Bakan Soylu Seçim Güvenliğine İlişkin Önemli Açıklamalarda Bulundu

Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayın
Son Güncelleme:

Bakan Soylu seçim güvenliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu " Hiç kimsenin seçimlere şaibe veya gölge düşürmesine, kimsenin keyfine göre seçimin ikliminin bozulmasına, Türk siyasetine ve Türk demokrasisine iftira atılmasına müsaade etmeyeceğiz" "Seçim güvenliği üzerinden baskı ve...

Bakan Soylu seçim güvenliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu

" Hiç kimsenin seçimlere şaibe veya gölge düşürmesine, kimsenin keyfine göre seçimin ikliminin bozulmasına, Türk siyasetine ve Türk demokrasisine iftira atılmasına müsaade etmeyeceğiz"

"Seçim güvenliği üzerinden baskı ve kaos oluşturulmaya çalışılıyor"


İZMİR - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, seçim güvenliği üzerinden bir baskı ve kaos oluşturulmaya çalışıldığını ifade ederek, "Önce "Suriyeliler oy kullanacak" spekülasyonunu yapmaya çalıştılar. Buraya gerçek rakam ve bilgilerle cevap verince bu sefer sus pus oldular. Bu sefer adres taşıma ve ölü seçmen şaibesi ortaya koymaya çalıştılar. Buna da hem bakanlık olarak hem de Yüksek Seçim Kurulu, belge ve rakamlarla cevap verdi. Bundan sonraki süreçlerde de hiçbir tezvirata ve manipülasyona da alan bırakmayacağız. Hiç kimsenin seçimlere şaibe veya gölge düşürmesine, kimsenin keyfine göre seçimin ikliminin bozulmasına, Türk siyasetine ve Türk demokrasisine iftira atılmasına müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu İzmir'de düzenlenen Seçim Böge Güvenlik Toplantısı'na katıldı. Toplantıda konudan Bakan Süleyman Soylu, 31 mart yerel seçimleri münasebetiyle düzenlenen bölge güvenlik toplantılarının altıncısını gerçekleştirdiklerini belirterek, konuşmasına toplantıda bulunan hortum dolayısıyla hasar gören Antalya Valisi ve Muğla Bodrum'da hortum ve afet nedeniyle hayatını kaybedenlere rahmet, yaralananlara şifa, vatadaşlara da geçmiş olsun dileklerini iletti.

Seçim Bölge Güvenlik Toplantılarını daha önce 16 Nisan referandumu ve 24 Haziran seçimleri münasebetiyle de yine seri olarak düzenlediklerini ve çok faydasını gördüklerini belirten Soylu, "Bu son toplantı serimizde de aslında arkadaşlarımızın genel olarak bir teyakkuz halinde olduğunu, tedbirlerin alınmaya başlandığını müşahade ettik. Halihazırda kamera sistemlerimizin bakımı ve kontrolü yapılıyor, mevcut jeneratörlerin bakımı yapılıyor, hatta jeneratör, aydınlatma gibi eksikliği olan yerlere ilişkin yeni alımlar da yapılıyor. Yani özetle, bu yılki toplantılarımızda arkadaşlarımızın meselenin ciddiyetine vakıf olmaları, hazırlıklar noktasındaki gayretlerinden memnun kaldığımı, moral bulduğumu ve kamuoyumuzun da bu noktada müsterih olması gerektiğini ifade etmek isterim. Bu itibarla tüm mesai arkadaşlarıma şimdiden teşekkür ediyor; 31 Mart yerel seçimlerinin ülkemiz için hayırlı uğurlu olmasını; ülkemizin istikrarının kuvvetlenmesine, bölgemize de barış ve huzur olarak tesir etmesine vesile olmasını cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum" dedi.

