BES'den Vergi Adaleti Talebi
BES, vergi adaletsizliğinin emekçileri yoksullaştırdığını belirterek düzenleme talep etti.
Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) - KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Diyarbakır Şubesi, Vergi Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, vergi sistemindeki adaletsizliğin emekçileri yoksullaştırdığını belirterek, dolaylı vergilerin düşürülmesi, açlık sınırındaki ücretlerin vergi dışı bırakılması ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın "mali hizmetler" iş kolu altında yeniden yapılandırılmasını talep etti. Şube yöneticisi Güneş Özel, 2026 bütçesinde faize ve teşviklere ayrılan kaynaklara dikkat çekerek, "Vergi yükü adaletli ve dengeli dağılmıyor" dedi.
KESK'e bağlı BES Diyarbakır Şubesi, Vergi Haftası nedeniyle sendika binasında "Vergide adalet istiyoruz" başlıklı basın açıklaması yaptı. Şube yöneticisi Güneş Özel, Anayasa'nın 73. maddesinde verginin "mali güce göre" alınmasının düzenlendiğini hatırlatarak, mevcut uygulamanın bu ilkeyi karşılamadığını söyledi.
Özel, şunları kaydetti:
"Kamusal hizmetlerin yürütülmesi için Anayasa'nın 73. maddesinde 'Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır' denilmektedir. Ancak bu hüküm, diğer pek çok başlıkta olduğu gibi şeklen varlığını korumanın ötesinde bir anlam ifade etmemektedir. Vergi adaletsizliği bizleri yoksullaştırmaya devam ediyor."
Vergi Haftası uygulamasını da eleştiren Özel, bu haftanın "olmayan bir şeyin kutlanması" olmaktan çıkarılması gerektiğini belirterek, "Maliye emekçilerinin yapısal sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir sürece dönüştürülmelidir" dedi.
"Ücretliler kaynağında kesintiyle vergilendiriliyor"
Tek işverenden gelir elde eden kamu emekçilerinin maaşlarının daha ellerine geçmeden vergilendirildiğini vurgulayan Özel, farklı gelir grupları arasındaki uygulama farkına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Başta biz kamu emekçileri olmak üzere tek işverenden gelir elde edenlerin gelirleri, ellerine geçmeden kaynağında kesintiye uğrarken; eğitim ve sağlık başta olmak üzere hiçbir giderimizi indirim konusu yapamıyoruz. Buna karşılık birden fazla işverenden yüksek gelir elde edenler, menkul ve gayrimenkul geliri olanlar, serbest meslek ve ticari kazanç sahipleri ile kurumlar vergisi mükellefleri harcamalarının önemli bir kısmını ödeyecekleri vergilerden düşebilmektedir. Çeşitli adlar altında dernek ve vakıflara yapılan bağışlar dahi çoğunlukla gider gösterilebilmektedir."
2026 bütçesinde yaklaşık 16 trilyon lira olarak belirlenen toplam harcamanın 3 trilyona yakını sadece faiz ödemelerine ayrılmıştır. 2026 yılı Ocak ayında ödenen faiz tutarı 458 milyar liraya ulaşarak rekor kırmıştır. Maliyetlerinin kat kat fazlasına yaptırılan ve 'devletin kasasından bir kuruş çıkmayacak' denilen araç garantili yol, köprü ve yolcu garantili havaalanlarına 238 milyar lira ayrılmıştır. Kurumlar vergisinde ise 1 trilyon 741 milyar liralık tutarın 768 milyarlık kısmından istisna ve teşvik adı altında vazgeçilmiştir."
Bu kalemlerin yıl sonunda daha da artabileceğini belirten Özel, bütçenin esas gelir kaynağının ücretliler ve dolaylı vergiler olduğunu ifade etti. Türkiye'de bütçe gelirleri içinde KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin payının yüzde 68'in üzerinde olduğunu kaydeden Özel, OECD ülkelerinde bu oranın yüzde 34-35 bandında olduğunu söyledi.
"Açlık sınırındaki ücret gelirleri vergi dışı bırakılmalı "
Özel, sendikanın taleplerini şöyle sıraladı:
"Açlık sınırındaki ücret gelirleri vergi dışı bırakılmalı ve yoksulluk sınırındaki gelirlerden alınan vergi oranı yüzde 10'a düşürülmelidir."
Hane halkının yoğunlukla kullandığı tüketim mal ve hizmetlerden alınan KDV ve ÖTV oranlarının sıfıra indirilmesi için düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.
İş yerlerimizde kreş ve bebek bakım odaları açılmalıdır.
Mülakat haksızlığına son verilmeli, görevde yükselme ve unvan sınavlarında yazılı puanları esas alınmalıdır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın parçalı yapısı ortadan kaldırılmalı, Mali Hizmetler Sınıfı altında ayrı bir iş kolu olarak tanımlanmalı ve kariyer-liyakat ilişkisi bu unvan içerisinde yeniden düzenlenmelidir.
5510 Sayılı Yasanın yarattığı mağduriyetlerin ortadan kaldırılmalı, emekçilerin emekli olduktan sonra iyi bir emeklilik yaşamaları için kamusal emekliliğe daha fazla kaynak ayrılmalıdır. "