CBC News'e göre İsrail, Gazze'de enkazı cenazelerle düzleyip askeri üs kurdu
CBC News'in incelediği uydu görüntüleri, İsrail'in Gazze'de enkazı altındaki cenazeler ve olası savaş suçu kanıtlarıyla düzleyip askeri üs kurduğunu ortaya koydu. Gazzeli aileler yakınlarının naaşlarına ulaşamazken, uzmanlar bunu Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı buluyor.
Uydu görüntüleri, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki enkazı, altındaki cenazeler ve olası savaş suçu kanıtlarıyla birlikte ortadan kaldırdığını ve bu alanlara askeri üs kurduğunu ortaya koydu.
Kanada merkezli CBC News'in incelediği uydu görüntülerine göre İsrail, Gazze'deki molozları, altlarında kalmış olabilecek cenazeler ve muhtemel savaş suçu kanıtlarıyla beraber iş makineleriyle düzleştirip ortadan kaldırıyor.
Analiz sonuçları, Gazze'de daha önce yoğun nüfus barındıran birçok yıkılmış alanın, İsrail ordusu birliklerine yeni askeri karakollar ve üsler açılması amacıyla temizlendiğini belgeliyor.
Gazze'deki Filistinli aileler ise yürütülen bu operasyonların, yıkıntıların altında kalan yakınlarının naaşlarına ulaşmalarını imkansız hale getirdiğini dile getiriyor.
"Cenazeler nerede? Evler nerede? Enkaz nerede?"
CBC News'in haberinde aktarıldığına göre Gazze kentinde evi bombalanan Dalal Faraj isimli Filistinli kadın, eskiden evinin bulunduğu alanın tamamen temizlendiğini belgeleyen uydu görüntülerini görünce, "Cenazeler nerede? Evler nerede? Enkaz nerede?" diyerek ağladı.
Haberde yer verilen bilgilere göre Faraj, Ekim 2023'te çatışmaların şiddetlenmesi üzerine Gazze kentinin Şucaiyye Mahallesi'ndeki evini terk etti. 48 yaşındaki eşi Taha ile 16 yaşındaki oğlu Nasr ise Faraj'a küçük yaştaki 5 çocukla güvenli bir yere geçmesini söyleyerek geride kaldı.
8 Ekim 2023'te evlerinin İsrail hava saldırısıyla vurulmasının ardından eşinden ve oğlundan bir daha haber alamayan Faraj'ın mahallesine ait uydu kayıtları, bölgedeki tüm binaların tamamen silindiğini ve temizlenen alanın üzerine yeni bir İsrail askeri üssü kurulduğunu belgeledi.
10 Mart 2026 tarihli uydu görüntülerinde ailenin evinin hemen kuzeyinde 11 iş makinesi ve bir kamyon tespit edilirken, bir ay sonraki kayıtlarda da arazinin 4 iş makinesiyle düzlendiği görüldü.
Gazze'deki bir çadır kampta yaşayan Faraj, yıllardır eşi ve oğlunun kemiklerini bulup defnetme umuduyla beklediğini, ancak evinin bulunduğu alanın dümdüz edildiğini görmenin son umudunu da yok ettiğini dile getirdi.
İsrail, ailelerin cenazelerine ulaşma ihtimalini de yok etti
Araştırmada bir diğer somut örnek olarak Refah'taki "İsveç Köyü" adıyla bilinen bölge gösterildi.
Aile evinin vurulması sonucu 14 akrabasının enkaz altında kaybolduğunu söyleyen 36 yaşındaki Şahir Muhammed Ebu Avde, 2024'te bölgeden ayrıldığını, Refah'ın ise 2025'te İsrail tarafından işgal edildiğini aktardı.
Ebu Avde, bulundukları evin F-16'lar tarafından vurulduğunu ve kendisinin mucize eseri kurtulduğunu söyledi.
Uydu görüntülerine göre; Ebu Avde'nin evinin bulunduğu noktada enkaz, en azından Mayıs 2026'ya kadar duruyordu. Ancak Ağustos 2026 tarihli görüntülerde molozların ağır iş makineleriyle tamamen kaldırıldığı, alanın düzleştirildiği ve mahallenin üzerine bir askeri üs kurulduğu görülüyor.