"Türkiye'de havası puslu iki seçim vardır"

Her seçimin bir mesajı olduğunu dile getiren Bakan Soylu, "Bazı seçimler istikrar mesajı verir veya bazı seçimler değişim mesajı verir. Her ne olursa olsun seçimin mesajı, sandık sonuçlarına, milletin iradesinin tecellisine göre oluşur. Sonuçlar alınır ve milletin ne mesaj verdiğine bakılır. Fakat her seçimin bir de iklimi vardır. Seçimin sonunda değil, bilakis o seçime giderken, kampanya sürecinde oluşur. Seçim ortamının huzuru, ifade hürriyetinin varlığı, seçmen iradesinin sandığa tam olarak yansımasıyla ilgili oluşan iklimi tarif eder. Türkiye'de bu anlamda havası puslu iki seçim vardır, onlar da 1946 seçimleri ile 1982'deki anayasa referandumudur. Öyle ki 1946 seçimleri literatüre "sopalı seçim" olarak geçmiştir. Keza 1982 Anayasa referandumu da buna benzer bir leke taşır. İçişleri Bakanlığı olarak bizim görev alanımız, seçimin mesajı ile ilgili değildir. Çünkü orası milletin iradesine ait bir alandır ve mesaj millete aittir. Bizim görev alanımız, seçim iklimi ile ilgilidir. Adayların, partilerin propaganda ve ifade hürriyetini tam olarak kullanabilmesi; kampanya döneminde herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmaması; adaylar arasında fiili bir gerginliğe mahal verilmemesi; seçmenlerin sandığa ulaşmasında, oy verme hakkını kullanmasında bir aksaklık yaşanmaması; seçim sonuçlarının tam ve sağlıklı olarak alınıp sürecin hatasız olarak tamamlanması; bu sayede seçim ikliminin, deyim yerindeyse bir bahar havasında olması, İçişleri Bakanlığı'nın seçimle ilgili görevlerimizin tam ve kısa bir tarifidir" ifadelerini kullandı.

"Seçim güvenliği üzerinden baskı ve kaos oluşturulmaya çalışılıyor"

Seçim güvenliği üzerinden bir baskı ve kaos oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden Soylu sözlerine şöyle devam etti:

"Bu tarifi yapmamın sebebi, son yıllarda, kendi hesaplarına seçimin mesajına odaklanmak yerine, seçim iklimini bozmak isteyen bir iradenin varlığı sebebiyledir. Son yıllarda sürekli olarak seçim güvenliği üzerinden bir baskı ve kaos oluşturulmaya çalışılıyor. Belli bir takvimle gündeme sürdükleri klişe senaryoları var. Üç aşamalı çalışıyorlar. Birinci aşamada seçmen askı listeleri üzerinden; sonrasında ifade hürriyeti üzerinden son olarak da oyların sayımı üzerinden bir manipülasyon ortaya koymaya çalışıyorlar. ya kendi başarısızlıklarına kılıf arıyorlar ya da ülkenin seçimler yoluyla, demokratik yollarla tahkim ettiği istikrarı bozmaya çalışıyorlar. Şu anda bu saydığım üç aşamalı iklim bozma çalışmasının ilk evresindeyiz. Önce "Suriyeliler oy kullanacak" spekülasyonunu yapmaya çalıştılar. Buraya gerçek rakam ve bilgilerle cevap verince bu sefer sus pus oldular. Bu sefer adres taşıma ve ölü seçmen şaibesi ortaya koymaya çalıştılar. Buna da hem bakanlık olarak hem de Yüksek Seçim Kurulu, belge ve rakamlarla cevap verdi. Hatta bu hafta ortası Ankara'da gerçekleştirdiğimiz bölge toplantısında, jandarmamız üzerinden atılmaya çalışılan ahlaksız bir iftiraya tüm hukuki dayanaklarıyla ve rakamlarla cevap verdim. Şimdi sıradaki iftiralarını bekliyoruz. Ancak bizim alnımız aktır, tüm süreçlerimiz şeffaftır, ülkemizdeki bütün hukuk süreçleri eksiksiz çalışmaktadır; anayasal tüm kurumlar da Alah'a şükürler olsun görevinin başındadır. Şunu da net şekilde ifade etmek isterim. Bundan sonraki süreçlerde de hiçbir tezvirata ve manipülasyona da alan bırakmayacağız. Hiç kimsenin seçimlere şaibe veya gölge düşürmesine, kimsenin keyfine göre seçimin ikliminin bozulmasına, Türk siyasetine ve Türk demokrasisine iftira atılmasına müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

