CHP'li Zeybek: Bu İktidar Üreticinin ve Köylünün Dostu Değil

Son Güncelleme:

CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, "Bu iktidar üreticinin dostu değildir, bu iktidar köylünün dostu değildir, bu iktidar 10 liraya domatesi üretip satamayan köylü ile 100 liraya domatesi satın alıp bunu tüketmek zorunda kalan tüketicinin arasındaki o köprüde büyük geliri elde eden çıkar gruplarının iktidarıdır." dedi.

(ANKARA) - CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, "Bu iktidar üreticinin dostu değildir, bu iktidar köylünün dostu değildir, bu iktidar 10 liraya domatesi üretip satamayan köylü ile 100 liraya domatesi satın alıp bunu tüketmek zorunda kalan tüketicinin arasındaki o köprüde büyük geliri elde eden çıkar gruplarının iktidarıdır." dedi.

TBMM Genel Kurulu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin devam edilmesi için Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da kanun teklifinin 17 ila 31'inci maddelerini kapsayan ikinci bölümünün görüşmelerine geçildi.

Kanun teklifinin 17'nci maddesi üzerine konuşan Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili Sadullah Ergin, "Türkiye 2017 yılında yapılan sistem değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçti. Sekiz sene sonra bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça ifade etmek mümkün; bu sistem vadedildiği gibi hızlı ve etkin karar alma süreçleri üretmek yerine çoğu zaman aceleci, yeterince tartışılmamış ve olgunlaşmamış kararların alınmasına yol açtı" dedi.

Ergin, "Türkiye Büyük Millet Meclisi millet iradesinin tecelligahıdır. Bu çatı altında yapılan her düzenleme yalnızca bugünü değil geleceğimizi de şekillendirmektedir. Ancak ne yazık ki son yıllarda yasama faaliyetlerinin kalitesi konusunda ciddi bir erozyonla karşı karşıyayız" ifadesini kullandı.

"Sorun, hız eksikliği değil aksine aşırı hız arzusudur; sorun, yetki yetersizliği değil yetkinin tek elde toplanmasıdır"

Ergin, "Yasama faaliyetlerine baktığımızda kanun tekliflerinin büyük bir kısmının temel yasa mantığıyla hazırlandığını görüyoruz. Birbirinden tamamen farklı kanunlar tek bir teklif içinde Meclise sunuluyor, komisyon süreçleri ya çok hızlı geçiliyor ya da yeterince derinlikli tartışmalara imkan bırakılmıyor. Sonuçta ne oluyor? Daha birkaç ay önce çıkarılan bir kanunun kısa bir süre sonra eksiklikleri ve hataları nedeniyle yeniden değiştirilmek zorunda kalındığını görüyoruz. Bu durum hem hukuki öngörülebilirliği zedeliyor hem de vatandaş nezdinde devletin karar alma süreçlerine olan güveni sarsıyor. Bu durum bize şunu gösteriyor: Sorun, hız eksikliği değil aksine aşırı hız arzusudur; sorun, yetki yetersizliği değil yetkinin tek elde toplanmasıdır; sorun, karar alamamak değil sağlıklı karar alamamaktır" diye konuştu.

"Düzenleme yerel yönetimlerin yetkilerini daraltmaya yönelik"

CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek de 17'nci madde üzerine söz alarak yerel yönetimlere ilişkin düzenlemeleri eleştirdi. Konuşmasına Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı anarak başlayan Zeybek, düzenlemenin belediyelerin ve bağlı şirketlerin yeni şirket kurması ya da kooperatiflerle ortaklık geliştirmesini sınırlandırdığını belirtti. Zeybek, söz konusu teklifin yerel yönetimlerin yetkilerini daraltmaya yönelik olduğunu savunarak, belediyelerin performansının ve kamuoyu desteğinin iktidarı rahatsız ettiğini öne sürdü. Düzenlemenin kooperatifler üzerinden üretici ve yerel yönetim ilişkilerini zayıflatacağını ifade eden Zeybek, kadın ve engelli kooperatifleri ile üretici birliklerinin bu durumdan olumsuz etkileneceğini söyledi.

