CHP'nin tarım önergesi reddedildi, çiftçinin banka borcu 1,5 trilyon liraya dayandı
CHP'nin tarım sorunları ve çiftçi borçlarına ilişkin Meclis araştırması önergesi TBMM Genel Kurulu'nda reddedildi. Sarıbal, 2026 sonu itibarıyla ödenmeyen desteğin 2 trilyon 66 milyar liraya ulaştığını, çiftçinin bankalara kredi borcunun 1,5 trilyon liraya dayandığını söyledi.
(TBMM) - CHP'nin tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit eden sorunların, çiftçilerin borç yükünün ve tarımsal desteklerin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırması önergesi TBMM Genel Kurulu'nda görüşüldü. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2026 yılı sonu itibarıyla çiftçiye ödenmesi gereken ancak ödenmediğini belirttiği desteğin 2 trilyon 66 milyar liraya ulaştığını söyledi. YENİ Yol Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, 2027 bütçesinde faize 3 trilyon 975 milyar lira, doğrudan tarımsal desteklere ise 235 milyar lira ayrıldığını belirtti. DEM Parti Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi, çiftçinin bankalara olan kredi borcunun 1,5 trilyon liraya dayandığını, YENİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya ise üreticilerin borçlarının en az iki yıl faizsiz ertelenmesi gerektiğini ifade etti.
TBMM Genel Kurulu'nda CHP tarafından verilen tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit eden sorunların araştırılması, çiftçilerin borç yükünün hafifletilmesi, desteklemelerin kanuni ölçütlerle uyumlu, şeffaf, adil ve öngörülebilir olması amacıyla verilen Meclis araştırması önergesi görüşüldü. Önergenin gerekçesini CHP Grubu adına Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal açıkladı.
SARIBAL: 2026 SONU İTİBARIYLA ÇİFTÇİYE 2 TRİLYON 66 MİLYAR LİRA BORÇ VAR
Sarıbal, önergeyle gıda hakkı, Türkiye'nin üretim sorunları, üreticilerin yaşadığı sıkıntılar, tarımın sürdürülebilirliği, dışa bağımlılığın önlenmesi ve gençlerin tarımdan kopmasının araştırılmasını istediklerini söyledi.
2006 yılında çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesini hatırlatan Sarıbal, kanunda tarıma gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'inden az olmamak üzere destek verilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Bu desteklerin telafi edici ödemeler, bitkisel üretim giderleri, hayvancılık desteklemeleri, kırsal kalkınma giderleri ve tarım sigortalarının desteklenmesi gibi kalemlerden oluştuğunu kaydeden Sarıbal, vergi istisnaları, indirimler ve kamu yatırımlarının destekleme gideri olarak gösterilemeyeceğini ifade etti.
Çiftçinin yalnızca bankalara olan borcunun 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirten Sarıbal, tarımsal desteklerin bu borcu karşılama oranının 2007 yılında yüzde 50 seviyesindeyken bugün yüzde 10'un altına düştüğünü söyledi.
Sarıbal, 2007 yılından bugüne kadar yapılması gereken tarımsal destek ödemelerinin 2 trilyon 752 milyar lira olduğunu, buna karşın 686 milyar lira ödeme yapıldığını belirterek, "Ödenmeyen 2 trilyon 66 milyar; 2026 sonu, 2027 dahil değil" dedi.
Yirmi yılda tarımsal desteklerin 30 kat arttığını, çiftçinin borcunun ise 145 kat yükseldiğini ifade eden Sarıbal, desteklerin bütçe içindeki payının da gerilediğini söyledi. Sarıbal, "2027'yi dahil edersek 2 trilyon 940 milyar TL çiftçiye borcunuz var" diye konuştu. Sarıbal, "Yani kısaca fonları fonluyorsunuz, çağın, yüzyılın en büyük soygununu fonluyorsunuz, en büyük organize suçunu fonluyorsunuz" ifadelerini kullandı.
KILIÇ: FAİZE AYRILAN KAYNAK TARIM DESTEKLERİNİN 17 KATI
YENİ Yol Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, üreticilerin borç ve faiz yükü altında kaldığını, mazot, gübre, tohum, yem, ilaç ve elektrik fiyatlarının çiftçiyi zorladığını söyledi.
Çiftçinin tarlasını ekebilmek için bankalardan kredi almak zorunda kaldığını, hasat döneminde elde ettiği gelirin önemli bölümünü kredi taksitleri ve faizlere ayırdığını belirten Kılıç, 2027 bütçesindeki rakamlara dikkati çekti.