"Dijital sistemler üzerinden ifitira ortaya koyulmaya çalışılıyor"

Son yıllarda özellikle bilgisayar sistemleri işin içine girdikten sonra, seçim sonuçlarının alınmasıyla ilgili de dijital sistemler üzerinden bir iftira ortaya koyulmaya çalışıldığını söyleyen Soylu, bazen bir işin mantığının, bütün şaibeleri yok ettiğini ifade etti. Türkiye'de seçimlerin dijital ortamda yapılmadığını ifade eden Soylu, "Oy kullanımı da, oyların sayımı da dijital değildir. Vatandaş oyunu fiilen mühür basarak kullanır; sayımlar sandık başkanının başkanlığında, her partinin müşahitleri huzurunda yapılır; tutanağa geçirilir ve sonra da bunlar birleştirilir. Elbette ki sonuçların toplanması, kimin kazandığının hesaplanması noktasında veriler bilgisayara girilmektedir. Ancak kesin sonuçlar yüksek seçim kurulunun resmi internet sitesinde sandık bazlı olarak yayınlanır. Yani eğer siz bir partinin sandık müşahidiyseniz, görevli olduğunuz sandıkta kime kaç oy çıktıysa, sandık sonuçları açıklandığında zaten bunu kontrol etme şansına sahipsiniz. Yani bizim seçim sistemimizde sürecin başında insan vardır, sonunda da yine insan vardır. Dolayısıyla oyların sayımı noktasında birilerinin bilgisayar yazılımı yoluyla veya birkaç tıklamayla sonuçlar üzerinde etkili olduğu iddiasının gerçekle bağdaşır yanı yoktur, bir mantıklı izahı da yoktur ve bugüne kadar hiçbir seçimden sonra sonuçlara etki edecek bu çapta bir itiraz vuku bulmamıştır" dedi.

Seçim güvenliği için üç ana başlıkta tedbriler alındı

İçişleri Bakanlığı olarak seçim ikliminin güvenliği noktasında tedbirlerimizi "kampanya güvenliği", "oy verme güvenliği" ve "oy sayımı güvenliği" olmak üzere üç başlıkta ele aldıklarını hatırlatan Soylu,şunları söyledi:

"Bütün bu süreçleri etkin ve verimli bir şekilde yürütmek için birimler arasi koordinasyon ve iletişimi sağlamaya ayrı bir önem verdik. Seçimin tüm süreçlerini koordinasyon içinde takip etmek ve herhangi bir aksaklığa meydan vermemek için bakanlık merkezimizde bir bakan yardimcimizin başkanliğinda "seçim koordinasyon komisyonu" oluşturduk ve hemen 2 toplanti gerçekleştirdik. Ayni şekilde her ilde gamer bünyesinde bir vali yardimcisi başkanliğinda "seçim koordinasyon merkezleri" oluşturulmuştur ve buradan da merkezdeki komisyonumuza bilgi akişi sağlanmaya başlamiştir. Bunun yanisira emniyet ve jandarma birimlerimizde merkez ve illerde olmak üzere yine seçim koordinasyon merkezleri oluşturduk. Bu merkezlerde toplam 6.939 personel görevlendirdik ve bu personelin tamamina eğitim verdik. Süreçlerle ilgili sadece kendi içimizde değil kamuoyu ile de sağlikli bilgi paylaşabilmek maksadiyla illerimizde sayin valilerimiz de basin mensuplariyla belirli araliklarla seçim güvenliği ile ilgili toplantilar yapacaklardir."

