Çömez'den Zikrullah Erdoğan'ın Sivil Tuğgeneral Olarak Atamasına Tepki

Son Güncelleme:

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Zikrullah Erdoğan'ın MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne atanmasına tepki göstererek, "Bu atamanın 'Ben yaptım oldu', anlayışıyla gerçekleştirilmiş olması hakikaten ucube düzenin, ucube dönemin önemli bir yansıması" dedi.

(TBMM) - İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Zikrullah Erdoğan'ın MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne atanmasına tepki göstererek, "Bu atamanın 'Ben yaptım oldu', anlayışıyla gerçekleştirilmiş olması hakikaten ucube düzenin, ucube dönemin önemli bir yansıması" dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

"İSVİÇRE'DEN NE İZAHAT GELDİ NE DE FİDAN'DAN BİR AÇIKLAMA"

Çömez, Bartholomeos'un 2024 yılında İsviçre'de bir toplantıya devlet başkanı sıfatıyla katıldığını hatırlatarak, konuya ilişkin herhangi bir tepki vermeyen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı eleştirdi. Çömez, "Sayın Fidan orada devlet başkanları statüsünde yapılan görüşmelerde ve sonrasında verilen fotoğraflarda aynı karede kendisiyle birlikte oldu. ve biz bunu eleştirdiğimizde dendi ki: 'İzahat istedik İsviçre'den'. Fakat o gün bugündür İsviçre'den ne izahat geldi ne Dışişleri Bakanı Sayın Fidan bize bu konuda bir açıklama yaptı. Yani bir Türk vatandaşı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bilgisi ve haberi olmadan uluslararası bir toplantıya davet ediliyor. ve karşısına kimlik olarak devlet başkanı statüsüyle oturtuluyor ve bizim Dışişleri Bakanımız 'Bizim bundan haberimiz yoktu. İzahat istedik' diyor ve uzun bir süre geçmesine rağmen herhangi bir açıklama, herhangi bir izahat gelmiyor" dedi.

"HEYBELİADA RUHBAN OKULU İÇ MESELE OLMAKLA BİRLİKTE BİR ANLAMDA DIŞ MESELEDİR"

İYİ Partili Çömez, "Sayın Fidan'a bir izahat gelmiyor bu İsviçre'deki toplantı münasebetiyle" diyerek, "Fakat ilginçtir Tom Barrack'tan bir açıklama geliyor. Ne zaman? Kasım 25'te. Bir başka ülkenin büyükelçisi bir başka ülkenin iç meselesi ile ilgili bir hedef tayin ediyor ve diyor ki 'Hedefimiz Türkiye'de Eylül 2026'da Heybeliada Ruhban Okulu'nu yeniden açmak'. Eylül 2026 ifadesini ilk kez biz Tom Barrack'tan öğreniyoruz. Yani bizim ülkemizin bir iç meselesiyle ilgili İlgili bizim ülkemizde görev yapan bir diplomat bizim hedefimizdir diyerek Eylül 2026 tarihini zikrediyor ve o tarihte 'Heybeliada Ruhban Okulu'nu açacağız' diyor. Hemen Ardından Sayın Erdoğan'dan bir açıklama geliyor. Çünkü o dönemde yine hatırlayacaksınız. Tom Barrack ve Amerikalı yetkililer zaten 'Türkiye'nin istediği meşruiyet biz de o meşruiyeti kendilerine vereceğiz' diyor. Belli ki meşruiyet arayışı içerisindeki iktidar hemen buna bir karşılık veriyor ve Sayın Erdoğan 'Heybeliada Ruhban Okulu konusunda üzerimize düşeni yapacağız' diyor. Evet o dönemden bugüne bu konu gündeme gelmiyor ama dün itibarıyla Yunan gazetesinde bir haber çıkıyor. Yine dışarıdan öğreniyoruz. Yine dış basından öğreniyoruz. Türkiye'nin en önemli meselelerinden bir tanesidir bu ve bu bir aslında iç mesele olmakla birlikte bir anlamda da dış meseledir. Bununla ilgili bütün gelişmeleri biz yabancı basından takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"BU ATAMA UCUBE DÜZENİN ÖNEMLİ BİR YANSIMASI"