Kılıç, "Faiz ödemeleri için 3 trilyon 975 milyar lira ayrılırken doğrudan tarımsal destekleme programlarına yalnızca 235 milyar lira ayrılıyor yani faize ayrılan kaynak doğrudan tarım desteklerinin yaklaşık 17 katı kadar" dedi.
ODUNCU KUTEVİ: ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1,5 TRİLYON LİRAYA DAYANDI
DEM Parti Grubu adına konuşan Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi, çiftçinin üretim yapamaz hale geldiğini, toprakların verimsizleştiğini ve Türkiye'nin tarımda ithalata bağımlı olduğunu söyledi.
Oduncu Kutevi, "Bugün çiftçinin, üretimin ve toprağın durumu ortada; toprak kuruyor, üretim yapılamıyor, çiftçi kan ağlıyor ve buna bağlı olarak halk üretimden faydalanamıyor" dedi.
Türkiye'nin geçmişte üretim fazlası olan bir ülke olduğunu belirten Oduncu Kutevi, bugün çocuklara anlatılacak tarım tablosunun zeytinliklerin kesilmesi, elektrik verilmediği için kuruyan topraklar ve ithal edilen ürünlerden ibaret olduğunu ifade etti. Oduncu Kutevi, "Samana kadar ithal ettiğimizin altını çizmemiz gerekiyor" diye konuştu.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine işaret eden Oduncu Kutevi, çiftçinin bankalara olan nakdi kredi borcunun 1,5 trilyon liraya dayandığını, yalnızca son bir yıldaki borç artışının 400 milyar liranın üzerinde olduğunu söyledi.
Tarıma ayrıldığı açıklanan 1 trilyon 305 milyar liranın yalnızca 235 milyar lirasının doğrudan çiftçiyi desteklediğini belirten Oduncu Kutevi, bu miktarın toplam kaynağın yüzde 18'ine karşılık geldiğini ifade etti.
Mazot fiyatının 100 liraya dayandığını söyleyen Oduncu Kutevi, Eylül 2026 verilerine göre tarlada 7 lira olan limonun markette 51 liraya, 11 lira olan havucun 48 liraya, dalında 21 lira olan elmanın ise 73 liraya satıldığını kaydetti.
KAYA: ÇİFTÇİNİN BORÇLARI İKİ YIL FAİZSİZ ERTELENMELİ
YENİ Parti Grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Antalya'da örtü altı sebze hasadının başladığını, rekoltenin düşük ve hava koşullarının olumsuz olmasına karşın özellikle biber ve salatalık fiyatlarının gerilediğini söyledi.
Üreticilerin maliyetlerinin iki yıl öncesine göre 3-4 katına çıktığını, satış fiyatlarının ise iki-üç yıl önceki seviyelerde kaldığını belirten Kaya, yıl sonu enflasyon hedefleri uğruna üreticilerin mağdur edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Yaş sebze ve meyvenin enflasyon sepetinden çıkarılmasını isteyen Kaya, üreticilerin maliyetlerinin üzerinde makul kar elde edebileceği taban fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Kaya, "Çiftçilerimizin Tarım Kredi Kooperatiflerine ve bankalara olan borçları en az iki yıl faizsiz ertelenmeli, üreticilerimize faizsiz kredi imkanları sağlanmalıdır" dedi.
Antalya'nın Elmalı ilçesindeki şeker pancarı üreticilerinin sorunlarına da değinen Kaya, TÜRKŞEKER'in belirlediği alım fiyatlarının pancarın şeker oranına göre 2 bin 700 lira ile 3 bin 700 lira arasında değiştiğini, bu fiyatların üretim maliyetlerinin altında kaldığını söyledi.
Taşıma ihalesindeki bedellerin düşük kalması nedeniyle pancarın tarlada kaldığını belirten Kaya, nakliyecilerin taşıma maliyetlerini karşılayabilmek için çiftçilerden kamyon başına 7 bin ila 10 bin lira arasında ek ücret talep ettiğini ifade etti.
Kaya, TÜRKŞEKER'e çağrıda bulunarak şeker pancarı alım fiyatlarının ton başına en az 4 bin 700 ila 5 bin lira arasına çıkarılmasını, Elmalı'dan Burdur Şeker Fabrikası'na yapılacak taşımalar için ton başına 700 lira olarak belirlenen ihale bedelinin ise en az 800 liraya yükseltilmesini istedi.
CHP'nin önergesi reddedildi.