Sılay ailesinde 4'üncü kuşak hekim: Ravza Zeynep tıp fakültesini bitirdi, hedefi psikiyatri
Ravza Zeynep Sılay, TOBB ETÜ Tıp Fakültesi'nden mezun olarak ailesinin dördüncü kuşak doktoru oldu. Ankara'daki ailede hekimlik, 1995'te vefat eden genel cerrah Op. Dr. İlhami Ağar ile başladı; kızı, damadı, torunu ve torununun eşi de doktor. Genç hekim en çok annesinden etkilendiğini anlattı.
ANKARA'da 1995'te hayatını kaybeden Operatör Dr. İlhami Ağar'ın kızı Dr. Ulya Sılay (75) mikrobiyoloji uzmanı, eşi Dr. Mehmet Sılay üroloji uzmanı olarak görev yaparken, çiftin oğlu Yavuz Selim (50) aile hekimi, onun eşi Prof. Dr. Kamile Sılay (50) geriatri uzmanı olarak görevini sürdürüyor. 3'üncü kuşak çift Yavuz Selim ve Kamile Sılay'ın kızları Ravza Zeynep Sılay da (24) tıp fakültesinden mezun olarak ailenin dördüncü kuşak hekimi oldu.
Sılay ailesinde doktorluk mesleği büyük dededen dördüncü kuşak toruna kadar uzandı. Ailenin hekimlik geleneği 1943-1949 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim alan ve uzun yıllar genel cerrahi uzmanı olarak görev yapan Operatör Dr. İlhami Ağar ile başladı. Ağar, 1995 yılında hayatını kaybederken, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu kızı Dr. Ulya Sılay, mikrobiyoloji uzmanı, onun eşi aynı fakülteden mezun Dr. Mehmet Sılay da üroloji uzmanı olarak ülkesine hizmet etti. Çiftin oğlu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Dr. Yavuz Selim Sılay, aile hekimi, onun eşi Karadeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Prof. Dr. Kamile Sılay da geriatri uzmanlığında ihtisaslaştı. 3'üncü kuşak çift Yavuz Selim ve Kamile Sılay'ın kızları Ravza Zeynep Sılay da TOBB ETÜ Tıp Fakültesi'nden ağustos ayında mezun olup, ailenin 4'üncü kuşak hekimi olarak mesleğe adım attı.
AİLE MESLEĞİ GİBİ OLDU
Eşi Dr. Mehmet Sılay ile ailede 2'nci kuşağı temsil eden Dr. Ulya Sılay, bir süre önce emekli olduğunu söyleyerek, "Tıp, insanlara hizmet açısından çok güzel bir meslek. Yardım ediyoruz insanlara. Onların hastalıklarına çare bulmaya çalışıyoruz. Tıp mensubu olmak güzel, şerefli bir iş. Onun için ben de çocuklarımın ve torunumun doktor olmasından dolayı çok mutluyum. Oğlum Yavuz doktor olunca, Ankara Tıp'ı kazanınca çok sevinmiştim. Torunum da başarılı bir öğrenciydi. Biraz da genetik herhalde. Çok gururlandım torunumun mezun olmasıyla, artık yaşlandığımızı da anlıyoruz. Biraz da çocuklar, anne babadan gördükleri mesleği yapıyorlar. Aile mesleği gibi oldu bizde. 4 kuşak doktor oldu. Babamın zamanında doktorluğun altın devriymiş. Daha sonra işte gümüş devri geldi. Şimdi de daha farklı bir devirdeyiz. Artık tıbbi aletler de çok gelişti" ifadelerini kullandı.
Kariyerinde başhekimlik de yapan ve şimdi kurum doktoru olarak görevini sürdüren Dr. Mehmet Sılay ise "Türk doktorları, Türkiye'de yetişen doktorlar çok nasipliler ve şanslılar, çok becerikliler. Şu anda, Balkanlardan Türkiye'ye hasta geliyor. Bugün Pakistan, Hindistan, İran'dan Türkiye'ye hasta geliyor. Yani tedavi olmak için kendilerini bizlere emanet ediyorlar. Hele gençler bunu daha çok başarılı yapıyorlar. Tıp uzun bir tahsil. Şimdi gençler daha şanslı diye düşünüyorum. Ben hala bırakmadım mesleğimi. Bir kurum hekimi olarak görevime devam ediyorum" diye konuştu.
13 YIL AMERİKA'DA KALIP ÜLKEYE DÖNDÜLER
Eşi Dr. Yavuz Selim Sılay ile ailede 3'üncü kuşağı temsil eden Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde Geriatri Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Kamile Sılay da "13 yıl Amerika'da kaldık. Sonra ülkemize kesin dönüş yaptık. Asıl amacımız hep burada hizmet etmekti. Ülkemizin sağlık sistemi çok iyi, çok kıymetli. Ben işimi çok seviyorum. O yüzden kızımı da mesleğe yönlendirmiş olabilirim. Seçimleri genelde hep çocuklarımıza bırakıyoruz. Zeynep de çok iyi bir doktor olacak biliyorum, kişiliğine çok uygun zaten. Çok mutlu olduk o da bu mesleği seçince. Kendimiz severek yaptığımız için, onun da çok severek yapacağını ve mutlu olacağını bildiğim için onun adına çok mutlu oldum. Kendi adımıza da anne baba olarak tabii ki çok gururlandık" dedi.
Aile Hekimi Dr. Yavuz Selim Sılay ise "4 kuşak doktor ailesinin 3'üncü kuşağını temsil ediyoruz. Ben tekrar eğitimime başlayıp öğrenci olurken, kızım doktor oldu. Bu ailede aslında hep eğitim devam ediyor ve insanlara faydalı olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Tabii ki dedenin, babanın, annenin hekim olması insanı etkiliyor. Son insan kalıncaya kadar insanlara faydalı olabilecek bir alan. Ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin, daima hekimlere ihtiyaç var. Annemle babamın insanlara dokunuşu beni çok heyecanlandırdı. Kızım mezun olunca çok duygulandım. Beraber diplomasını aldık. İnşallah vatana, millete, devlete, halkımıza güzel hizmetler yapar. Bizim bu dört kuşağın hikayesinde benim ilgimi çeken şey, hepimiz eğitimi çok seviyoruz ve insanların derdiyle dertlenmeyi seviyoruz" ifadelerini kullandı.
YENİ MEZUN ZEYNEP'İN HEDEFİ PSİKİYATRİ
Ailede 4'üncü kuşağı temsil eden yeni mezun Ravza Zeynep Sılay da "Hedefim şu an psikiyatri. En çok annemden, babamdan ve yakın çevremden etkilendim. Özellikle annem çok fedakarlıklar yaparak bu alanda ilerledi. Bana ilham kaynağı bu açıdan. Çok severek, çok özenerek girdim bölüme. Ev ortamında her zaman sorup tavsiye alabileceğim, beni yönlendirebilecek insanlar olması o kadar büyük bir avantaj ki. Babam olsun, annem olsun, dedemler olsun. Bana büyük kolaylık sağlıyor ve motive ediyor. Kendimi şanslı hissediyorum" diye konuştu.