İYİ Partili Çömez, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 33 yaşındaki Kaymakam hemşehrisi Zikrullah Erdoğan'ı sivil Tuğgeneral olarak atamasına tepki gösterdi. Çömez, konuya ilişkin şunları kaydetti:

"Şimdi Zikrullah Erdoğan hakikaten genç bir insan, son derece iyi bir eğitimi olabilir, son derece donanımlı olabilir, o alanda çok ciddi tecrübesi olabilir, yurt içi, yurt dışı çalışmaları olabilir. Haketmiştir. Biz buna itiraz etmeyiz. Ama ortada 33 yaşında bir kaymakamın tayin olduğu makam ve mevki ile ilgili hiçbir deneyimi yokken, sadece sadece Sayın Erdoğan böyle uygun gördüğü için bu makama tayin edildi. Ülkenin milyarlarca liralık çok önemli Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri'nin bütçesini yönetecek olması, buraya imza atacak olması ve bunun da 'Ben yaptım oldu', anlayışıyla gerçekleştirilmiş olması hakikaten ucube düzenin, ucube dönemin önemli bir yansıması. Devlette böyle bir düzen olur mu? Böyle bir uygulama olur mu? Böyle bir anlayış olur mu? Böyle bir yönetim tarzı olur mu?"

"DİL EĞİTİMİ ALMIŞ OLMAK O GÖREV İÇİN YETERLİ Mİ"

Sonra da bunların sicil amiri olacaksın. Siz devleti böyle yönetmek için mi sorumluluk aldınız? Böyle bir anlayış olur mu? Bakın tümgeneral olmak için takımda, bölükte, taburda, alayda, tugayda yıllarınızı vermeniz gerekiyor. Askeri lise 4 yıl, harbiye 4 yıl, teğmenlik 3 yıl, üsteğmenlik 6 yıl, yüzbaşılık 6 yıl, binbaşılık 5 yıl, yarbaylık 3 yıl, albaylık 5 yıl, tuğgenerallik 4 yıl, tam 40 yıl. Senin yaşın daha 33 ve hiçbir eğitimin, bununla ilgili hiçbir donanımın yok. İtiraz ettiğimiz bu. Şimdi deniyor ki 'İngiltere'de dil öğrenmiş'. Nerede öğrendin? Sheffield Üniversitesi'nde devlet göndermiş, dil öğrenmiş. Bu dönemde yaptığın çalışmaları görmek isteriz. Neler yaptın? Hangi sınavları geçtin? Elinde hangi sertifikalar var? Uluslararası kabul gören hangi eğitimleri aldın? Bilmek isteriz. Yok çünkü. Gittin, dil eğitimi aldın. Herkes gidip alıyor. Dil eğitimi almış olmak senin böyle bir göreve tayin olman için yeterli midir? Bir başka konu daha. Elimdeki bilgi bu yönde. Bunu bir kez açıkladım. Yalanlama gelmedi. Eğer yalanlayacaklarsa memnuniyetle onu da Meclis gündemine getirir bunun doğrusunu paylaşırız. Ama bu paylaştığım belgeyi yalanlamadan önce doğrusunu bizimle paylaşmanız lazım.

"HERKES ALINTERİNİN KARŞILIĞI OLAN YERLERE GELMELİ"

Nedir bu? Kaymakam beyimiz Zikrullah Erdoğan kaymakamlık sınavına girdiğinde yazılıdan 81 puan alıyor. Kendisiyle beraber sınava girmiş 57 kişi içerisinde aldığı puana baktığımızda 47'inci sırada. Tabii kendisi sözlüye girmiş. Sözlüden en yüksek puan verilmiş kendisine. Hemen hemen 100'e yakın en yüksek puan verilmiş ve listede 3'üncü olmuş. Şimdi burada bir liyakat meselesi var. Hak edenin, hak ettiği yerde olması gerektiğini savunan bir anlayışız biz. Birisi Sayın Erdoğan'ın yeğeni diye ne bir göreve gelmeli ne de bir görevden azat edilmeli. Sadece herkes alınterinin, emeğinin, çalışmasının, başarısının karşılığı olan bir yerlere gelmeli."

