Antalya Down Sendromlu Oğlunun Fanatik Taraftarı Oldu
Down sendromlu oğlunun fanatik taraftarı olduAntalya'da sosyal hayata uyum sağlaması için spora yönlendirdiği down sendromlu oğlu Taygun Arı'nın (30) 15 yıldır kazandığı şampiyonluklarla gurur duyan Gülizar Küçük (63), Birlikte antrenmana, şampiyonalara gittik. Ben çok iyi bir seyirci oldum.
Down sendromlu oğlunun fanatik taraftarı oldu
Antalya'da sosyal hayata uyum sağlaması için spora yönlendirdiği down sendromlu oğlu Taygun Arı'nın (30) 15 yıldır kazandığı şampiyonluklarla gurur duyan Gülizar Küçük (63), Birlikte antrenmana, şampiyonalara gittik. Ben çok iyi bir seyirci oldum. Oğlumun başarısıyla 'A benim oğlum neymiş' diye şaşkınlık yaşadım dedi.
Antalya'da oturan Gülizar Küçük, 3 çocuğundan en küçüğü Taygun Arı'nın doğumundan sonra down sendromlu olduğunu öğrendi. Taygun'u bebekken kucağına aldığında ona nasıl bir hayat kuracağını planlayan Gülizar Küçük, oğluna en iyi eğitimi vermeye özen gösterdi. Taygun'un özel bir merkezde eğitim almasını sağlayan Küçük, topluma uyum sağlaması ve sosyalleşmesi için spora yönlendirdi. Yüzme, koşu, bocce, basketbol gibi farklı branşlarda spor eğitimi alan Taygun, müzik dersinde de konuşmasını hızlandırdı. Yüzmede elde ettiği başarıyla madalyalar kazanan Taygun'u 15 yaşında masa tenisine yönlendiren Küçük, oğlunun bu branşta daha mutlu olduğunu fark etti.
HAYATINI OĞLUNA ADADI
Oğlunun sosyalleşmesi için maddi manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Küçük, Taygun'un masa tenisinde başarılı olması için çaba gösterdi. Oğluyla antrenmanlara gelen ve salonda yanından ayrılmayan Küçük, Taygun'un kazandığı başarılarla gurur duydu. Masa tenisinde 3 yıl önce Türkiye şampiyonu olan Taygun, milli takıma seçilerek katıldığı Trisome Games 2016 Spor Oyunlarında dünya şampiyonluğunu kazandı. Geçen yıl Avrupa ikinciliğini elde eden Taygun, bu sene de Türkiye şampiyonu olarak annesi Gülizar Küçük'e en güzel gururu yaşattı.
OĞLUNUN TARAFTARI OLDU
Oğluna adadığı hayatını anlatan Küçük, doktorların 'Çocuğun down sendromlu' dediğinde çok üzüldüğünü belirtti. Kendisi için kabullenmenin zor olduğunu ve zamanla bu duruma alıştığını aktaran Küçük, araştırarak oğluna en iyi eğitimi vermeye çalıştığını söyledi. Spora yönlendirmesinin ardından Taygun'un gelişiminin, topluma uyumunun hızlandığını vurgulayan Küçük, Ben çocuğumu hiç eve kapatmadım. Toplumla iç içe olmasının faydalarını gördüm. Taygun'u spora yönlendirdik. Birlikte antrenmanlara şampiyonalara gittik. Ben çok iyi bir seyirci oldum. Oğlumun başarısıyla 'A benim oğlum neymiş' diye şaşkınlık yaşadım diye konuştu.
TAYGUN'UN BAŞARISI ANNESİNİN GURURU OLDU
Taygun'un masa tenisini severek yaptığını aktaran Küçük, Taygun'un başarısıyla hep gururlandık. Çocuğumun hedefi büyük. Evimizin en küçüğü, ablaları da destek oluyor. Ben başarmak isteyen çocuğumun başarısı için mücadele ederim. Hayatımızı Taygun'a adadık. Taygun, Türkiye şampiyonluğunu kazanıp ardından Avrupa ve dünya şampiyonasına katılmayı istiyor. Ben her antrenmanında yanında olacağım. Oğlumun en büyük hayali dünya şampiyonluğunu kazanmak. Benim isteğim de oğlumun hep mutlu olması dedi.
SİHİRİ RAKETİNDE
Masa tenisindeki becerisinden dolayı kendisini sihirbaz, raketiyle hünerlerini de sihir olarak adlandıran milli sporcu Taygun Arı ise şunları söyledi
Masa tenisini çok seviyorum. Bu raket bana çok güç verdi. Sihirbaz gibiyim. Sihrimi raketimle yapıyorum. Çok sayıda kupa madalya kazandım. Ben dünya şampiyonu olmak istiyorum. Masa tenisinde dünyanın en iyisi olmak istiyorum.