Başbakan Yardımcısı İşler Açıklaması

Son Güncelleme:

"(Hamburg'daki olaylar)Polisin sert müdahelesini görüyoruz, gaz kullandığını, su sıktığını, vurduğunu, dövdüğünü görüyoruz.

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Almanya'nın Hamburg şehrinde  meydana gelen olaylarla ilgili, "Polisin sert müdahalesini görüyoruz, gaz kullandığını, su sıktığını, vurduğunu, dövdüğünü görüyoruz. Polislerin aralarına aldıkları göstericileri nasıl dövdüklerini görüyoruz, dünyadan 'çıt' yok. Bu bir çifte standart" dedi.


TRT Haber'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan İşler, 17 Aralık benzeri yeni bir operasyonun olup olmayacağı ve sonrasında bir erken seçimin gündeme gelip gelmeyeceğin yönelik bir soru üzerine, olağanüstü bir dönemden geçildiğini ve bundan sonraki dönemde ne tür hamleler olabileceğini herkesin birlikte göreceğini söyledi.


Mevcut şartların devam etmesi halinde erken seçimin söz konusu olmayacağını belirten İşler, "Olağanüstü bir dönemden geçtiğimiz için bir takım hamleler olabilir, bu hamleler neticesinde bir takım yeni şartlar oluşabilir. Aslında ben şunu net bir şekilde söyleyebilirim; eğer bir seçim yılında olmasak, önümüzde yerel seçimler olmasaydı 30 Mart'ta bu yaşanan olaylardan sonra hiç tereddütsüz erken seçim kararı alabilirdik. Ama zaten bir seçim sathı mahalline girmiş durumdayız. Bu yerel seçimde bir yerde erken genel seçim havasında olacak. Dolayısıyla onun neticelerini bekleyip göreceğiz" diye konuştu.


İşler, Suriye'ye yardım götüren TIR'la ilgili bir soru üzerine, konuyla ilgili İçişleri ve Dışişleri Bakanlarının gerekli açıklamaları yaptıklarını bildirdi. İşler, "Orada bunun büyük bir problem haline getirilmesi de aynı zamanda başka bir operasyondu. Yani kabul edilebilir bir şey değildi. Bizim Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Milli İstihbarat Teşkilatının bir takım faaliyetlerde bulunması, yardımlar götürmesi gayet doğaldır" dedi.


Suriye'de insanlık dramı yaşandığını ve bölgede Türkmenler'in ve diğer kardeş toplulukların bulunduğunu hatırlatan İşler, "Biz onların hepsine yardım elini uzatıyoruz, hepsiyle ilgileniyoruz" ifadesini kullandı.


-"Türkiye'nin aşırı örgütlerle ilişkisi olamaz"


Suriye'de yaşananların bu aşamaya gelmemesi için Türkiye'nin büyük çaba sarfettiğini söyleyen İşler, şunları söyledi:


"Uluslararası toplum Suriye'de yaşanan insanlık trajedisinde sınıfta kalmıştır. Biz onlara destek olmaya, hami olmaya gayret ediyoruz. Ama birileri bizim yaptığımız insani yardımları dahi kötü göstererek, aşırı örgütlere adeta destek veriyormuş görüntüsü vererek Türkiye'yi karalamak istiyorlar. Halbuki bu karalama kampanyalarını yürütenler bizzat kendileri o aşırı örgütlerin orada kümeleşmesinde, yer almasında, oralarda onların bulunmasında, savaşmasında el altından destek veriyorlar. Bugün bizim Türkiye Cumhuriyeti olarak bu aşırı örgütlerle hiçbir ilişkimiz olamaz, zaten Türkiye Cumhuriyeti aşırı örgütlerin hedefinde olan bir ülkedir. Dolayısıyla bizi onlarla birlikte gösterme çabaları beyhudedir. Ama maalesef Türkiye'nin imajını bozma çalışmaları yapılıyor ve bunu Suriye üzerinden de başka yerlerden de yürütmeye çalışıyorlar."