"BU MİLLETE RAKAMLAR ÜZERİNDEN YALAN SÖYLEMEYİ BIRAKIN"

"Yıllar uyguladığınız yanlış politikalarla hayvancılığı bitirdiniz. Türk tarımını çökerttiniz. Hayvan yetiştiricisini bitirdiniz ve hiç durmadan yabancıyı zengin etmeye devam ettiniz" diyen Çömez, şunları kaydetti:"

"Bakın 5 Mayıs 2026'da TÜİK'in açıkladığı raporda çiğ süt üretiminde yüzde 5'lik bir azalma var. Yine kırmızı et üretiminde yüzde 10,5'luk bir azalma olmuş. Yani çiğ süt üretiminde yüzde 5, kırmızı et üretiminde yüzde 10,5'lu bir azalma olmuş. Ama bakıyorsunuz TÜİK diyor ki 'Hayvan sayısında geçen yıla göre 4.5 milyon artış var'. Artık bu millete rakamlarla yalan söylemeyi bırakın. Dünyanın neresinde görünmüş et üretiminiz yüzde 10,5 azalacak, süt üretiminiz yüzde 5 azalacak ama sizin hayvan sayınız artacak. TÜİK'in kendinden haberi yok. Bir istatistikle ilgili rakamsal yalanları söylerken diğer istatistikle ilgili rakamların bunlarla çelişeceğinden haberi yok. Biz hangi TÜİK'e inanacağız?"

"İHANETE VARAN AYMAZLIK POLİTİKALARIYLA YILDA 2 LİTRE ZEYTİNYAĞI TÜKETİR HALE GELDİK"

Zeytinyağı konusuna da soru önergesi verdiğini hatırlatan Çömez, şunları söyledi:

"Son olarak yine gerçek gündemlerle meşgul olmaya devam eden İYİ Parti'nin grup başkan vekili olarak sizlerle bir başka konuyu paylaşacağım. O da zeytinyağı problemi. Geçtiğimiz aylarda Tarım Bakanlığı'na bir soru önergesi verdim. Neydi soru önergesi? Hatta bununla ilgili mecliste bir konuşma da yaptım. 2025 0.3 asitlik zeytinyağı için önce TAR-İŞ 320 lira fiyat verdi. Ardından dedi ki: 'Hayır, vazgeçtim. Bu fiyatı geri çekiyorum. 290 liraya indiriyorum'. Yani ilk 2025'in 0.3 asitlik zeytinyağı fiyatını 320 liradan 290 liraya çekti. Kim çekti? TAR-İŞ. 2023 yılında aynı TAR-İŞ yani bundan 2 yıl önce aynı zeytinyağına 295 lira vermişti. Yani 2023 yılında 295 lira verdiği zeytinyağına bugün 290 lira verdi. Niye biliyor musunuz? Sebebi enflasyonu düşürebilmek, enflasyonu düşük gösterebilmek. 'Bakın zeytinyağı fiyatları artmadı, zeytin fiyatları da yükselmedi, enflasyon da yükselmedi' diyebilmek. Dünyanın en fazla zeytin üreten, zeytinyağı üreten ülkelerinden bir tanesiyiz. Girdi maliyetleri inanılmaz artmış. Geçtiğimiz günlerde zeytinyağı ihracatı ile ilgili rakamlar ortaya çıktı. Bakın bundan birkaç yıl önce bu yıl zeytinyağı ihracatının 1 milyar dolara varacağı söyleniyordu. Ama maalesef zeytinyağı ihracatında çok önemli bir azalma söz konusu. Geçtiğimiz aylarda yılbaşından bu yana 60 milyon dolarlık bir zeytinyağı ihracatı yapılmış ve geçen yıla göre yüzde 60 oranında zeytinyağında bir azalma, ihracatta bir azalma söz konusu. Elin İspanyolu 12,5 kişi başı zeytinyağı tüketirken maalesef benim ülkemin insanları zeytinin içerisinde, zeytin ağaçlarının içerisinde yanlış politikalar, bu ihanete varan aymazlık politikalarıyla yılda 2 litrelik zeytinyağı tüketir hale gelmiş."

Kaynak: ANKA