"Polise, jandarmaya karşı gelmek marifet değildir"

En temel çizgilerinin hukuk olduğunu vurgulayan Soylu, şöyle devam etti:

"Kampanyada güvenlik tedbirlerimizi planlarken ifade ve propaganda hürriyetinden taviz vermemeyi ve bu konuda hukuktan sapmamayı temel prensip olarak belirledik. Yani bir yerde stand açılıyorsa, bir miting düzenleniyorsa ve yasal izinleri alınmışsa, burada gerekli tüm güvenlik tedbirleri, propaganda faaliyetlerine engel olmayacak şekilde alınacaktır. Burada en temel çizgimiz, hukuktur. Yasal izinler ve prosedürler noktasinda herkesin hassasiyet göstermesi en büyük arzumuz ve ricamizdir. İyi niyetle de olsa gelişigüzel stand açilmamasına, rastgele miting veya yürüyüş düzenlenmemesine, bu konulardaki yasal çerçeve neyse buna riayet edilmesini rica ediyorum. Böyle bir program yapmak isteyen parti veya adaylarin, -olabilir- konuyla ilgili net bir bilgisi yoksa bile en azından en yakın emniyet biriminden veya mülki amirden süreçle ilgili bilgi almaya çalişmasi, bence en doğru harekettir. Arkadaşlar, bizi hukuk korur. Hukuktan sapmadiğimiz sürece, bütün süreçleri sağlikli bir şekilde yürütme imkanımız olur. Bildirimde bulunmadan bir stand açıp veya yasal izinleri alinmamı, korsan bir gösteri düzenleyip sonra polisle karşi karşiya gelmek, jandarmayla karşı karşıya gelmek marifet de değildir, siyaset yapma usulü de değildir. Dolayısıyla bu faaliyetlerle ilgili olarak taraflarin ilgili mevzuati takip etmesi hususunu tekrar rica ettiğimi, burada herhangi bir kanunsuzluğa da göz yumamayacağimizi ifade etmek isterim."

Huzur uygulamaları ve mitinglerde üçüncü göz uygulaması

Huzur uygulamalarında ve mitinglerde daha önce de uygulanan üçüncü göz uygulamasına, bu dönemde de aynen devam edileceğini ifade eden Soylu, "Bu yöntemde, sahada iki personelimiz denetim yaparken bir üçüncü personelimiz de daha dışarıdan onlari izliyor. Böylece ekip olarak alanı daha geniş bir bakışla takip etme imkanı buluyoruz. Bir de buna ilaveten, online bağlanti sağlayabildiğimiz polis yaka kameralari aliyoruz. Şu an itibariyla sayilari bildiğim kadariyla 400'ü geçmiş durumda. Normal polis kameralari haricinde bu yeni nesil yaka kameralari, üzerinde taşıyan polisin gördüğü görüntüyü aynı anda canli olarak merkezden izleyebilmesine imkan tanimaktadır. Dolayisiyla mitinglerde, toplumsal olaylarda merkezden risk analizi yapabilmemize ve ekiplerimizi yönlendirmemize imkan taniyor" dedi.

"Uyanık, aktif ve dikkatli olun"

Küçük tedbirler konusuna özellikle vurgu yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Üst aramasi, x-ray kontrolü, araç altı taraması, hatta araç araması gibi konularda arkadaşlarimiz uyanık, aktif ve dikkatli olmalidir. Özel güvenlik ve polis memuru arkadaşlarımı özellikle buradan ikaz etmek istiyorum: giriş çikiş aramalari konusunda ihmalkar olmayin ve kendinize güvenmeyin. İnsanlarin şekline şemaline bakip "buna bakmaya gerek yok" demeyin. Talimat neyse, eksiksiz yapin. Üşenmeyin, erinmeyin.. Allah göstermesin, görevli olduğumuz yerde bakmakta ihmal ettiğimiz küçücük bir çanta veya paket; sormadiğimiz tek bir kimlik, memleketimizin kabusumuz olabilir. Bunun yaşanmış birçok örneği vardir. Burdan vatandaşlarımıza da kolluk birimlerimzie yardımcı olmalarını, hasasiyet göstermelerini rica ediyoruz. Unutmayın ki bu eylemleri yapanlar, bu işler için eğitilmiş, yapacaği eyleme odaklanmiş profesyonel kişilerdir. Her türlü tiyatroyu oynayabilirler, her türlü taktiği kullanabilirler. Dolayısıyla küçük tedbirler noktasında kişilerden bağımsız, tahminlerimizden bağımsız olarak ama elbette ki nezaket içinde, insanlari rahatsız etmeden, görevlerimizi en iyi şekilde yapmak durumundayız" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA