Bensouda: İsrail'den Tehditler Aldım

Son Güncelleme:

Eski UCM Başsavcısı Bensouda, İsrail'in Mossad Başkanı'nın soruşturmayı durdurması için tehditler aldığını açıkladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) eski Başsavcısı Fatou Bensouda, İsrail'in eski Mossad Başkanı Yossi Cohen'in kendisiyle görüşerek Filistin soruşturmasını durdurmasını talep ettiğini, bu süreçte ailesini de kapsayan tehditlerle karşılaştığını söyledi.

Gambiyalı hukukçu ve ülkesinin İngiltere nezdindeki Yüksek Temsilcisi Bensouda, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, Filistin soruşturmaları nedeniyle maruz kaldığı tehdit, baskı ve yaptırımları anlattı.

Bensouda, uluslararası adaletin siyasi menfaatlere feda edildiği uyarısında bulunarak İsrail'in soruşturmaların durdurulmasını istediğini ve UCM üyesi devletlerin kendisine yeterince destek vermediğini hissettirdiklerini söyledi.

UCM Başsavcılığı görevi sırasında baskı kurmak isteyenlerin tehdide başvurduklarını somut örnekle anlatan Bensouda, bir sabah şoförünün, evinin önünde park halinde bekleyen aracı fark ederek plakasını aldığını belirtti.

Araçtan inen iki kişinin ısrarla görüşmek istediklerini dile getiren Bensouda, zarfın içinde 500 dolar verdiklerini söyledi.

Bensouda, bu hareketin kendisinin nerede yaşadığını bildiklerini ima eden açık tehdit mesajı olduğunu belirterek zarfı UCM Başyazmanlığına teslim ettiğini anlattı.

Soruşturma sonucunda söz konusu aracı o sabah havalimanında kiralayan kişinin, işlem için İsrail'de kayıtlı telefon numarası verdiğinin tespit edildiğini belirten Bensouda, o sırada UCM'de çok sayıda ülkeyle ilgili soruşturmanın sürdüğünü ancak bu ipucunun, tehdidin İsrail'den geldiğini düşündürdüğünü vurguladı.

Mossad Başkanı Cohen ile görüşme

Bensouda, 2016-2021 yıllarında İsrail'in dış istihbarat teşkilatı Mossad'ın başkanlığını yapan Yossi Cohen'in önce Almanya'nın Münih kentinde, ardından ABD'nin New York kentinde kendisiyle görüştüğünü söyledi.

Görüşmelerin, UCM'deki Filistin soruşturması üzerine yapıldığını belirten Bensouda, Cohen'in soruşturmayı durdurmasını istediğini anlattı.

Bensouda, Cohen'in "Bunu durdurmanı istiyorum." dediğini aktararak, bunun görevine açık müdahale olduğuna dikkati çekti.

Cohen'in başta daha yumuşak şekilde Filistin soruşturmasının durdurulmasını istediğine, daha sonra ise tutumunun giderek sertleştiğine işaret eden Bensouda, ailesini de kapsayan tehditlerle karşılaştığını anlattı.

Bensouda, kocasının görüntülerinin ve kayıtlarının tutulduğunu, olası suça karıştırılması ihtimaline karşı ailesi üzerinden kendisinin de yıpratılmak istendiğini kaydetti.

"Sonunda ABD tarafından yaptırım uygulanan ilk kişi ben oldum." diyen Bensouda, kendisine yönelik ABD yaptırımlarının kökenini bu baskılarla ilişkilendirdi.

ABD yaptırımları

Yaptırımların yaşamını ciddi şekilde etkilediğini anlatan Bensouda, banka hesaplarının bloke edildiğini, Birleşmiş Milletler federal kredi hesabının anında dondurulduğunu ve otel rezervasyonu gibi basit işlemleri dahi yapamaz hale geldiğini söyledi.

Hollanda'daki bankaların bile ABD yaptırımlarına tam uyum sağladığını kaydeden Bensouda, mortgage hesabının da kapatıldığını belirtti.

Bir Hollanda bankasının bir şekilde yol bularak kısıtlı da olsa bazı basit işlemleri, muhatap bankaya bağlı yapabildiği durumların olduğunu anlatan Bensouda ancak ABD ile tam uyumlu ülkelerin bankalarının muhatap olduğu durumlarda işlemlerin reddedildiğine işaret etti.

