Bala'da Mevsimlik İşçi Cinayeti Davası Başladı
Ankara'nın Bala ilçesinde mevsimlik tarım işçisi Keziban Demirci'nin öldürülmesiyle ilgili dava açıldı.
Ankara'nın Bala ilçesinde mevsimlik tarım işçisi Keziban Demirci'nin, çocuğuyla kaldığı konteynerde kar maskeli saldırganlarca silahla vurularak öldürülmesine ilişkin 4'ü tutuklu 6 sanığın yargılanmasına başlandı.
Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hamza Özdil, İsmail Özdil, Kadir Karakaş, suça sürüklenen çocuk H.K. ile tutuksuz sanıklar Mustafa Şal, Dursun Erdemir ve taraf avukatları katıldı.
Mahkeme Başkanı, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından sanıklara savunmaları için söz verdi.
Maktulün damadı sanık Hamza Özdil, kardeşi İsmail'in kendisine telefon açarak sanık Kadir Karakaş'ın evine çağırdığını, iki silah göstererek "İşe yarar mı? Bir bak." dediğini, kendisinin de "Ben anlamam, Mustafa belki anlar." dediğini anlattı.
Sanık Hamza Özdil, daha sonra sanık Mustafa Şal'a silahı götürdüklerini ve silahların kurusıkı olduğunu öğrendiklerini belirterek, "İsmail ve Kadir yanımda alkol aldı. İsmail'i evine götürürken 'Ne iş bu silahlar?' dedim. 'Ne yapacaksın, boş ver.' dedi. Sonra kuyumcu soymakla alakalı şeyler söyledi." ifadelerini kullandı.
Kardeşi sanık İsmail Özdil'in kendisine kayınpederinde altın olup olmadığını sorduğunu söyleyen Hamza Özdil, şu beyanda bulundu:
"Altın var mı, yok mu ben de bilmiyorum dedim. O da 'Şaka zaten.' falan dedi. H.K. ve Kadir'le yüz yüze görüşmedim ben. Arkadaşım da değiller. İsmail'in arkadaşları olduğu için tanıyorum. Olaya ilgili bilgim yok, desteklemedim. Onlarla birlikte hareket etmedim. Kuyumcu fikirlerini biliyordum. 'Yapmayın, zor olur.' dedim ama şakalaşıyordu benimle bunu konuşurken. Ben kayınpederimin altınlarına, evine yönlendirmedim. Evde altın olduğunu bilmiyordum. Ben suça karışmadım. Karşı taraf da benim ailem. Onlara böyle bir kötülüğü niye yapayım? Benim bir alakam yok. Tahliyemi istiyorum."
Sanık İsmail Özdil de olay öncesinde plan yaparak hareket ettiğini itiraf ederek, yengesi Şerife Özdil'in kendisine, babasında yaklaşık 20 gremse altın olduğunu, annesi ile babasının boşanacağını ve kendisine pay kalmayacağını anlattığını söyledi.
"Altınları buldum ama almadım"
İsmail Özdil, yengesinin kendisine "Sen altınları alırsın, bölüşürüz." dediğini öne sürerek, beyanına şöyle devam etti:
"Kadir'le silah almaya karar verdik. Mustafa'dan silah almak için Dursun'a söyledim. Mustafa'ya da 'Arkadaşıma alacağım.' dedim. Dursun sadece silahı getirdi. Cuma günü tekrar konuştuk. Yengem, annesinin ertesi gün pamuk atmaya gideceğini ve evde olmayacağını söyledi. H.K. de yanımdaydı, Kadir yoktu. Olay günü silahla birlikte gittik. Maskeli ve hazırlıklıydık. Hırsızlık amacıyla gitmiştik. Kadın bizi görünce konteynere kaçtı. Ben de konteynerin içinde tüfek olduğunu bildiğim için sağa, sola, konteynere doğru ateş ettim. Daha sonra içeri girdim. Altınları buldum ama almadım. Kadının o halini görünce 'Çok geç, gidelim.' dedim. Çocuğu görmedim. H.K. silahı yolda giderken attı. Daha sonra Kahramankazan'a gittik. Korktuğum için teslim olmadım. H.K'nin bir şeyler yapacağımızdan haberi vardı ancak olaya dair bilgisi yoktu."
Sanık Kadir Karakaş, İsmail Özdil'i önceden tanıdığını, bir araya gelerek alkol aldıklarını ve sonrasında kendisine çok borcu olduğunu ve babasının onu evlatlıktan reddedeceğini söylediğini anlattı.
İsmail Özdil'in kendisine "Böyle giderse kuyumcu soyacağım, sen de gelir misin?" dediğini öne süren Karakaş, "Ben de alkollü olduğum için 'Olur, hallederiz.' dedim. Sonra bana ciddi olduğunu söyledi. Ben de lafımdan dönmemek için 'Evet, gelirim.' dedim. Daha sonra, abisi Hamza, bize 'Manyak mısınız, boş verin. Köyden tanıdıklarımız var. Altınları var. Kamera yok. Gidip alır, bölüşürüz.' dedi. Hamza'nın yaptığımız işten haberi vardı." beyanında bulundu.
