"Bu İş, İnsani Amaçla Yapıldığına Göre Sınır Koymak Mümkün Değil"

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Arınç, 100 bin sığınmacının Türkiye'ye gelmiş olmasının Türkiye açısından da Suriye'de yaşananlar bakımından da önemli olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, 100 bin sığınmacının Türkiye'ye gelmiş olmasının Türkiye açısından da Suriye'de yaşananlar bakımından da önemli olduğunu belirterek, "Ama bu iş, insani amaçla yapıldığına göre sınır koymak da mümkün değildir" dedi.


Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.


Suriye'de kaçırılan gazeteci Cüneyt Ünal ile ilgili yeni bilgilerin sorulması üzerine Arınç, Ünal'ın hayatta olduğunu bildiklerini belirterek,


"Rejimin elinde olduğunu biliyoruz. Türkiye onun sadece bir gazeteci olarak görev yaptığını, teslim edilmesi gerektiğini, başına geleceklerden Suriye'deki rejimin sorumlu olacağını hem diplomatik yollardan hem de uluslararası kanallardan ifade ediyor" diye konuştu.


Daha önce de iki gazetecinin iki ayı aşkın süre sonra iade edildiklerini hatırlatan Arınç, "Umuyorum ki, bu arkadaşımız ve onun gibi bir kaç arkadaşımız da Türkiye'ye sağ salim geleceklerdir" diye konuştu.


Ünal'ın Suriye televizyonlarında yayınlanan görüntülerine ilişkin soruya karşılık da Bülent Arınç, "O görüntüler bir kurgudur. Zorla konuşturulmuştur. Elindeki metne bağlı kalması istenmiştir. Yüzündeki, gözündeki morluklar da şiddete maruz kaldığını göstermektedir" dedi.


Bülent Arınç, bir gazetecinin, katkı paylarının ikinci öğretimde okuyan öğrencilerden alınmaya devam edip etmeyeceğini sormasına üzerine, katkı paylarının birinci öğretim ve açık öğretimden kalktığını, ikinci öğretimden alınan öğrenim ücretinin devam edeceğini bildirdi. Birinci öğretim ve açıköğretim için kanunda geçen tabirin "katkı payı ve harç", ikinci öğretimde alınan ücretin ise kanunda "öğrenim ücreti" olarak geçtiğini belirten Arınç, birinci öğretim ve açıköğretimdeki toplam 3.5 milyon öğrenciden katkı payını kaldırdıklarını ifade etti.


Arınç, "Öğrenim ücreti katkı payı olmadığı için ayrıca bir kanun çıkarılması gerekmektedir. Şu anda kararnamemizin içinde katkı payları ve harçlar bulunmaktadır" şeklinde konuştu.


-"Şüphesiz önemli bir eşiktir"-


Arınç, "100 bin sığınmacı eşik olarak gösterilmişti. Sınır ötesinde alınacak bir önlemin daha yakın olduğunu söyleyebilir miyiz-" sorusuna da şu yanıtı verdi:


"Bildiğiniz gibi ABD'de Sayın Clinton Türkiye'ye geldiğinde ikili görüşmeler yapılacağı ve bu görüşmeler sırasında da alınabilecek önlemler konusunda neler yapılması gerektiğinin kararlaştırılacağı söylenmişti. Bunların birinci toplantısı yapıldı. Gelişmelere göre mutlaka önlemler, tedbirler alınmaya devam edecektir ama Sayın Dışişleri Bakanımız'ın '100 bin sığınmacı limittir, bundan sonra geleni almayacağız' şeklinde bir beyanı olmadı. Bu şüphesiz önemli bir eşiktir. 100 bin sığınmacının Türkiye'ye gelmiş olması elbette bizim açımızdan da Suriye'de yaşananlar bakımından da önemlidir. Ama bu iş, insani amaçla yapıldığına göre sınır koymak da mümkün değildir. Bugünlerde kapılardaki sıkıntıların sadece güvenlik kontrolü ve diğer konularda yapılan çalışmalar sebebiyle olduğunu söylemeliyim. Yoksa biz, kimseyi diğerinden ayırt etmek durumunda değiliz. 'Ben mağdurum, ölüm korkusu yaşıyorum, hayatımı zor kurtardım' diyen herkese Türkiye kucak açmaktadır."


Bülent Arınç, "Teröre destek veren milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasına siz nasıl bakıyorsunuz-" sorusu üzerine, şunları söyledi:


"Dokunulmazlıklar kaldırılacaksa son olayları bahane etmeye veya son kucaklaşmaları vesile yapmaya gerek yok. Bu Sayın milletvekillerimiz hakkında 500'e yakın dokunulmazlık dosyası var. Geçenlerde Anayasa Komisyonu Başkanı da bir benzetme yaparak, 'Bunlar suç makinası gibi' demişti. Her biri hakkında 50-60 dosya var. Onlar, bunu bilerek ve isteyerek yapıyorlar. Yaptıklarının da suç olmadığını her zaman ifade ediyorlar. Dolayısıyla Anayasa Komisyonu karma komisyon olarak çalışır, Meclis de dokunulmazlıklar konusunda bir karar verirse Sayın Bahçeli'nin böyle bir teklif yapmasına gerek kalmaz. Bu, Meclis'in görevleri içinde bir konudur."


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin teklifinin önemli olduğunu vurgulayan Arınç, bunu ciddi bulduklarını ifade etti. Arınç, "Şahsen ona Sayın Genel Başkanımız bir cevap da verecektir veya bu cevabı biz açıklayacağız. Ama bugünün konusu değil çünkü sanıyorum dün veya bugün gelmiş mektup. Bunun üzerinde bazı arkadaşlara görev verdi çalışmak üzere. Daha sonra belki MKYK toplantısında bu konu gündeme gelebilir. Aslında benim düşüncem şudur; madem ki yeni Anayasa çalışmaları var, yeni Anayasa'nın yıl sonuna kadar tamamlanabileceği bir ümit olarak söyleniyor. Yeni bir Anayasa değişikliği yapmak yerine, bunu yeni Anayasa'nın içinde düzenlemek herhalde daha bütüncül bir davranış olarak bana geliyor. Ama Sayın Genel Başkanımız ilgili kurullarımızla bu konuyu istişare ettiğinde böyle bir talebe ret veya kabul noktasında bir karar verirse, onu da sizlerle paylaşırız. Ama şu anda 4 veya 5 aylık bir çalışma dönemi kalmışsa iş dokunulmazlıklar maddesine geldiği zaman dört partinin bu konuda ne teklif edeceğini hepimizin görmesi lazım. Böyle parça veya bir bölüm olarak değil, yeni Anayasamız'ın içinde dokunulmazlığı yeniden tarif etmenin ben şahsen gerekli olduğunu düşünüyorum. Bunu Bülent Arınç olarak ifade ediyorum ama muhatap Sayın Genel Başkanımız olduğuna göre o, bu konudaki kararını sanıyorum önümüzdeki günlerde ifade edecektir."


(Sürecek)


Muhabir: Kadir Karakuş/ Aylin Sırıklı Dal


Yayıncı: Ebubekir Gülüm - ANKARA

Kaynak: AA