Chp, TBMM Grup Toplantısı…(2)

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sayın Erdoğan, medya patronluğunu, yargının üzerindeki baskıyı bırak."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sayın Erdoğan, medya patronluğunu, yargının üzerindeki baskıyı bırak. İnsanına, insan haklarına saygılıysan, gel hep beraber huzur içinde şu parlamentoyu çalıştıralım, siyasette şeffaflığı, dürüstlüğü getirelim, elbirliğiyle yapalım. Çocuklarımıza güzel bir miras bırakalım, parlamentodan 'oybirliğiyle çıkardık' diye hepimiz övünelim. Gidip ikiyüzlü politikayla burada darbeciliğe kısıp, öbür tarafta onların çıkardığı kanunların arkasına sığınmayalım" dedi.


Partisinin TBMM Grup Toplantısına gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, totaliter zihniyetin, bulaşıcı bir hastalık gibi olduğunu ve bunun dikta düzenine karşı ülkelerin aydınlarının mücadele ettiğini ifade etti. Bedel ödenmeden demokrasi ve özgürlüğün kazanılamayacağını ve sorumluluk üstlenmeyen kişiye 'aydınsın' denilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Korkak adamdan aydın olamaz. Aydının direnmesi, toplumun çaresiz olmadığını gösterir. Aydın direnmezse, toplum direnme gücünü kaybeder. Diktatöre teslim olan bir aydın, ahlakını yitirmiş bir aydındır, tarihe, topluma, insanlığa karşı görevini yapmamış kişidir. O nedenle aydınların, bu toplumda da her toplumda da ağır yükümlülükleri, sorumlulukları vardır. Türkiye'de, berberinden hamalına, üniversite hocasından, gazetecisine kadar herkes telefonlarının dinlendiğinden kaygı duyuyor. O zaman bu ülkede demokrasi yoktur. Demokrasinin olmadığı yerde aydınların sorumluluğu vardır. Teslim olan değil, direnen aydınlara ihtiyacımız var. Tarih, o direnen aydınları yazacak, teslim olanları değil. Bunları basın özgürlüğü için anlatıyorum. Basının özgür olmadığı ülkede demokrasi olmaz" dedi.


Başbakan Erdoğan'ın, Suriye konusunda CHP'nin politikasını anlayamadığını söylediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Sen zaten anlayamazsın, anlayabilmen için düşünmen lazım. Kendini egemen güçlerin politikalarına endekslediysen, düşünemiyorsun. Özgür, bağımsız düşünen kişiler ancak bizim politikalarımızı anlar. Ruhunda, dokusunda Kuvayi Milliye ruhu olmayan, bizi hayatta anlayamaz. İradesini özgürce kullanamayan, batının, egemen güçlerin çözemezliğini yapan insan, zaten bizi anlayamaz. Bizi anlayabilmek için bağımsız, özgür, güçlü, onurlu Türkiye'yi bilmek lazım. Onun için Erdoğan, boşuna yorulma, sen zaten bizi anlayamazsın. Ama biz seni, çok iyi anlıyoruz, kimlere hizmet ettiğini biliyoruz. Hangi Osmanlı padişahı, sultan, hangi başbakan, batının egemen güçlerinin dilini Ortadoğu'da kullandı. Türkiye'de ve tarihinde, böyle bir şey yok. İlk kullanan kişi Erdoğan'dır çünkü iktidarını onlara borçludur. Bizi tutarsızlıkla suçluyor. Bunun bir konuşması vardı, 'tek millet, tek bayrak, tek din' diyen adam. Aradan zaman geçti, sözcüleri, 'din demeyecekti de vatan diyecekti' Bu yetmiyor, 'dilim sürçtü' dedi. Sayın Başbakan, senin sadece dilin değil, iktidarın da sürçtü. Hayatımda bu kadar ikiyüzlü, tutarsız, yalancı bir politikacı görmedim" diye konuştu.


Kılıçdaroğlu, konuşmasının son kısmında ise Kenan Evren'in getirdiği yasaları düzeltme çağrısında bulunarak, "Niye o yasaları kullanıyorsun. Onlara küfrediyorsun, sabah akşam ama onların yasalarını kullanıyorsun. Hiçbiri demokrasiye inanmış insanların çıkardığı yasalar değil. Gel düzeltelim, geliyor mu, gelemez. Diktatör kafasında olan birisi demokrasiye mi inanır. Daha düne kadar demokrasiyi küfür rejimi olarak tanıtmıyorlar mıydı? Sayın Erdoğan, medya patronluğunu, yargının üzerindeki baskıyı bırak. İnsanına, insan haklarına saygılıysan, gel hep beraber huzur içinde şu parlamentoyu çalıştıralım, siyasette şeffaflığı, dürüstlüğü getirelim, elbirliğiyle yapalım. Çocuklarımıza güzel bir miras bırakalım, parlamentodan oybirliğiyle çıkardık diye hepimiz övünelim. Gidip ikiyüzlü politikayla burada darbeciliğe kısıp, öbür tarafta onların çıkardığı kanunların arkasına sığınmayalım. Eğer o kanunları sen nimet kabul ediyorsan, sen de darbecisin, darbecilerin suç ortağısın. Bu çağrıyı tarihin önünde, parlamentoda yapıyorum. Her yerde söylüyorum, demokrasiyi sağlamak zordur, bedel ödemek gerektirir. Biz bunu ödemeye hazırız. Her yerde bu mücadeleyi yapacağız, kararlılığımızdan asla ödün vermeyeceğiz" dedi.


Çıkışta gazetecilerin tutuklu milletvekillerinin durumuyla ilgili soruyu cevaplayan Kılıçdaroğlu, "Önce bir görüşü okumam lazım" şeklinde konuştu. - ANKARA

Kaynak: İHA