bir dava açılıp açılmayacağına Frankfurt'taki makamlar karar verecek.

Kalan iki RAF firarisi Staub ve Garweg'den ise hâlâ hiçbir iz yok.

BBC'ye konuşan Hans-Jakob Schindler "Hâlâ burada olabilirler, yurt dışında da olabilirler" diyor:

"Sanırım internete kendi fotoğraflarını koymamak gerektiği dersini almışlardır."

Kaynak: BBC