-"TİKA Türkiye'nin yüz akıdır"


İşler, kendisine bağlı olan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Başkanlığının (TİKA) çalışmalarıyla ilgili bir soru üzerine, AK Parti iktidarına gelene kadar 2 bin 241 proje gerçekleştirildiğini, 2002-2012 yılları arasında ise 12 bin 964 projeye imza attığını anlattı. TİKA'nın Türkiye'nin yüz akı olan bir kurum olduğunu söyleyen İşler, "92 ile 2002 arasını kıyaslayalım:  2 bin 241 proje 10 yılda, bir yılda bin 879 proje. İşte birilerini rahatsız eden bu görüntü" dedi.


Türkiye'nin resmi kalkınma yardımlarının 2012 yılında yüzde yüze yakın arttığını ve OECD'nin de Türkiye'yi Kalkınma Yardımları Komitesi'ne davet ettiğini ifade eden İşler, "Son yıllarda en büyük resmi kalkınma yardımı yapan ülke Türkiye oldu. Bütün dünyanın her tarafına elimizi uzatıyoruz. Bizim dış politikamızın bir hedefi var; o da kardeşlik, barış, huzur herkese elimizi uzatıyoruz. Bu bölgede de huzur istiyoruz, kardeşlik istiyoruz, çevre bölgelerde de istiyoruz ve dünyanın her yanında da istiyoruz. Bizim dış politikamızın en önemli özelliği de en önemli ilkesi de insani ve ahlaki olmasıdır, sadece çıkar odaklı olmamasıdır" diye konuştu.


Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının da kendisine bağlı olduğunun hatırlatılması üzerine İşler, kendisinin de 1979-1985 yılları arasında Suudi Arabistan'da eğitim gördüğünü ancak o yıllarda yurt dışındaki vatandaşların sahipsiz olduğunu söyledi.


AK Parti iktidarı döneminde bu konuya da et attıklarını belirten İşler, Yurtdışı Türkler Başkanlığını kurarak, yurtdışında yaşayan vatandaşların hamisi olarak sorunlarıyla ilgilendiklerini kaydetti. İşler, "İlk defa 2010 yılından itibaren resmi bir şekilde, bir kurum vasıtasıyla yurt dışındaki insanlarımız sahiplenildi. Şimdi o insanlarımız çok mutlular. Onlara orada lobi faaliyeti yapmasına destek veriyoruz. Onların orada, bulundukları yerde siyasete katılım konusunda desteklerimiz var" diye konuştu.


-"Dünyadan 'çıt' yok. Bu bir çifte standart"


Almanya'nın Hamburg şehrinde polisin olaylara sert müdahalesine karşılık nasıl bir tavır sergileneceğine ilişkin soru üzerine ise İşler, Gezi Olayları olduğu zaman Alman medyası ve diğer uluslararası medyanın Türkiye'yi kötü göstermek için saatlerce canlı yayın yaptıklarını hatırlattı.  İşler, şunları kaydetti:


"Şimdi Hamburg'da benzeri olaylar var. Polisin sert müdahalesini görüyoruz, gaz kullandığını, su sıktığını, vurduğunu, dövdüğünü görüyoruz. Polislerin aralarına aldıkları göstericileri nasıl dövdüklerini görüyoruz, dünyadan 'çıt' yok. Bu bir çifte standart. Alman medyasına da buradan sesleniyorum; kendi içlerindeki bu olayları, olağanüstü hal ilan edildi Hamburg'da, neden bu konu gündeme getirilmiyor, neden dünyaya yansıtılmıyor? İşte dünyadaki, uluslararası arenadaki çifte standardı göstermesi bakımından Hamburg'da yaşananlar bence son derece önemli."


Türkiye'deki medya yönetici ve mensuplarına da çağrıda bulunan İşler, "Türkiye'deki olumsuz bir görüntüyü lütfen büyüterek bütün dünyaya sunmasınlar. Olduğu kadar. Bakın Alman medyası çok büyük olumsuz bir görüntüyü bile kamufle ediyorlar, sansürlüyorlar, dünyaya sunmama gayreti içerisinde oluyorlar ve uluslararası yayın organları da maalesef bu konuda sağır ve dilsiz konumunda kaldı" dedi.


- Ankara

Kaynak: AA