Bu tür yaptırımların mahkemenin işleyişini muhakkak etkilediğini söyleyen Bensouda, bahsedemediği ancak mevcut yargılamalarda alınan tedbirleri ve kararları etkileme durumunun olduğunu ifade etti.

Hollanda ve UCM'yi kuran ülkeler, mahkemeyi korumakla yükümlü

Hollanda'nın ve UCM'yi kuran diğer ülkelerin mahkemeyi korumakla ve UCM ile işbirliği içinde çalışmakla yükümlü olduklarına dikkati çeken Bensouda, "Adaletin ve adaleti sağlamak için görev yapanların siyasi çıkarlar uğruna feda edildiğini hissettim." dedi.

Bensouda, özellikle taraf ülkelerin mahkemenin dağılmaması için destek vermeleri gerektiğini vurguladı.

"Hollandalı yetkililer bana destek vermedi"

Bensouda, kendisine yönelik bu tehditleri hem mahkemenin güvenliğine hem de Hollandalı yetkililere ilettiğini ancak mahkeme çalışanları arasında panik ve endişeye yol açmamak için mümkün mertebe gizli tutmaya çalıştığını dile getirdi.

Hollandalı makamlara bizzat giderek durumunu anlattığını ve buna rağmen kendisine hiçbir ek destek veya koruma sağlanmadığını ifade eden Bensouda, Hollandalı otoritelerin kendisine herhangi bir yardım ve destek sağlayıp sağlamadığı sorusu üzerine "Desteksiz hissettim." yanıtını verdi.

Bensouda, kendisinin ve diğer UCM çalışanlarının desteksiz bırakılmamaları gerektiğine dikkati çekti.

"Üstelik Hollanda ev sahibi ülke." diyen, Hollanda'nın mahkemeyi koruma noktasında daha fazla çaba göstermesi gerektiğine işaret eden Bensouda, gerekli korumanın yeterli şekilde sağlanamadığını düşündüğünü belirtti.

Hollanda muhalefetindeki bazı partilerin İsrail'le ilgili soruşturma sebebiyle ülkeden sınır dışı edilmesi ya da tutuklanması gerektiğini söylediklerini anımsatan Bensouda, bu tür baskılar karşısında UCM'nin çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı.

"UCM, hayatta kalacak"

"UCM, hayatta kalacak." diyen Bensouda, mahkemeye karşı saldırı ve baskılar olsa da uluslararası ceza adaleti sisteminin bundan sıyrılabileceğini ve devam edebileceğini vurguladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkındaki tutuklama emirlerinin uygulanmaması ve yakalanıp mahkemeye teslim edilmemesinin yeni bir durum olmadığını, daha önceki soruşturmalarda da benzer şekilde bu emirlerin yerine getirilmediğini söyleyen Bensouda, bunun UCM'nin çalışmasını durdurmak için bir gerekçe olmadığını belirtti.

UCM'nin çifte standart uyguladığı ve sadece Afrikalı devletlere odaklandığı iddialarına değinen Bensouda, bunların doğru olmadığına dikkati çekti.

Bensouda, aslında bu soruşturmaların çoğunun Afrikalı devletlerden geldiğini ve Afrikalı ülkelerin kendi isteğiyle UCM'ye başvurarak yargılama istediklerini belirtti.

UCM'nin uluslararası adalet normları çerçevesinde Netanyahu'nun Lahey'e getirilerek yargılanmasını istediğini söyleyen Bensouda, UCM tarafından tutuklama emriyle aranan herkes için bu emrin yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bensouda, UCM'nin Netanyahu'yu Lahey'de yargılayabileceği noktasında umutlu olduğunu dile getirdi.

UCM'nin çalışmalarına devam etmesinin ve adaleti sağlama noktasında sürdürülebilir yol izlemesi gerektiğinin altını çizen Bensouda, "Bu tür saldırı ve tehditler karşısında adaleti bekleyen, adaletten umudu olan mağdurların bu mahkemeye ihtiyacı olduğunu bilerek, bu insanları hayal kırıklığına uğratmama sorumluluğunu düşünerek hareket etmeliyiz." dedi.

Kaynak: AA