Baden-Württemberg Eyaleti Başbakanı Kretschmann."Türkiye'yi Avrupa'nın Bir Parçası Olarak...
Baden-Württemberg Eyaleti Başbakanı Winfried Kretschmann, Türk ve Batı medeniyetlerinin birçok noktada ortaklığının bulunduğunu belirterek, "Türkiye'yi Avrupa'nın bir parçası olarak görüyorum" dedi.
Baden-Württemberg Eyaleti Başbakanı Winfried
Kretschmann, Türk ve Batı medeniyetlerinin birçok noktada ortaklığının
bulunduğunu belirterek, " Türkiye'yi Avrupa'nın bir parçası olarak görüyorum"
dedi.
Baden-Württemberg Eyaleti Başbakanı Winfried Kretschmann, Ankara
Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde "Avrupa'nın Parçası Türkiye"
başlıklı bir konuşma yaptı.
Türk ve Alman üniversiteleri arasında işbirliğinin her geçen gün arttığını
vurgulayan Kretschmann, Ankara Üniversitesi'nin böyle bir konferansa ev sahipliği
yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İki ülke arasında birçok sektörde yapılan işbirliğine rağmen, hala Türkiye
ile ilgili ön yargılar bulunduğuna dikkati çeken Kretschmann,"Ülkenize karşı ön
yargılar hala bulunabiliyor. Ancak Baden-Württemberg'de Türkler, başarı
hikayeleriyle öne çıkıyor. Eyaletimizdeki Türk kökenlilerin bu başarıları bizi
sevindiriyor ama şüphesiz bunların daha iyisini yapabiliriz. Türk kökenlilerin
çocuklarının geleceği için yapmalıyız" diye konuştu.
Türkiye'nin Avrupa'ya ait olduğununu geçmişte yapılan girişimlerden açıkça
anlaşılabileceğini dile getiren Kretschmann, 1963'te Türkiye'nin Avrupa Ekonomik
Topluluğu (AET) ile ortaklık antlaşması imzalaması ve 2005'te Türkiye'nin AB'ye
katılma müzakerelerine başlamasının bunu örneklediğini söyledi.
1963'te imzalanan ortaklık antlaşmasıyla Türkiye'nin Avrupa'ya ait olduğunun
vurgulandığını aktaran Kretcshmann, iki medeniyet arasında birçok ortak özelliğin
bulunduğunu anlattı. AB'de Türkiye'ye ihtiyaç duyulduğuna vurgu yapan Kretschmann
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben de Türkiye'yi Avrupa'nın bir parçası olarak görüyorum. Avrupa
kimliğini bir 'genişlik' olarak kabul ediyoruz. Kimseyi dışlamadan, insanları
ortak değerler çerçevesinde bir araya getiren kimlik, farklı olanları hakkaniyet
çerçevesinde buluşturan bir kimlik. Türkiye ile AB arasındaki müzakereler tam
üyelik çerçevesinde gerçekleşmelidir. Uzun zamandır müzakereler iç siyasete bağlı
olarak vetolardan dolayı devam edememektedir. Avrupa'da bazı hükümetlerin
Türkiye'ye karşı çıktıklarını biliyoruz. Ama aslında Türkiye'ye ihtiyaç
duyulmaktadır."
AB Komisyonu'nun Türkiye 2012 İlerleme Raporu ve Genişleme Stratejisi
Belgesi'nde yer alan endişelerin dikkate alınması gerektiğini belirten
Kretschmann, Ankara'nın bu konuda bazı adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Kretschmann şunları kaydetti:
"İlerleme raporunda ele alınan adalet, basın özgürlüğü, Kürt azınlığın
hakları konularına dikkat çekiliyor. Hristiyan azınlıkların sıkıntılarına yer
veriliyor. Hukuk reformları ve demokratikleşme konuları üzerinde her zaman
çalışmalıyız. Eğer birlikte çalışırsak gereken sonucu elde edeceğimize
inanıyorum. Bizim Türkiye'ye engel oluşturmamamız gerek."
Türkiye'nin Almanya ile olan ticaret hacminin hızla büyüdüğüne de değinen
Kretcshmann, yaklaşık 4 bin 800 Alman yavru firmanın Türkiye'de faaliyet
gösterdiğini kaydetti. Türk girişimcilerin de Almanya'da birçok girişimde
bulunduğunu anlatan Kretcshmann, Türk işadamlarının yeşil pasaport isteğine kulak
verilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Konuşmasının ardından Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş,
Winfried Kretcshmann'a katılımından dolayı hediye sundu.
Konferansın sonunda Ankara Üniversitesi ile Almanya'nın Tübingen
Üniversitesi arasında işbirliği protokolü rektörler, İbiş ve Engler tarafından
imzalandı.
Muhabir: Erkan Avcı
Yayıncı: İbrahim Uyar - ANKARA