Yerel yönetimlere yönelik yetki düzenlemelerinin geçmişte de gündeme geldiğini belirten Zeybek, Danıştay'ın bazı uygulamaları Anayasa'ya aykırı bularak iptal ettiğini hatırlattı. Buna rağmen benzer düzenlemelerin yeniden Meclis'e getirildiğini ifade etti. Kooperatifler üzerinden belediyelerin üretici destekleme kapasitesinin sınırlandığını savunan Zeybek, bu durumun üretici ve tüketici arasındaki dengeyi olumsuz etkilediğini dile getirdi.

"Bu iktidar üreticinin dostu değil"

CHP'li Zeybek, "Bu iktidar üreticinin dostu değildir, bu iktidar köylünün dostu değildir, bu iktidar 10 liraya domatesi üretip satamayan köylü ile 100 liraya domatesi satın alıp bunu tüketmek zorunda kalan tüketicinin, büyük şehirlerde yaşayan tüketicilerin arasındaki o köprüde büyük geliri elde eden çıkar gruplarının iktidarıdır. Onun için bundan rahatsızlık duymaktadırlar, onun için kooperatifleşmenin önünde engeldir, onun için üretici kooperatifleri ile belediyeler arasında kurulacak olan birliktelikten rahatsızlık duymaktadırlar. 2024 seçimlerinde Türkiye'deki yerleşik nüfusun yüzde 65'inin yaşadığı belediyeleri muhalefet partilerinin ve özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'nin almasıyla, DEM Parti'nin Doğu ve Güneydoğu'da çok sayıdaki belediyeyi yönetiyor olmasıyla, Yeniden Refah Partisi'nin bu iktidarın yanlış uygulamaları yüzünden 60'tan fazla belediye kazanmasıyla birlikte neredeyse Türkiye nüfusunun yüzde 15'ine sıkışmış iktidar şimdi bunu, yetkileri daraltarak, kayyumlar atayarak, belediyeleri görevden alarak, hukuk ve yargı operasyonlarıyla iradelerini gasbederek bir yönetim anlayışını dayatmaya çalışıyor. Bu irade sökmez, bu irade millette bir karşılık bulmaz; eninde sonunda kaybedecektir, eninde sonunda halk kazanacaktır. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir." diye konuştu.

"Deniz, Yusuf ve Hüseyin yüreklere derin iz bırakmış bu toprakların kahramanlarıdır"

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ise 1968 kuşağının devrimci gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idam edilişinin 54'üncü yıl dönümüne ilişkin konuştu. Akdoğan, "Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan bu topraklarda yaşayan insanların inanç abidesidir, direnç abidesidir, cesaret abidesidir. Deniz, Yusuf ve Hüseyin yüreklere derin iz bırakmış bu toprakların kahramanlarıdır. Hangi siyasi partiden olursa olsun Denizlerin idamına "Evet." diyenlerin evlatları yıllardır kendilerini saklamaktadır ancak Deniz, Yusuf ve Hüseyin mezarları başında binlerle, bu topraklarda yüreklerde milyonlarla anılmaktadır. Anıları önünde saygıyla eğiliyorum" ifadesini kullandı.

"Türkiye'de deprem bile olmadan kendi ağırlığıyla çöken binalarımız var"

Kanun teklifinin 18'inci maddesi üzerine konuşan İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti olarak can güvenliğini önceleyen her düzenlemeyi desteklediklerini belirterek, yapı güvenliğinin artırılmasını olumlu karşıladıklarını söyledi. Ancak sorunun yalnızca depremlerle sınırlı olmadığını ifade eden Kırkpınar, Türkiye'de geçmiş imar uygulamaları ve denetimsizlik nedeniyle deprem olmadan dahi çöken binalar bulunduğunu dile getirdi.

Kırkpınar, "Türkiye'de geçmişteki denetimsiz imar barışları ve kaçak yapılaşma yüzünden deprem bile olmadan kendi ağırlığıyla çöken binalarımız var. Önceki sarsıntılarda ağır hasar aldığı halde makyajlanıp üzeri örtülen binlerce yapı stokuyla karşı karşıyayız. İşte bu yüzden, kanun yapmak sadece cezaları artırmak demek değildir. Yapıyı denetleyenleri cezalarla boğarken imar disiplinini baştan aşağıya kurmalı, iyi niyetli teknik personeli koruyacak güvenceleri de hayata geçirmeliyiz. Aksi halde, sektörde çalışacak nitelikli uzman bulamayız" dedi.

Kaynak: ANKA