Karakaş, sanık İsmail Özdil'le konteyner bölgesine gittiklerini ancak fırsat olmadığı için içeri giremediklerini ve eve döndüklerini iddia ederek, "Ben zaten baktım iş ciddi, kurtulmaya çalıştım. Kardeşim evdeydi. Duşa girdim. Ben duştayken İsmail kardeşimi de almış olay yerine gitmişler. Benim o esnada haberim yoktu. Kadının öldüğü haberi gelince, İsmail'e 'Senin yanındaki H.K. değildi, bendim.' böyle anlatacağız dedim. Sonra yakalandık zaten. Ben İsmail'i suça teşvik etmedim, benim bir suçum yok." dedi.
Suça sürüklenen çocuk H.K, kendisinin plandan haberi olmadığını, sanık İsmail Özdil ve abisi Kadir Karakaş'ın eve geldiğini, abisi duşa girdikten sonra sanık İsmail Özdil'in kendisine 'Kavga var, gel. Kavgaya gideceğiz.' dediğini anlattı.
Arabadan indiğinde İsmail Özdil'in maske taktığını ve silah tuttuğunu gördüğünü belirten H.K, silahı görünce korktuğunu ve maskeyi taktığını, Özdil ne derse yaptığını söyledi.
H.K, sanık İsmail Özdil'in konteynere doğru koşarak ateş etmeye başladığını, kendisinin de peşinden gittiğini dile getirerek, "Bana kovanları topla dedi. Sonra da tüfeği bana attı arabaya koy dedi. Ben şoktaydım. İsmail'in gözü dönmüş gibiydi. Bana da bir şey yapmasın diye ne derse yaptım. Tüfeği de arabada giderken yol kenarına attırdı. Olayın şokuyla kimseye haber veremedim. Korktum. Ben suçsuzum." diye konuştu.
Tutuksuz sanıklar Mustafa Şal ve Dursun Erdemir de olayla ilgilerinin olmadığını savunarak, beraat talebinde bulundu.
"Gelip öldüm mü diye baktılar, ben nefesimi tuttum"
Söz verilen müştekiler maktulün eşi Saim Demirci, kızları Dilan ve Gönül Demirci ile Şerife Özdil de davaya katılma talebinde bulunarak şikayetçi olduklarını belirtti.
Mağdur çocuk N.B.D, olay günü annesi maktul Keziban Demirci'nin "Evin önünde iki adam var git de bak." dediğini, adamlara doğru yürüyünce silah çıkartıp ateş etmeye başladıklarını anlatarak, "Ben içeri girerken ayağıma saçma geldi, kendimi köşeye attım. Sonra anneme ateş ettiler, ardından bana döndüler. Bacaklarımı kendime çektim. Tekrar bana ateş ettiler. Hareket etmedim. Gelip öldüm mü diye baktılar, ben nefesimi tuttum. 'Bu da ölmüş, evin her yerini arayalım.' dediler, evi aradılar, sonra gittiler." dedi.
Söz alan sanık avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunarak, tahliye talebinde bulundu.
Müşteki avukatları ise sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi.
Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, eksik hususların giderilmesini ve sanıkların mevcut halinin devamını talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, tüm sanıkların mevcut halinin devamına hükmetti. Mahkeme, tutuklu sanık Kadir Karakaş hakkında ayrıca "konut dokunulmazlığını ihlal" suçundan suç duyurusunda bulunularak, dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verdi.
Duruşma, 2 Ekim'e ertelendi.
İddianameden
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Ankara'nın Bala ilçesinde mevsimlik tarım işçisi Keziban Demirci'nin, çocuğuyla kaldığı konteynerde kar maskeli saldırganlarca silahla vurularak öldürülmesine ilişkin 6 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı.
İddianamede, sanıklar İsmail Özdil, Hamza Özdil ve Kadir Karakaş hakkında "kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme", "çocuğu tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" ve "silahla kendisini tanınmayacak bir hale koyması ve yol kesmek suretiyle ya da konutta iş yerinde veya eklentilerinde birden fazla kişi tarafından birlikte yağma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 36 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
Sanıklar Dursun Erdemir ve Mustafa Şal hakkında ise "kadına karşı tasarlayarak kasten öldürmeye yardım" ve "çocuğu tasarlayarak öldürmeye teşebbüse yardım" suçlarından 20 yıla kadar, "silahla kendisini tanınmayacak bir hale koyması ve yol kesmek suretiyle ya da konutta iş yerinde veya eklentilerinde birden fazla kişi tarafından birlikte yağma" suçundan ise 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti.