Aort Hastalıklarının Tedavisinde "Endovasküler Stent" Dönemi
Prof. Dr. Arbatlı: "Hastalığın tedavisinde ilk seçenek olarak yerini alan endovasküler cerrahideki son gelişmeler sayesinde, yüzde 100'e yakın başarılı sonuçlarla hastalar sağlıklı bir yaşama kavuşmaktadır" "Endovasküler yöntemle tedavi edilen hastalar 2 3 gün içinde hastaneden taburcu olur ve 1 2 gün içinde de normal yaşantısına dönebilir"
Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Harun Arbatlı, aort hastalıklarının tedavisinde, endovasküler cerrahideki son gelişmeler sayesinde, yüzde 100'e yakın başarılı sonuçlarla hastaların sağlıklı bir yaşama kavuştuğunu bildirdi.
Arbatlı, yaptığı yazılı açıklamada, 65 yaş üzerindeki hipertansiyon hastası erkeklerin yaklaşık yüzde 10'unda görülen aort anevrizmasının, yaşamı tehdit eden önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirtti.
"Hastalığın tedavisinde ilk seçenek olarak yerini alan endovasküler cerrahideki son gelişmeler sayesinde, yüzde 100'e yakın başarılı sonuçlarla hastalar sağlıklı bir yaşama kavuşmaktadır" ifadesini kullanan Arbatlı, özellikle karın içi anevrizması olan kişiler için kullanılan dallı stent-greft yönteminin, hem hastanın böbrek sağlığını koruduğunu hem de bir kaç gün içinde normal yaşamına geri dönmesini sağladığını vurguladı.
Prof. Dr. Arbatlı, şu bilgileri verdi:
"Aort, kalpten çıkan ve vücudun tüm atardamar ağının kaynak aldığı ana arterdir. Aort anevrizması ise vücudun en büyük atardamarı olan aortun duvar yapısının zayıflaması ve çapının genişlemesidir. Damar duvarı yapısındaki elastik liflerin dejenere olması ve genetik yatkınlık, aort anevrizmalarının en önemli nedenleridir. Aortun çeşitli bölgelerinde görülebilen anevrizmalarda damar çapı, normalin iki katına ulaştığında damarın çatlaması, yırtılması ya da damar cidarındaki tabakaların ayrışması gibi tehlikeler ortaya çıkar. Özellikle sigara içen ya da hayatının bir bölümünde sigara içmiş, yüksek tansiyon hastası 65 yaş ve üzerindeki erkeklerde sık görülür."
Hastayı böbrek yetmezliği sorunu ile karşı karşıya getiren açık ameliyatların yerini, son dönemde geliştirilen stent greftlerin aldığını kaydeden Prof. Dr. Arbatlı, yeni nesil ve "dallı" olarak tabir edilen bu uygulamanın, böbrek atardamarlarını da içine alan anevrizmalarda kapalı yöntemle tedaviyi mümkün kıldığını ve ameliyat sonrası oluşabilecek problemleri en aza indirdiğini anlattı.
Endovasküler stent-greft yöntemi ile hızlı iyileşme
Aort hastalığı stent-greft ile girişimsel olarak tedavi edilen hastaların, işlemin yapıldığı gün aktif yaşama döndüğünü ve beslenmeye başladığınu bildiren Prof. Dr. Arbatlı, şunları kaydetti:
"Karın açılmamış olduğu için sindirim sisteminde herhangi bir sorun yaşanmaz. Aynı günün sonunda yürümeye başlar. İşlem sonrası hastanın sahip olduğu bu konfor, normal yaşama adaptasyonu da kolaylaştırır. İşlem, çok küçük kesilerle yapıldığı için hastanın iyileşmesi çok hızlı bir şekilde gerçekleşir. Endovasküler yöntemle tedavi edilen hastalar 2-3 gün içinde hastaneden taburcu olur ve 1-2 gün içinde de normal yaşantısına dönebilir. Açık ameliyat ile tedavi edilen hastaların en az 7 gün hastanede yatışı gerekir. Bu hastalar, karın bölgesindeki büyük yaralar nedeniyle ancak 2-3 ayı bulan iyileşme süresine ihtiyaç duyar. Normal yaşamlarına geri dönüşleri ve sosyal yaşama adaptasyonları da aylar sonra gerçekleşir. Her iki işlem için de herhangi bir yaş sınırı yoktur."
Prof. Dr. Arbatlı, endovasküler stent uygulamalarında başarı oranının yüzde 99 olduğunu aktardı. - İstanbul