Danimarka'da Türk Filmleri Günleri 'Türk Pasaportu' ile Başladı
Danimarka'nın Başkenti Kopenhag'da düzenlenen Türk filmleri günleri 'Cinema Turca' Türk Pasaportu ile başladı.
Danimarka'nın Başkenti Kopenhag'da düzenlenen Türk filmleri günleri 'Cinema Turca' Türk Pasaportu ile başladı. Kast Media, Kopenhag Belediyesi, Danimarka Film Enstitüsü ve Türk Turizm Müşavirliği tarafından düzenlenen sinema günleri, Perşembe akşamı Park Sinemasında verilen bir davetin ardından, Yönetmenliğini Burak Cem Arlıel'in yaptığı 'Türk Pasaportu' filmi ile gösterime başladı. Film öncesinde, Kopenhag'daki Türk Büyükelçiliği yetkilileri, Türk Kuruluşlarının temsilcileri, Danimarka'da yaşayan Türk sanatçılar ve bazı tanınmış Danimarkalıların katıldığı davette, yapımcı Bahadır Arlıel de hazır bulundu. Bahadır Arlıel, gerek davet sırasında gerekse filmin gösteriminden sonra izleyicilerin sorularını yanıtladı. II. Dünya savaşı döneminde Avrupa'da bir çok ülke Musevilere kapılarını kapatırken, farklı ülkelerdeki Türk konsolosluklarında görev yapan Türk diplomatların nüfuzlarını kullanarak, Musevilere Türk pasaportu verişi ve soy kırımından kurtarışını konu alan film, izleyicilerden tam not aldı. Filmi izleyen Türkler 'Türk diplomatların çeşitli ülkelerde ne kadar fedakarca ve insancıl davranarak görev yaptıklarını göz önüne seren bu filmde, bugüne kadar bilmediğimiz bir gerçeği gördük. Türk diplomatların Musevileri Nazi soykırımından nasıl kurtardıklarını olayları bire bir yaşayan Avrupalıların ağzından dinledik. Film okullarda ders olarak sunulabilecek kadar değerli bir yapıt'dediler.
5 YIL SÜRDÜ
Filmin yapımcısı Bahadır Arlıel DHA'ya yaptığı açıklamada 'Danimarka Yurtdışındaki üçüncü gösterim yaptığımız yer. Film Can Festivalinde de gösterilmişti. Filmin hikayesi konusunda ön hazırlıklar, araştırmalar, çekimler 5 yıl sürdü. Zorlu bir çalışma sonrasında ortaya çıkan filmin hissettirdikleri açısından önemli bir işlevi olduğunu sanıyorum. Film daha önceden hiç bilinmeyen, insanların haberdar olmadıkları bir konuyu gündeme getirdiği için insanlıkla ilgili olarak çok önemsiyoruz. Bizim açımızdan gurur duyacak bir iş oldu. İzleyiciler de çok memnun. Filmin izleyicileri sıktığını sanmıyorum. Her ne kadar canlandırmalarla hazırlanmış olsa da insanlarda sıkılma olabiliyor ama bugüne kadar bir eleştiri duymadık. Filmde kullanılan dil konusunda da eleştiri gelmedi çünkü röportaj yaptığımız kişilerin yüzde 80'i Fransız, dolayısı ile Fransızca filmin anadili olmak durumunda. Genel olarak film, Türkçe ve İngilizce alt yazı ile izlendiğinde sorun olmuyor'dedi. Bahadır Arlıel, filmin Danimarka dışında özellikle Avrupa ülkeleri, Kanada, Amerika'da gösterileceğini İsrail ile görüşmeler yapıldığını ve Japonya'dan teklif aldıklarını söyledi. Bahadır Arlıel, filmin konusu hakkında 'Bu konu Güneş Çelikcan'ın araştırmaları sonucu gündeme geldi. Araştırmalar yıllar içinde büyüyerek bu konunun gündeme gelmesini sağladı. Türk diplomatların o dönemde ortaya koydukları muazzam tasarruf ve her şeyden önce insanı bir hikayeyi ortaya çıkardığımızı sanıyorum. Belgesel konusunda yeni çalışma yok ama süreç içersinde benzer kıymette yapıtlar ortaya çıkabilir şu anca uzun metrajlı bir çalışmamız var'dedi. Bahadır Arlıel, konunun çok geniş olduğunu ve filme sığmadığını belirterek, araştırmalar sırasında elde edilen bilgi ve dokümanların o dönemi anlatan bir kitapta toplandığını, Nisan ayında bir DVD ile birlikte yayınlanacağını söyledi.
30 Marta kadar devam edecek Türk Filmleri haftasında, Ademin Trenleri, 7 Kocalı Hürmüz, Saklı Hayatlar, Nefes, 72. Koğuş, Kaybedenler Klübü, Kosmos, Uzak İhtimal, Pandora'nın Kutusu, Sonbahar, 11'e 10 Kala, Kızkardeşim, Bal, Üç Maymun ve Tersine Göç filmleri gösterimde olacak.