Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Belçika'da
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Belçika'da yargı mağduru Türk ailelerle görüşerek, "bütün imkanlarımızla yanınızdayız" mesajı verdi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Belçika'da
yargı mağduru Türk ailelerle görüşerek, "bütün imkanlarımızla yanınızdayız"
mesajı verdi.
Bozdağ, Türkiye'nin Anvers Başkonsolosluğu konutunda, cinayete kurban giden
2 oğullarının cenazesi savcı tarafından 937 gün morgda tutulan Aygün ailesi,
Leuven Hulp Hapishanesi'nde geçen yıl gardiyanların müdahalesi sonucu öldüğü
iddia edilen Aziz Karaşam'ın ailesi, dört yıl önce Jamioulx Hapishanesi'nde
işkenceyle öldürülen Mikail Tekin'in annesi ve sekiz yıl önce evi kundaklanan ve
çıkan yangında eşi ile iki çocuğunu kaybeden Nerkiz Şahin'i dinledi.
Bekir Bozdağ, cenazelerini defnedebilmek için 2,5 yıldan fazla beklemek
zorunda kalan Vahit ve Naciye Aygün çiftinin yaşadığı dramla ilgili "Dünyanın
hiçbir yerinde böyle bir örnek yok" dedi.
Savcının delil topladığı ve soruşturmanın devam ettiği gerekçesiyle aileye
bu muameleyi yapmasının kabul edilemeyeceğini belirten Bozdağ, "Avrupa'nın
göbeğinde, Belçika'da böylesi bir zulüm yapılıyor. Bu adalet değildir, resmen
ölüye işkencedir, ölünün ailesine zulümdür. Bunun normalde adalet makamı olan
mahkeme tarafından yapılması bu zulmü katmerlemektedir" şeklinde konuştu.
Gardiyanlar tarafından öldürüldüğü otopsi raporlarıyla da sabit olan Mikail
Tekin'le ilgili davada mahkemenin "meşru müdafaa" gerekçesiyle sorumluları
aklamasının adalet duygusunu zedelediğini belirten Bozdağ, "Cezaevinde
gardiyanların birinci vazifesi tutuklu ve mahkumları korumaktır, onlara şiddet
uygulamak, öldürmek değildir. Elinde hiçbir silah veya sopa bulunmayan bir kişi,
üzerlerinde copları ve silahları bulunan 3 gardiyana saldıracak, onlar da
coplarıyla, silahlarıyla kendini korumak için tutukluyu öldürecek ve bunun da adı
meşru müdafaa olacak. Bu davayı bu şekilde karara bağlayanlara ben hakim diyemem.
Bunlar hakimlerin yüz karasıdır" ifadesini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, meşru müdafaanın tanımının ülkeden ülkeye
değişmediğini, evrensel kriterlere göre karar verilmesi gerektiğini vurguladı.
-"İnsan hakları Belçika'da geçerli değil mi?"-
Türkiye'de bu tür mahkeme kararları verilmiş olsa kendisinin buna itiraz
edeceğini ve muhtemelen bütün Avrupa'nın ayağa kalkacağını ama Belçika'daki bu
çelişkili yargı kararlarına kimsenin tepki göstermemesinin şaşırtıcı olduğunu
belirten Bozdağ, "İnsan hakları Belçika'da geçerli değil mi?" diye sordu.
Bozdağ, "Türkiye'de bir mahkeme bunu yapsa, böyle bir haksızlığın bir
kenarında olsa bütün dünya ayağa kalkıyor. Ben de ayağa kalkıyorum. Bir mahkeme
hakikaten vicdanları rahatsız eden, adaletten ayrılan bir şey yapınca bende bir
hukukçu olarak kalkıyorum mahkemeye karşı hakkı, hukuku savunuyorum. Ama
Avrupa'nın göbeğinde akıl almaz bir hak ihlali yaşanıyor, hukuk ayaklar altına
alınıyor, burada kimsenin sesi yükselmiyor. İnsan hakları Avrupa'da çiğnenince
hak ihlali olmuyor mu?" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, hukuk, insan hakları ve demokrasi adına son
derece rahatsız edici bu olayları her fırsatta Belçikalı yetkililerle
paylaştıklarını anlattı.
Bozdağ, "Eğer bu haksızlıklar yapanların yanında kar kalırsa onlar cesaret
bulur, başka insanlar da mağdur olur. Başka haksızlıklar, acılar ve ölümler
yaşanır. O zaman bu işlere göz yumanlar da bunların ortağı olur" uyarısında
bulundu.
Bekir Bozdağ, ailelere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmak dahil
hukuk mücadelesinden vazgeçmemelerini tavsiye ederek Türkiye Cumhuriyeti olarak
ellerindeki tüm imkanlarla dünyanın her yerindeki vatandaşlarının yanında
oldukları mesajını verdi. - BRUKSEL