CHP'nin Ekonomik Görünüm Raporu
Rapordan: "FED'in eylül ayında parasal sıkılaştırmanın yol haritasını çizerek 'yeni oyun kurallarını' açıklaması ile bugün baskılanan faizler daha sert biçimde artmak zorunda kalabilir"
CHP 65. Ekonomik Görünüm Raporu'nda, Amerikan Merkez Bankasının (FED) eylül ayında parasal sıkılaştırmanın yol haritasını çizerek 'yeni oyun kurallarını' açıklaması ile bugün baskılanan faizlerin daha sert biçimde artmak zorunda kalabileceği savunularak, "Bu nedenle hükümet ekonomiye ideolojik gözlükler ile yaklaşmayı bırakmalı ve ekonominin gerektirdiği ne ise onu yapmanın yollarını aramalıdır" değerledirmesinde bulunuldu.
CHP Basın Biriminden yapılan açıklamaya göre, Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak'ın koordinasyonunda hazırlanan 65. Ekonomik Görünüm Raporu'nda, mayısta sanayi üretiminin piyasa beklentilerinin oldukça altında arttığına, bir yıl önceye göre sanayide üretimin yüzde 4 artması beklenirken, gerçekleşmenin bunun yarısında kalarak yüzde 2 olduğuna dikkat çekildi.
Yılın ilk yarısında üretimde belirgin bir yavaşlama olduğu kaydedilen raporda, "üretime ilişkin öncü göstergelerin haziran için de karışık sinyaller verdiği" kaydedildi.
ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke'nin, 22 Mayıs'da yaptığı açıklama ile dünyada bedava para döneminin sonuna yaklaşıldığı belirtilen raporda, açıklamanın son 10 yıldır küresel likidite bolluğu ve sıcak para ile çarkları çeviren AK Parti hükümeti için de kötü haber olduğu ifade edildi.
Merkez Bankasının döviz ihalelerinde 2,3 milyar dolarlık döviz satışı yapılmasına karşın bu ihalelere gelen teklifin 4 milyar dolar civarında olduğu anımsatılan raporda, Merkez Bankasının, hükümetin talepleriyle ekonominin gerekleri arasında sıkışmış tek kolla ringde mücadele eden boksör görüntüsü verdiği savunuldu.
Merkez Bankasının ekonominin içinden geçtiği kritik süreci kısa ve etkili parasal sıkılaştırma ile döviz satışıyla geçiştirme yolunu seçtiği vurgulanan raporda, şunlar kaydedildi:
"FED'in eylül ayında parasal sıkılaştırmanın yol haritasını çizerek 'yeni oyun kurallarını' açıklaması ile bugün baskılanan faizler daha sert biçimde artmak zorunda kalabilir. Türkiye aslında bu oyuna yabancı değil. Benzer oyun 2006'da da oynanmış ve baskılanan faizler daha sert biçimde artırılmak zorunda kalmıştı. Bunun sonucunda Türkiye küresel krize düşen bir büyüme ile yakalanmıştı. Bu nedenle hükümet ekonomiye ideolojik gözlükler ile yaklaşmayı bırakmalı ve ekonominin gerektirdiği ne ise onu yapmanın yollarını aramalıdır." - Ankara