Ayhan Bora Kaplan Yeniden Yargılanıyor

Son Güncelleme:

Kaplan, masumiyetine dair delillerin incelenmediğini savundu, ceza davası devam ediyor.

AYHAN Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada, verilen cezaların istinafta bozulmasının ardından 76 sanığın yeniden yargılandığı davaya devam edildi. Tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan, "Benim tek derdim masumiyetimizin ortaya çıkmasıdır. Elimizde delil olduğunu düşündüğümüz materyaller var; ancak bunlara bakılmadığını görüyoruz" dedi.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 2023 yılında Ankara 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, 3 Aralık 2024'te karar açıklandı. Örgüt elebaşı Ayhan Bora Kaplan'a 68 yıl hapis cezası verilirken, 36 sanık ise 1 yıl 6 ay 22 gün ile 21 yıl arasında değişen sürelerde hapis cezasına çarptırıldı. Bölge Adliye Mahkemesi, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri gönderdi.

KAPLAN'IN AVUKATI TANIK OLARAK DİNLENDİ

Ankara 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Ayhan Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı Umut Köroğlu, Kaplan'ın talebi üzerine tanık olarak dinlendi. Tanık Köroğlu, Kaplan'ın ifadesi alınmadan önce polislerin, 'Murat Müdür'ün selamını getirdik. Buraya geliş amacımız sadece ifade almak değil; seninle konuşmak ve senden bazı taleplerde bulunmak istiyoruz' dediklerini iddia etti. Polislerin, Kaplan'a eşi ve kız kardeşlerinin gözaltında olduğunu söylediklerini ileri süren Köroğlu, bazı isimler hakkında ifade vermesi halinde kendisine yardımcı olunacağının, örgüt yöneticiliği suçlamasının örgüt üyeliğine çevrilebileceğini ve kısa sürede tahliye olabileceğinin ifade edildiğini söyledi. Kaplan'ın bunu kabul etmediğini belirten Köroğlu, polislerin bu kez eski emniyet mensupları Alp A. ve Oben Ö. ile Volkan isimli polis hakkında konuşmasını istediklerini iddia etti. Köroğlu, Kaplan'ın bazı emniyet görevlileri hakkında aleyhe beyanda bulunması karşılığında eşi ve kız kardeşlerinin serbest bırakılacağı yönünde vaatlerde bulunulduğunu düşündüğünü belirterek, eşinin ev hapsiyle serbest bırakılması üzerine Kaplan'ın, 'Biz böyle mi anlaşmıştık' diyerek tepki gösterdiğini anlattı.

'KAPSAMLI İNCELEME GEREKİYOR'

Tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan savunmasında, dosyadaki dijital materyallerin yeterince incelenmediğini öne sürerek, "Burada bizim masumiyetimizi ortaya çıkaracak konuşmalar, görüntüler ve yazışmalar var. Ancak bunların ortaya çıkarılması yerine adeta saklanmaya çalışıldığını düşünüyoruz. Terabaytlar dolusu ses kaydı, yazışma ve dijital veri var. Bunların tamamını kısa sürede inceleyip anlamak mümkün değil. Çünkü olayların tarihlerini, kişilerini ve bağlantılarını bilmeden bu kayıtların ne anlama geldiğini çözemezsiniz. Bu nedenle ya mahkemenin ya da dosyaya hakim bir bilirkişinin kapsamlı inceleme yapması gerekiyor" dedi.

'İNCELEMEDEN GÖRMEZDEN GELMEYİN'

Dosyada görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, soruşturmanın gizliliğini ihlal ve gizli tanığı etkileme gibi iddialar bulunduğunu ileri süren Kaplan, "İnceleme bu suçlar esas alınarak yapılmalı ki gerçek ortaya çıksın. Sadece belirli kelimeler üzerinden araştırma yapılarak gerçeğe ulaşılamaz. Biz bu kayıtların bize verilmesini istemiyoruz. Sadece doğru düzgün incelenmesini istiyoruz. Gizli tanıklarla ilgili işlemler nasıl yapılmış, tanık ifadeleri nasıl alınmış, bunların ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz. Dosyadan resmi yollarla alınmış yazışmaları sunuyoruz; ancak bunların doğruluğu araştırılmıyor. Eğer bu belgeler sahteyse hakkımızda işlem yapın. Ama incelemeden görmezden gelmeyin. 3 yıldır derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Sonradan ortaya çıkan mesajlar da söylediklerimizin doğru olduğunu gösterdi. Ben sadece, dijital materyallerin hakkıyla incelenmesini istiyorum. Bizim derdimiz bu insanların ceza alması ya da almaması değil. Vallahi de değil, billahi de değil. Benim tek derdim masumiyetimizin ortaya çıkmasıdır. Elimizde delil olduğunu düşündüğümüz materyaller var; ancak bunlara bakılmadığını görüyoruz. Bu nedenle hukuk içinde bir çözüm üretilmesini ve delillerin ayrıntılı şekilde incelenmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'ELLERİMİ KALDIRMAMA RAĞMEN BETON ZEMİNE YATIRDILAR'

Kaplan, ayrıca şu ifadeleri kullandı:

"Murat Çelik'in dediği gibi ben mahkeme başkanına 'şekerim' demedim, gayriihtiyari başka bir kelime söyledim. Sonrasında da heyetten özür diledim. Yalan söylüyorlar, bana küfrediyorlar. Bu düşmanlık neden bilmiyorum. Elinizi vicdanınıza koyun; bana karşı soruşturmayı yürüten, somut delillere rağmen bu şekilde davranan kişiler polis gibi değil, düşman gibi hareket ettiler. Çelik ve ekibi, belinde silahla dizi seti oluşturmuşlar, ben silahla inseydim daha da şov yapacaklardı. Ben ellerimi kaldırmama rağmen beton zemine yatırdılar."

Duruşmaya, yarın devam edilmek üzere ara verildi.

Kaynak: DHA