Ebu Avde, enkazın dahi yerinde bulunmamasının ailesinin cenazelerine ulaşma ihtimalini tamamen yok ettiğini dile getirdi.
2 binden fazla vaka kayıt altına alındı
Şiddet olayları, savaş ve insan hakları ihlallerini mimari tekniklerle inceleyen Londra merkezli araştırma kuruluşu Forensic Architecture bünyesindeki araştırmacı Julia Nueno Guitart da bulguları doğruladı.
Guitart, benzer nitelikte 2 binden fazla vakayı kayıt altına aldıklarını ve insanların enkaz altında kaldığını görsel kanıtlar, bina duvarlarındaki yazılar veya sivil savunma raporlarıyla teyit ettikleri 43 kesin vaka saptadıklarını kaydetti.
"Gazze'de yeni bir yıkım türü"
İsrail ordusunun cenazelerin halen molozların altında bulunduğu alanlarda bile yeni kurulan askeri üslerin etrafını iş makineleriyle düzleştirdiğini belirten Guitart, "Gazze'deki ateşkesten sonra gördüğümüz şey, ateşkesten önce belgelediğimizden çok farklı, yeni bir yıkım türüdür." dedi.
İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nden uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. Janina Dill ise, bombalanan bir bölgedeki enkazın kaldırılıp arazinin düzlenmesinin uluslararası hukuka uygun sayılabilmesi için savaşta ölenlerin cenazelerinin toplanması, kimliklerinin tespiti ve defnedilmesi ile olası savaş suçlularının yargılanmasında gerekecek delillerin korunmasının şart olduğunu belirtti.
Dill, bu iki temel unsur gözetilmeden yapılan moloz kaldırma faaliyetlerinin kesinlikle yasak olduğunu ve İsrail'in Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerine tamamen aykırı düştüğünü vurguladı.
İsrail ordusu, ailelere bilgi vermedi
Gazze'de delillerin karartıldığı ve enkazdan cenazelerin çıkarılmadığı yönündeki suçlamaları reddeden İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te varılan ateşkesten bu yana enkaz altından çıkarılan cenazelerden kaçının Filistinlilere teslim edildiği yönündeki soruyu ise yanıtsız bıraktı.
Gazzeli aileler, evlerinin enkazı kaldırılmadan önce ya da kaldırıldıktan sonra cenazelerin çıkarılması veya teslim edilmesiyle ilgili hiçbir yetkilinin kendileriyle irtibata geçmediğini aktardı.
Uluslararası kurumlardan İsrail'e "kanıtları yok etmemesi" çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, 7 Eylül 2026'da yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Gazze'de devam eden enkaz kaldırma, kırma ve yeniden yerleştirme çalışmaları, (İsrail'in işlediği) uluslararası suçların kanıtlarını yok etmemeli veya kuşatma altındaki bölgede insan kalıntılarının bulunmasını ve tanımlanmasını engellememeli. Gazze'nin enkazı, soykırım da dahil olmak üzere iddia edilen uluslararası suçların soruşturulmasıyla ilgili insan kalıntıları ve fiziksel kanıtlar içeriyor."
Uluslararası Adalet Divanı, 2024 yılında Gazze'de BM Soykırım Sözleşmesi'nin ihlaline ilişkin delillerin korunması yönünde İsrail'e ihtiyati tedbir kararı vermişti.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki temsilcisi Ajith Sunghay, Gazze'de enkaz altında kalan Filistinlilere ait kalıntıların bulunmasını, kimliklerinin tespit edilmesini ve onurlu bir şekilde defnedilmesini sağlamak için mümkün olan her şeyi yapmanın uluslararası hukuk uyarınca İsrail'in açık bir yükümlülüğü olduğunu vurgulamıştı.
Gazze'de 10 Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail saldırılarında 1421 kişinin hayatını kaybettiği, 4 bin 983 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 834 kişinin cenazesinin çıkarıldığı açıklanmıştı.
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda ise toplam 74 bin 22 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 175 bin 98 kişinin yaralandığı aktarılmıştı.