'Beni Kaçır Seni Yaşatırım' Demiş
Malatya'daki Katliamın Sanığı Emre Günaydın'ın Hastane Odasında Geçirdiği Saatlerin Yazılı Tutanaklarla Kayıt Altına Alındığı Ortaya Çıktı. Günaydın'ın Kapıda Nöbet Tutan Jandarma Çavuşa, "Abi Beni Buradan Kaçır, Seni Yaşatırım" Dediği Tutanakta Yer Aldı.
Malatya’daki katliamın sanığı Emre Günaydın’ın hastane odasında geçirdiği saatlerin yazılı tutanaklarla kayıt altına alındığı ortaya çıktı. Günaydın’ın kapıda nöbet tutan jandarma çavuşa, "Abi beni buradan kaçır, seni yaşatırım" dediği tutanakta yer aldı.
MALATYA’daki misyoner katliamı sanığı Emre Günaydın’ın hastane odasındaki kamera kayıtlarının silinip silinmediği tartışılırken, odadaki saatlerin yazılı tutanaklarla kayıt altına alındığı ortaya çıktı. Dava dosyasına giren ve 4 görevlinin imzaladığı 12 Mayıs 2007 tarihli tutanakta, saat 21.25 sıralarında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi 2. kat Endokrinoloji Bölümü’nde yatarak tedavi gören şüpheli Emre Günaydın’ın, özel odası önünde gerekli güvenlik önlemleri alan ekiplere içeriden "Hacı Abi" diye seslendiği belirtildi. Günaydın’ın bunun üzerine içeri giren Uzman Jandarma Kıdemlı Çavuş Hüseyin Aslanpençesi’ne, "Abi beni buradan kaçır, seni yaşatırım" dediği tutanakta yer aldı.
Tutanağın dip notunda tutanakta bahse konu olayın 61. kasette mevcut olduğu vurgulandı. Ertesi günkü 13 Mayıs 2007 tarihli tutanakta ise bu kez saat 08.10-08.20 sıralarında Günaydın’ın, odasının kapısında nöbet tutan Jandarma Kıdemli Üst Çavuş O. Gazi Tanrıöver’i "Senin boğazını hır hır kessem içim soğumaz" diye tehdit ettiği belirtildi. Bu tutanağın hangi kamera kasetinde bulunduğuna dair ise bir not yer almadı.
Savcılık dosyayı yeniden inceliyor
MALATYA katliamı davasında dün akşam sürpriz bir gelişme yaşandı. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nden dosyayı yeniden incelemek üzere istedi ve geri aldı. Yargı çevrelerinde bu durum davayla ilgili soruşturmanın genişletilebileceği şeklinde yorumlandı. Müdahil avukatları, iddianameyi eleştirerek, sanıkların arkasındaki karanlık güçlerin yeterince araştırılmadan aceleyle dava açıldığını iddia etmişlerdi.